<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Gümüşhane Haberleri</title>
         <link>https://www.bursadaguncel.com/yerel-haberler/gumushane-haberleri/</link>
         <description>Gümüşhane Haberleri</description><item>
			<title>İtfaiye kostümüyle voleybol oynadılar, nefes kontrolü yaptılar</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'de itfaiyecilik programı öğrencileri, yangınlara hazırlık kapsamında 20 kilogramlık itfaiyeci kıyafetleriyle voleybol oynayarak hem eğleniyor hem de eğitim yapıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'de itfaiyecilik programı öğrencileri, yangınlara hazırlık kapsamında 20 kilogramlık itfaiyeci kıyafetleriyle voleybol oynayarak hem eğleniyor hem de eğitim yapıyor.
Gümüşhane Üniversitesi Kürtün MYO Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı'nda saha temelli bir eğitim modeli uygulanıyor. Öğrenciler, yangına müdahale, kurtarma, ipli erişim ve kentsel arama kurtarma gibi derslerde teorik bilginin yanı sıra yoğun uygulamalı eğitim alıyor. Öğr. Gör. Erdem Soylu'nun yürüttüğü bu derslerde öğrencilerin saha şartlarına tam anlamıyla hazırlanması hedefleniyor. Programda kullanılan ekipmanlar, profesyonel itfaiyecilerin kullandığı Nomex türü ısıya dayanıklı elbiseler ve temiz hava solunum cihazlarından oluşuyor. Öğrenciler, özellikle kapalı alan yangınlarına hazırlık amacıyla bu cihazlarla hem eforlu hem de eforsuz çalışmalar yapıyor. Bu eğitimler sayesinde 300 barlık oksijen tüpünün kullanım süresini deneyimleyerek, acil durumlarda hava tasarrufu sağlamayı öğreniyor. Eğitimleri daha ilgi çekici hale getirmek amacıyla, derslerin bir kısmı spor etkinlikleriyle birleştiriliyor. Öğrenciler, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki itfaiyeci kıyafetleriyle voleybol oynayarak hem kondisyon kazanıyor hem de temiz hava solunum cihazlarını doğru ve kontrollü kullanmayı öğreniyor. Etkinlikte oksijen tüpündeki hava bittiğinde oyun sona eriyor.
"Oksijen bittiğinde maç biter"
Öğrencilerinin itfaiyeci kıyafetlerine alışması ve nefes kontrolünü tecrübe edinebilmeleri için böyle bir eğitime başvurduklarını söyleyen Gümüşhane Üniversitesi Kürtün MYO Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı Öğr. Gör. Erdem Soylu, "Kürtün Meslek Yüksekokulu'nda Sivil Savunma ve İtfaiyecilik programında ağırlıklı olarak sahanın diliyle eğitim veriyoruz. Sahanın beklentilerini biliyor ve buna göre bir eğitim modeli uyguluyoruz. Öğrencilerimizin şu an kuşandıkları kıyafetler, yangına müdahalede kullandığımız 'Nomex' dediğimiz ısıya dayanıklı elbiselerdir. Yangın sırasında kendilerini korumalarını sağlar. Sırtlarında bulunan oksijen tüpleri ise temiz hava solunum cihazı olarak adlandırdığımız ekipmanlardır. Öğrencilerimizin bu cihazları tanımaları bizim için çok önemli. Kapalı alan yangınlarında bu cihazlarla girip çıkacaklar. Bu nedenle hem eforlu hem de eforsuz şekilde çalıştıklarında, 300 barlık bir tüpü kaç dakikada tükettiklerini öğrenmeleri gerekiyor. Bu farkındalığı kazandırmak amacıyla uygulamalı çalışmalar yapıyoruz. Tabii biz kapalı alan yangınlarında temiz hava solunum cihazı kuşandırıyoruz ama bunu biraz da eğlenceli hale getirmek istedik. İtfaiyecilikte spor çok önemli, bu yüzden voleybol oyunuyla bu eğitimi birleştirdik. Öğrencilerimize temiz hava solunum cihazlarını kuşandırdık ve voleybol sahasında eforlu bir şekilde çalıştırdık. Dakika tuttuk, cihazın içerisindeki oksijen bitene kadar oyuna devam ettiler. Oksijen bittiğinde oyun da bitmiş sayıldı. Bu da oyunun bir kuralı haline geldi. Hem eğlenceyi hem de eğitimi bir arada tutarak böyle bir organizasyon gerçekleştirdik" dedi.
"Ağırlıklarla zor oluyor ama alışmak zorundayız"
İtfaiyeci ekipmanlarıyla voleybol oynarken zorlandıklarını söyleyen Kürtün MYO Sivil Savunma ve İtfaiyecilik 2. sınıf öğrencisi Berfin Arslan, "Bir kadın olarak bu okulu yazarken biraz çekindim ama burada hocalarımızın bizi motive etmesi sayesinde kendimi daha özgüvenli hissettim. Erkek arkadaşlarımızla aynı şartlarda eğitim görüyoruz, onların kaldırdıkları ağırlıkları biz de kaldırıyoruz, girdikleri bütün eğitimlere bizler de giriyoruz. Yeri geldiği zaman tabi ki zorlanıyoruz ama bu mesleği seçerken bunları da düşündük. Hocamız bizden üzerimizdeki teçhizatlarla voleybol oynamamızı istedi. Bu bizim oksijen tüplerimizdeki tüp kontrolü ve içindeki havayı ayarlamamızı sağladı. Yangınlara girdiğimizde bunlarla efor sarf ediyoruz, enerji kaybediyoruz burada da enerji kaybettiğimiz için bizim için daha iyi bir deneyim oluyor. Ağırlıklarla biraz zor oluyor ama bu işi yapacağımız için alışmak zorundayız" diye konuştu.
Kürtün MYO Sivil Savunma ve İtfaiyecilik 2. sınıf öğrencisi Şaban Gökçen de, "İtfaiyeci elbiselerimizi giyip voleybol oynuyoruz. Aslında güzel bir amacı var çünkü yangınlara girdiğimizde efor harcıyoruz. Tüpümüzü kontrollü şekilde kullanmamız gerekiyor. Bunu tecrübe etmemiz için voleybol çok güzel bir etkinlik. Üzerimizdeki elbiseler 20 kiloya yakın. Zorlanıyoruz ancak biz itfaiyeciyiz buna alışmak zorundayız" ifadelerini kullandı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/itfaiye-kostumuyle-voleybol-oynadilar-nefes-kontrolu-yaptilar.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/itfaiye-kostumuyle-voleybol-oynadilar-nefes-kontrolu-yaptilar.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/itfaiye-kostumuyle-voleybol-oynadilar-nefes-kontrolu-yaptilar_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/itfaiye-kostumuyle-voleybol-oynadilar-nefes-kontrolu-yaptilar.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/itfaiye-kostumuyle-voleybol-oynadilar-nefes-kontrolu-yaptilar/175176/</link>
			<pubDate>Sun, 19 Oct 2025 09:45:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'nin Alpleri aratmayan sonbahar güzelliği</title>
			<description><![CDATA[Coğrafi konumu ve zengin bitki örtüsüyle yılın her mevsimi farklı bir güzelliğe bürünen Gümüşhane, sonbahar aylarında adeta bir renk cümbüşü sunarak doğa tutkunları ve fotoğraf sanatçıları için vazgeçilmez bir rota haline geliyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Coğrafi konumu ve zengin bitki örtüsüyle yılın her mevsimi farklı bir güzelliğe bürünen Gümüşhane, sonbahar aylarında adeta bir renk cümbüşü sunarak doğa tutkunları ve fotoğraf sanatçıları için vazgeçilmez bir rota haline geliyor.
Coğrafyasının yüzde 60'ını dağların oluşturduğu kentin 3 bin 300 metreyi aşan zirveleri beyaz örtüyle kaplanırken daha alçak rakımlardaki vadiler ve yamaçlar, sarı, turuncu ve kahverenginin en sıcak tonlarıyla bezenerek görenleri kendine hayran bırakıyor.
Bu büyüleyici tablonun en net izlendiği noktalardan biri, şehir merkezine yakınlığıyla da cazibe merkezi olan 1850 metre rakımlı Gözeler ve Yaydemir Köyü grup yolu.
Sonbaharın son demlerini yaşamak isteyenler için popüler bir kaçış noktası olan bu bölge, ziyaretçilerine aynı anda hem kışın habercisi karlı zirveleri hem de sonbaharın sıcak renklerini bir arada görme fırsatı sunuyor.
Yol boyunca uzanan titrek kavak ağaçlarının altın sarısı yaprakları, her dem yeşil kalan sarı çam ormanları ve yer yer kendini gösteren meşe ağaçlarının kahverengi tonları, doğanın ne denli zengin bir palete sahip olduğunu gözler önüne seriyor.
"Burası enteresan bir yer"
Bu eşsiz manzarayı deneyimlemek için bölgeye gelen doğa tutkunu Burak Soydaş, "Burası enteresan bir yer. Doğa adeta rengarenk. 3.333 metre rakımlı Artabel ve Abdalmusa dağları da beyaza bürünmüş. Adeta İsviçre Alplerini andırıyor. Güzel bir manzara. Herkesin bu manzarayı takip etmesi için doğaya davet ediyoruz. Burada sarı çam ve titrek kavak içinde yer yer meşenin de bulunduğu bir orman varlığı bulunuyor. Aynı zamanda arkada da Artabel ve Abdalmusa dağı olduğu için çok güzel bir manzara çıkıyor ortaya. Doğa fotoğrafçıları ve doğa tutkunları genelde burada gün batımı, manzara seyrine bayağı sık geliyorlar. Biz de bugün buraya geldik, fotoğraflarımızı çektik, videolarımızı aldık. Çok güzel bir ortam oldu, sıcak çayımızı yudumladık. Herkesi doğaya davet ediyoruz. Doğada huzur var" dedi.
Bölge, sunduğu dramatik kontrast ve ışık oyunları sayesinde özellikle fotoğraf sanatçıları için doğal bir stüdyoya dönüşüyor.
"Çok güzel gün batımı oluyor burada"
Yılın bu zamanını hiç kaçırmadığını belirten tecrübeli fotoğraf sanatçısı Metin Aydın, "Her sene bu zamanlar kesinlikle geliyoruz buraya. Çünkü çok güzel manzaralar oluyor. Sarının her türlü tonunu bulabiliyoruz burada. Üstelik akşamüstü gelmenin de şöyle bir avantajı var: Çok güzel gün batımı oluyor burada. Sarı ve gün batımı çok güzel kadrajlar çıkıyor ortaya. Bugün güneş Artabel tarafından, Abdalmusa Dağı'nın üstünden battı. Bu da dağa kar yağdığı için çok güzel görüntüler yakalamamızı sağladı. Sonbahara doymadık, doyamıyoruz da. Sonbaharın da ortalarındayız Gümüşhane olarak. Kasım ayının sonlarına kadar Gümüşhane'de sonbahar devam ediyor. Bunun sebebi de yükseklik farkının çok fazla olması" diye konuştu.
Gümüşhane'de sonbahar güzelliklerinin Ekim ayı başından Kasım sonuna dek uzamasının ardında ise kentin coğrafi yapısı yatıyor. 600 metre gibi düşük rakımlı vadi içlerinden 3 bin 300 metreyi aşan zirvelere kadar uzanan geniş rakım farklılıkları, sonbaharın farklı zamanlarda ve farklı yoğunlukta yaşanmasını sağlıyor. Bu durum, kenti sonbahar turizmi ve doğa fotoğrafçılığı için Türkiye'nin en özel bölgelerinden biri haline getiriyor. Şehrin bir noktasında yapraklar dökülürken, başka bir noktasında en canlı renkler gözlemlenebiliyor. Bu da ziyaretçilere uzun bir zaman dilimi boyunca sonbaharın tadını çıkarma imkanı tanıyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39nin-alpleri-aratmayan-sonbahar-guzelligi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39nin-alpleri-aratmayan-sonbahar-guzelligi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39nin-alpleri-aratmayan-sonbahar-guzelligi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39nin-alpleri-aratmayan-sonbahar-guzelligi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-nin-alpleri-aratmayan-sonbahar-guzelligi/174270/</link>
			<pubDate>Sat, 18 Oct 2025 09:09:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>"Terörsüz Türkiye" için Mardin otobüsünü durdurup, yolculara tatlı ikram ettiler</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane Kültür ve Sanat Derneği (GÜKSAD) üyeleri, "Terörsüz Türkiye" sürecine destek amacıyla Mardin'e giden bir yolcu otobüsünü durdurarak, yolculara pestil, köme ve kuşburnu ikramında bulundu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane Kültür ve Sanat Derneği (GÜKSAD) üyeleri, "Terörsüz Türkiye" sürecine destek amacıyla Mardin'e giden bir yolcu otobüsünü durdurarak, yolculara pestil, köme ve kuşburnu ikramında bulundu.
Gümüşhane'de "Yolunuzu Tatlıyla Kesiyoruz" sloganıyla düzenlenen etkinlikte, Trabzon'dan Mardin'e seyahat eden yolcular GÜKSAD üyeleri tarafından Gümüşhane'de karşılandı. Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıyan etkinlikte, yolculara Gümüşhane'nin yöresel lezzetleri olan pestil, köme ve kuşburnu içeceği ikram edildi. Etkinlikle farklı şehirlerde yaşayan vatandaşlar arasında kardeşlik bağlarının güçlendirilmesi, Anadolu misafirperverliğinin vurgulanması ve terörsüz bir Türkiye idealine katkı sunulması amaçlandı.
GÜKSAD Başkanı Av. Ali Haydar Dereli, programın sadece bir ikram olmadığını belirterek, "Bu küçük ama anlam dolu jest, farklı şehirlerde yaşıyor olsak da aynı vatanın evlatları olduğumuzu bize hatırlatıyor. Her tebessüm, her ikram, kardeşliğimizin simgesidir" dedi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/quotterorsuz-turkiyequot-icin-mardin-otobusunu-durdurup-yolculara-tatli-ikram-ettiler.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/quotterorsuz-turkiyequot-icin-mardin-otobusunu-durdurup-yolculara-tatli-ikram-ettiler.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/quotterorsuz-turkiyequot-icin-mardin-otobusunu-durdurup-yolculara-tatli-ikram-ettiler_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/quotterorsuz-turkiyequot-icin-mardin-otobusunu-durdurup-yolculara-tatli-ikram-ettiler.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/terorsuz-turkiye-icin-mardin-otobusunu-durdurup-yolculara-tatli-ikram-ettiler/173546/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 20:36:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İneklerin yayladan hüzünlü ayrılığı sosyal medyada viral oldu</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin doğal güzellikleriyle ünlü Taşköprü Yaylası, hayvanların yürekleri ısıtan dostluk hikayesine sahne oldu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin doğal güzellikleriyle ünlü Taşköprü Yaylası, hayvanların yürekleri ısıtan dostluk hikayesine sahne oldu.
Yaz boyunca aynı otlakta birlikte yaşayan iki ineğin ayrılık anı, bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntüler, sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte binlerce beğeni ve paylaşım aldı. Merkeze bağlı Çorak köyü sınırlarında yer alan ve etrafındaki 105 yaylanın merkezi konumundaki Taşköprü Yaylası'nda yaz boyunca birlikte otlayan ve aralarında güçlü bir bağ kuran iki inekten biri, yayla sezonunun sona ermesiyle köye götürülmek üzere kamyonete yüklendi. Kamyonet hareket ettiğinde geride kalan inek aracın arkasından koşmaya başladı. Arkadaşını son bir kez daha görmek istercesine dakikalarca kamyonetin arkasından koşan ineğin o anları cep telefonu ile anbean kaydedildi. Görüntüler, hayvanlar arasındaki dostluk bağının ne denli güçlü olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Sosyal medya bu vedayı konuşuyor
Video, Taşköprü Yaylası'nın sosyal medya hesabından duygusal bir fon müziği eklenerek paylaşılmasının ardından kısa sürede viral oldu. On binlerce kez izlenen ve binlerce kez paylaşılan video, izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Kullanıcılar videonun altına "Hayvanların da duyguları var", "Bu nasıl bir sevgi, nasıl bir dostluk", "İnsanlıktan ders alınacak görüntüler" gibi yüzlerce yorum yaptı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/ineklerin-yayladan-huzunlu-ayriligi-sosyal-medyada-viral-oldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/ineklerin-yayladan-huzunlu-ayriligi-sosyal-medyada-viral-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/ineklerin-yayladan-huzunlu-ayriligi-sosyal-medyada-viral-oldu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/ineklerin-yayladan-huzunlu-ayriligi-sosyal-medyada-viral-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/ineklerin-yayladan-huzunlu-ayriligi-sosyal-medyada-viral-oldu/172789/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 09:14:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de 675 yıllık tarih sonbahar renkleriyle buluştu</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin önemli tarihi ve kültürel miraslarından biri olan 675 yıllık İmera Manastırı ve çevresinde sonbaharda adeta renk cümbüşü yaşanıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin önemli tarihi ve kültürel miraslarından biri olan 675 yıllık İmera Manastırı ve çevresinde sonbaharda adeta renk cümbüşü yaşanıyor.
Kent merkezine 38 kilometre uzaklıktaki Olucak köyü sınırlarında yer alan ve yazılı kaynaklara göre 1350 yılında gotik tarzda inşa edilen İmera Manastırı, bölgenin en korunaklı ve mimari açıdan en değerli yapılarından biri olarak öne çıkıyor. Yüzlerce yıllık taş duvarları sarı, turuncu ve kırmızının en güzel tonlarıyla sarıp sarmalayan doğa, ziyaretçilere kartpostallık manzaralar sunarak unutulmaz bir görsel şölen yaşatıyor. Yaban kavaklarının yapraklarının sararmasıyla oluşan görsel şölen, İmera Manastırı'nı sadece fotoğrafçıların değil, aynı zamanda şehrin gürültüsünden kaçıp huzur arayanların da uğrak noktası haline getiriyor.
"Buranın bu şekilde rengarenk olduğunu bilmiyordum"
Bölgeye sonbahar mevsiminde ilk kez geldiğini ve karşılaştığı manzara karşısında etkilendiğini belirten Selami Karaaslan, "Gümüşhane'nin İmera Manastırı'ndayız şu anda. Sonbaharda yaşanan güzelliklerin Türkiye genelinde en çok yaşandığı ve en güzel göründüğü yerlerden birindeyiz. Buralar çok güzel yerler. Ben ilk defa bu mevsimde geldim buraya. Buranın bu şekilde rengarenk olduğunu bilmiyordum ama hakikaten muhteşem, büyüleyici bir rengin içine girdik. Sarı, kırmızı, yeşil, turuncu renklerin bolca görüldüğü ve birbirine girmiş olduğu yerlerden birisi. Çok güzel bir yer. Herkesi buraya beklerim. Gümüşhane'mizde ekim ayında başlayan renk cümbüşü, kasım ayının sonuna kadar Örümcek ormanlarında son bulacak" dedi.
"Gümüşhane'de her mevsim güzel ama sonbahar çok başka"
Bölge sakinlerinden Hasan Can Yavuz ise, "Gümüşhane'de birçok mevsim çok güzel yaşanıyor. Gerçekten kayda değer güzellikleri var. Ama sonbahar çok başka. Sonbaharda hem kızıl renkleri, turuncu renkleri, sarı renkleri, yeşili birbirine karışmış bir cümbüş halinde görüyoruz. Bugün de İmera Manastırı'na geldik. İmera Manastırı da bu konuda hem tarihi açıdan hem de sonbahar açısından çok güzel bir konum. Biz Gümüşhane'de şehirden uzaklaşırken çok uzağa gitmeye ihtiyacımız kalmıyor. Çünkü tarih, doğa aynı zamanda bütün güzellikler bir arada. Bugün güzel bir havada, güzel bir atmosferde İmera Manastırı'na geldik" diye konuştu.
"Yazın Gümüşhane'nin soğuk sularıyla, ilkbaharda yeşil yaylalarıyla, sonbaharda da bu güzel ormanlarıyla kendimizi motive ediyoruz"
Sonbaharda yaban kavaklarının yapraklarının sararmasıyla, turunculaşmasıyla bölgede çok güzel bir görsel oluştuğunu vurgulayan Yavuz, "Hem fotoğraf tutkunlarının hem de doğaseverlerin uğrak noktalarından birisi haline geliyor Gümüşhane. Birçok mevsimi çok güzel şekilde yaşıyoruz ama sonbahar çok farklı. Yazın Gümüşhane'nin soğuk sularıyla, ilkbaharda yeşil yaylalarıyla, sonbaharda da bu güzel ormanlarıyla kendimizi motive ediyoruz biz de. Şehirden kaçıp böyle bir tık uzağa, yani bir saatlik bir yola da böyle doğal güzelliklerin içerisine düşüyoruz" ifadelerini kullandı.
İmera Manastırı
Türkiye'de en fazla tescilli kiliseye sahip üç şehrinden birisi olan Gümüşhane'nin tarihi ve kültürel hazinelerinden birisi olan İmera Manastırı, Merkeze bağlı Olucak köyü sınırlarında yer alıyor. Yazılı kaynaklara göre manastır 1350 yılında gotik tarzda inşa edildi. Hristiyan Ortodoks inancının özelliklerini taşıyan ve mimari özellikleriyle dikkat çeken 675 yıllık İmera Manastırı, gotik mimariyle yeryüzü aydınlatma tekniği kullanılarak yapılmasının yanında bölgede mimari ve teknik açıdan en değerli ve en korunaklı manastırlardan birisi olma özelliğini taşıyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-675-yillik-tarih-sonbahar-renkleriyle-bulustu/171718/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 09:34:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de 675 yıllık tarih sonbahar renkleriyle buluştu</title>
			<description><![CDATA[ Gümüşhane'nin önemli tarihi ve kültürel miraslarından biri olan 675 yıllık İmera Manastırı ve çevresi sonbaharın gelişiyle birlikte adeta renk cümbüşüne ev sahipliği yapıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Gümüşhane'nin önemli tarihi ve kültürel miraslarından biri olan 675 yıllık İmera Manastırı ve çevresi sonbaharın gelişiyle birlikte adeta renk cümbüşüne ev sahipliği yapıyor.  Kent merkezine 38 kilometre uzaklıktaki Olucak Köyü sınırlarında yer alan ve yazılı kaynaklara göre 1350 yılında gotik tarzda inşa edilen İmera Manastırı, bölgenin en korunaklı ve mimari açıdan en değerli yapılarından biri olarak öne çıkıyor. Yüzlerce yıllık taş duvarları sarı, turuncu ve kırmızının en güzel tonlarıyla sarıp sarmalayan doğa, ziyaretçilere kartpostallık manzaralar sunarak unutulmaz bir görsel şölen yaşatıyor. Yaban kavaklarının yapraklarının sararmasıyla oluşan görsel şölen, İmera Manastırı'nı sadece fotoğrafçıların değil, aynı zamanda şehrin gürültüsünden kaçıp huzur arayanların da uğrak noktası haline getiriyor. "Buranın bu şekilde rengarenk olduğunu bilmiyordum" Bölgeye sonbahar mevsiminde ilk kez gelen ve karşılaştığı manzara karşısında etkilenen Selami Karaaslan, "Gümüşhane'nin İmera Manastırı'ndayız şu anda. Sonbaharda yaşanan güzelliklerin Türkiye genelinde en çok yaşandığı ve en güzel göründüğü yerlerden bir yerdeyiz. Buralar çok güzel yerler. Ben ilk defa bu mevsimde geldim buraya. Buranın bu şekilde rengarenk olduğunu bilmiyordum ama hakikaten muhteşem büyüleyici bir rengarengin içine girdik. Sarı, kırmızı, yeşil, turuncu renklerin bolca görüldüğü ve birbirine girmiş olduğu yerlerden birisi. Çok güzel bir yer. Herkesi buraya beklerim. Gümüşhanemizde Ekim ayında başlayan renk cümbüşü Kasım ayının sonuna kadar Örümcek ormanlarında son bulacak" dedi. "Gümüşhane'de her mevsim güzel ama sonbahar çok başka" Bölge sakinlerinden Hasan Can Yavuz ise "Gümüşhane'de birçok mevsim çok güzel yaşanıyor. Gerçekten kayda değer güzellikleri var. Ama sonbahar çok başka. Sonbaharda hem kızıl renkleri, turuncu renkleri, sarı renkleri, yeşili birbirine karışmış bir cümbüş halinde görüyoruz. Bugün de İmera Manastırına geldik. İmera Manastırı da bu konuda hem tarihi açıdan hem de sonbahar açısından çok güzel bir konum. Biz Gümüşhane'de şehirden uzaklaşırken çok uzağa gitmeye ihtiyacımız kalmıyor. Çünkü tarih, doğa aynı zamanda bütün güzellikler bir arada. Bugün güzel bir havada, güzel bir atmosferde İmera Manastırı'na geldik" diye konuştu. "Yazın Gümüşhane'nin soğuk sularıyla, ilkbaharda yeşil yaylalarıyla, sonbaharda da bu güzel ormanlarıyla kendimizi motive ediyoruz" Sonbaharda yaban kavaklarının yapraklarının sararmasıyla, turunculaşmasıyla bölgede çok güzel bir görsel oluştuğunu vurgulayan Yavuz, "Hem fotoğraf tutkunlarının hem de doğa severlerin uğrak noktalarından birisi haline geliyor Gümüşhane. Birçok mevsimi çok güzel şekilde yaşıyoruz ama sonbahar çok farklı. Yazın Gümüşhane'nin soğuk sularıyla, ilkbaharda yeşil yaylalarıyla, sonbaharda da bu güzel ormanlarıyla kendimizi motive ediyoruz biz de. Şehirden kaçıp böyle bir tık uzağa yani bir saatlik bir yolla da böyle doğal güzelliklerin içerisine düşüyoruz" ifadelerini kullandı. İmera Manastırı: Türkiye'de en fazla tescilli kiliseye sahip 3 şehirden birisi olan Gümüşhane'nin tarihi ve kültürel hazinelerinden birisi olan İmera Manastırı, Merkeze bağlı Olucak Köyü sınırlarında yer alıyor ve yazılı kaynaklara göre 1350 yılında gotik tarzda inşa edildi. Hristiyan Ortodoks inancının özelliklerini taşıyan ve mimari özellikleriyle dikkat çeken 675 yıllık İmera Manastırı, gotik mimariyle yeryüzü aydınlatma tekniği kullanılarak yapılmasının yanında bölgede mimari ve teknik açıdan en değerli ve en korunaklı manastırlardan birisi olma özelliği taşıyor.Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-675-yillik-tarih-sonbahar-renkleriyle-bulustu/171683/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 09:29:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Otomobil 15 metrelik uçurumdan düştü: Sürücü yaralı kurtuldu</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'de sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybettiği otomobil 15 metrelik uçurumdan yuvarlanarak belediyeye ait otoparkın istinat duvarından düştü. Kazada sürücü yaralandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'de sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybettiği otomobil 15 metrelik uçurumdan yuvarlanarak belediyeye ait otoparkın istinat duvarından düştü. Kazada sürücü yaralandı.
Kaza, sabah saatlerinde Gümüşhane Canca Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kent merkezinden Canca Mahallesi'ne giden Oğuzhan Sabri T. yönetimindeki 29 AF 522 plakalı otomobil sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesiyle virajı alamayarak yaklaşık 15 metrelik uçurumdan yuvarlandı. Gümüşhane Belediyesi Araçlar Amirliği otoparkının istinat duvarından düşen otomobilin sürücüsü yaralandı.
Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Hurdaya dönen otomobilden yaralı olarak çıkarılan sürücü Oğuzhan Sabri T., ambulansla Gümüşhane Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Kazada araç kullanılamaz hale geldi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/otomobil-15-metrelik-ucurumdan-dustu-surucu-yarali-kurtuldu/167665/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 10:29:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de üretiliyor, Avrupa'da çalıyor</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinde hurda musluklardan üretilen ziller, Türkiye'nin farklı illerine gönderilmesinin yanı sıra bazı Avrupa ülkelerinde de ilgi görüyor. Asırlık el yapımı zil üretimi ilçe halkı için de önemli bir geçim kapısı oluyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinde hurda musluklardan üretilen ziller, Türkiye'nin farklı illerine gönderilmesinin yanı sıra bazı Avrupa ülkelerinde de ilgi görüyor. Asırlık el yapımı zil üretimi ilçe halkı için de önemli bir geçim kapısı oluyor.
İlçeye bağlı Cami Yanı Mahallesinde yıllardır süregelen bu özel zanaat, geri dönüşümün en sanatsal örneklerinden birini teşkil ediyor. Hurdacılardan toplanan eski musluklar, bataryalar ve pirinç içeren diğer atık metaller yüksek ateşte eritilerek sıvı hale getiriliyor. Ustalar vadiye adını veren Harşit Çayı'nın yatağından topladıkları özel kumu kullanarak zillerin kalıplarını büyük bir titizlikle hazırlıyor. Eritilen sıcak metal, ustaların ayaklarıyla çiğneyerek sıkılaştırdıkları bu kum kalıplara dökülerek zilin ilk hali oluşturuluyor.
Bu zanaatı özel kılan en önemli aşama "akort" olarak da bilinen ses ayarlaması. Her bir zil, istenen net ve yankılı sesi vermesi için ustalar tarafından özel tekniklerle ayarlanıyor. Geleneksel olarak büyükbaş ve küçükbaş hayvanların boynuna takılan bu ziller, son yıllarda otantik bir dekorasyon objesi olarak da büyük ilgi görüyor.
Kürtün'de kuşaktan kuşağa aktarılan bu zanaat mahalle sakinlerinin en önemli geçim kaynaklarından biri olmayı sürdürürken üretilen ziller Türkiye'nin farklı illerine gönderilmesinin yanı sıra bazı Avrupa ülkelerinde de ilgi görüyor.
Kürtün'den dünyaya yayılan melodi
Ustaların atık malzemelerden yaptığı bu sanat eserleri hem sürdürülebilir bir üretim modeli sunuyor hem de bölgenin kültürel mirasını geleceğe taşıyor.
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesine aday gösterilebilecek bu zanaatla Kürtün'de yapılan ziller atık bir metalin nasıl değerli bir melodiye dönüşebileceğinin en etkileyici kanıtı olarak çınlamaya devam ediyor.
Mahallede 35 yıldır geleneksel zil üretimi yapan Salim Düzgün (53), "Bu sanat baba mesleği. 35 senedir yapıyorum. Eski hurda muslukları eritip çana, zile döndürüyoruz. Ben bu sanatı babamı seyrederek öğrendim. Alıştığım için bana zor gelmiyor artık. Önce kalıp yapıyoruz, sonra metalleri eritip kalıba döküyoruz. Bu sürecin tamamı ince işçilik gerektiriyor. Bu yaptığımı zilleri Türkiye'nin her yerine gönderiyoruz. Yurt dışına da gönderiyoruz" dedi.
23 yaşındaki genç usta: Emre Düzgün
Ailesiyle birlikte zil ustalığı yapan 23 yaşındaki Emre Düzgün de lise eğitiminin ardından babası ve amcasıyla birlikte bu işi yapmaya başladığını belirterek, "Burada bir iki yıl kurs gördüm. Babam ve amcamdan öğrendim. Bir iki senenin sonunda sosyal medya hesabına geçiş yaptık. Araçla gezmek zorunda kalıyorduk, satılmıyordu. Şimdi teknoloji geliştikçe, internetten satımı daha kolay oldu. Şu an müşteri durumumuz gayet iyi. Abim ve amcamla birlikte aynı aileden 4 kişi çalışıyoruz. Ben bu mesleği devam ettireceğim. Önceden beri böyle işlere, ticarete hevesim vardı" diye konuştu.
"Sesinin ince ayarını müşteri isteğine göre yapıyoruz"
Eski muslukların zile dönüşme sürecini anlatan Düzgün, şunları söyledi:
"Biz bu muslukları Trabzon'dan alıyoruz. Parça halinde ısıtıp kırıyoruz. Ardından toprak demir potanın içine koyuyoruz. Bin derecelik ocakta fan sistemiyle, körük sistemiyle çalışan ocakta kaynatıyoruz. Sonra kumdan yaptığımız kalıplarımıza modellerimizi diziyoruz. 40 modelimiz var. Hepsinin ayrı ayrı kalıpları, hepsinin ayrı ayrı üstleri var. Sarının ayarını yapıyoruz. Bakır gerekiyorsa bakır katıyoruz çinko gerekiyorsa çinko katıyoruz. Sonra aktarma işlemi yapıyoruz. Bu işlemden sonra model bu şekilde dönüşüyor. Sonra da tornada parlatıyoruz. Ötmesini sağlayan bir toka takıyoruz. Sesinin ince ayarını müşteri isteğine göre yapıyoruz."
"Bulgaristan'dan duyulmuş oraya da gönderiyoruz"
Ürettikleri zilleri genellikle Türkiye ve yurt dışına sattıklarını ifade eden Düzgün, "Biz genelde büyük esnafa veriyoruz. Kimi zaman perakende veriyoruz çobanlara, hayvancılık yapanlara. Müşterinin isteğine göre ince ses ya da kalın ses yapıyoruz. Bulgaristan ve bazı Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Ben ilk başta bu işi yaparken Türkiye'de satıyordum. 20-23 santimlik zil dökmeye başlayınca Bulgaristan'dan duyulmuş. Oraya gidenler 3-4 kiloluk ziller oluyor. Onları genelde deveye takıyorlar ya da dekorasyonda kullanıyorlar. Bunlar boy boydur. Hepsinin kullanım alanları farklıdır. Tamamen bir zevk meselesi. Oltada kullanılıyor. Kimisi hayvanda kullanıyor, kimisi evinde kullanıyor, kimisi kapı zili ile yapıyor. İsteyen istediği gibi kullanabiliyor" ifadelerini kullandı.
Genç usta Emre Düzgün, dede mesleğini sürdüreceğini belirterek, "Babamlar dedemden öğrenmiş. Ben de babamla amcamdan öğrendim. Ben bu işi sürdürmeyi planlıyorum. Devam ediyorum. Allah'a şükür işimizden memnunuz. Zor bir meslek. Herkesin yapabilecek olduğu bir meslek değil" dedi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-uretiliyor-avrupa-da-caliyor/167548/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 09:29:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de üretiliyor, Avrupa'da çalıyor... Eski musluklar bu ilçede zile dönüşüyor</title>
			<description><![CDATA[ Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinde hurda musluk ve bataryaları usta ellerde yeniden hayat bularak Türkiye'nin dört bir yanına ve hatta yurt dışına ulaşan eşsiz bir tınıya dönüşüyor. Asırlık el yapımı zil üretimi ilçe halkı için de önemli bir geçim kapısı oluyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinde hurda musluk ve bataryaları usta ellerde yeniden hayat bularak Türkiye'nin dört bir yanına ve hatta yurt dışına ulaşan eşsiz bir tınıya dönüşüyor. Asırlık el yapımı zil üretimi ilçe halkı için de önemli bir geçim kapısı oluyor.  İlçeye bağlı Cami Yanı mahallesinde yıllardır süregelen bu özel zanaat, geri dönüşümün en sanatsal örneklerinden birini teşkil ediyor. Hurdacılardan toplanan eski musluklar, bataryalar ve pirinç içeren diğer atık metaller yüksek ateşte eritilerek sıvı hale getiriliyor. Ustalar vadiye adını veren Harşit Çayı'nın yatağından topladıkları özel kumu kullanarak zillerin kalıplarını büyük bir titizlikle hazırlıyor. Eritilen sıcak metal, ustaların ayaklarıyla çiğneyerek sıkılaştırdıkları bu kum kalıplara dökülerek zilin ilk hali oluşturuluyor. Bu zanaatı özel kılan en önemli aşama "akort" olarak da bilinen ses ayarlaması. Her bir zil, istenen net ve yankılı sesi vermesi için ustalar tarafından özel tekniklerle ayarlanıyor. Geleneksel olarak büyükbaş ve küçükbaş hayvanların boynuna takılan bu ziller, son yıllarda otantik bir dekorasyon objesi olarak da büyük ilgi görüyor. Kürtün'de kuşaktan kuşağa aktarılan bu zanaat mahalle sakinlerinin en önemli geçim kaynaklarından biri olmayı sürdürürken üretilen ziller Türkiye'nin farklı illerine gönderilmesinin yanı sıra bazı Avrupa ülkelerinde de ilgi görüyor. Kürtün'den dünyaya yayılan melodi Ustaların atık malzemelerden yaptığı bu sanat eserleri hem sürdürülebilir bir üretim modeli sunuyor hem de bölgenin kültürel mirasını geleceğe taşıyor. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesine aday gösterilebilecek bu zanaatla Kürtün'de yapılan ziller atık bir metalin nasıl değerli bir melodiye dönüşebileceğinin en etkileyici kanıtı olarak çınlamaya devam ediyor. Mahallede 35 yıldır geleneksel zil üretimi yapan Salim Düzgün (53), "Bu sanat baba mesleği. 35 senedir yapıyorum. Eski hurda muslukları eritip çana, zile döndürüyoruz. Ben bu sanatı babamı seyrederek öğrendim. Alıştığım için bana zor gelmiyor artık. Önce kalıp yapıyoruz, sonra metalleri eritip kalıba döküyoruz. Bu sürecin tamamı ince işçilik gerektiriyor. Bu yaptığımı zilleri Türkiye'nin her yerine gönderiyoruz. Yurt dışına da gönderiyoruz" dedi. 23 yaşındaki genç usta: Emre Düzgün Ailesiyle birlikte zil ustalığı yapan 23 yaşındaki Emre Düzgün de lise eğitiminin ardından babası ve amcasıyla birlikte bu işi yapmaya başladığını belirterek "Burada bir iki yıl kurs gördüm. Babam ve amcamdan öğrendim. Bir iki senenin sonunda sosyal medya hesabına geçiş yaptık. Araçla gezmek zorunda kalıyorduk, satılmıyordu. Şimdi teknoloji geliştikçe, internetten satımı daha kolay oldu. Şu an müşteri durumumuz gayet iyi. Çalışıyoruz abim, ben, amcamla birlikte aynı aileden 4 kişi çalışıyoruz biz. Ben bu mesleği devam ettireceğim. Önceden beri böyle işlere, ticarete hevesim vardı" diye konuştu. "Sesinin ince ayarını müşteri isteğine göre yapıyoruz" Eski muslukların zile dönüşme sürecini anlatan Düzgün, şunları söyledi: "Biz bu muslukları Trabzon'dan alıyoruz. Parça halinde ısıtıp kırıyoruz. Kırdıktan sonra toprak demir potanın içine koyuyoruz. 1000 derecelik ocakta fan sistemiyle, körük sistemiyle çalışan ocakta kaynıyor bu. Önce bunu kaynatıyoruz. Sonra kumdan yaptığımız kalıplarımıza modellerimizi diziyoruz. 40 tane modelimiz var bizim. Hepsinin ayrı ayrı kalıpları, hepsinin ayrı ayrı üstleri var. Sarının ayarını yapıyoruz. Bakır gerekiyorsa bakır katıyoruz çinko gerekiyorsa çinko katıyoruz. Sonra aktarma işlemi yapıyoruz. Bu işlem yaptıktan sonra model bu şekilde dönüşüyor. Bundan sonra da tornada parlatıyoruz. Ötmesini sağlayan bir toka takıyoruz. Sesinin ince ayarını müşteri isteğine göre yapıyoruz." "Bulgaristan'dan duyulmuş oraya da gönderiyoruz" Ürettikleri zilleri genellikle Türkiye ve yurt dışına sattıklarını ifade eden Düzgün, "Biz genelde büyük esnaflara veriyoruz. Kimi zaman perakende veriyoruz çobanlara, hayvancılık yapanlara. Müşterinin isteğine göre ince ses isteyen olsa ince ses, kalın ses isteyen olsa kalın ses yapıyoruz. Bulgaristan ve bazı Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Ben ilk başta bu işi yaparken Türkiye'de satıyordum. 20-23 santimlik zil dökmeye başlayınca Bulgaristan'dan duyulmuş. Oraya gidenler 3-4 kiloluk ziller oluyor. Onları genelde deveye takıyorlar ya da dekorasyonda kullanıyorlar. Bunlar boy boydur. Hepsinin kullanım alanları farklıdır. Tamamen bir zevk meselesi. Oltada kullanılıyor. Kimisi hayvanda kullanıyor, kimisi evinde kullanıyor, kimisi kapı zili ile yapıyor. İsteyen istediği gibi kullanabiliyor" ifadelerini kullandı. Genç usta Emre Düzgün, dede mesleğini sürdüreceğini belirterek, "Babamlar dedemden öğrenmiş. Ben de babamla amcamdan öğrendim. Ben bu işi sürdürmeyi planlıyorum. Devam ediyorum. Allah'a şükür işimizden memnunuz. Zor bir meslek. Herkesin yapabilecek olduğu bir meslek değil" dedi.Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-uretiliyor-avrupa-da-caliyor-eski-musluklar-bu-ilcede-zile-donusuyor/167542/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 09:24:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'nin yüksek kesimleri kara teslim oldu</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin yüksek kesimlerinde kar yağışı etkili oldu. Yaylalar beyaza büründü. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin yüksek kesimlerinde kar yağışı etkili oldu. Yaylalar beyaza büründü.
Gümüşhane'nin Kürtün ilçesine bağlı Kadırga ve Kazıkbeli Yaylaları ile Torul ilçesine bağlı Yücebelen Yaylası kara teslim oldu. Dün akşam saatlerinde etkili olan soğuk hava dalgası ve yağmur, bugün yerini kar yağışına bıraktı. Yaylalar kısa sürede beyaza bürünürken, kar kalınlığı yer yer 10 santimetreye ulaştı.
Kadırga Yaylası'nda esnaflık yapan Galip Gülbahar, "Bugün 12 Ekim, Kadırga Yaylası'nda kar yoğunluğunu arttırarak devam ediyor. Meteoroloji uyarmıştı zaten, şu anda yoğun bir kar yağışı var. Yollarda 5-6 santimetre kar var, yollar ulaşıma her an kapanmak üzere" dedi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-nin-yuksek-kesimleri-kara-teslim-oldu/167398/</link>
			<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 17:24:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kaynak makinesi kayboldu, camii hoparlöründen sitem etti</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'de kaynak makinesini bulamayan Fazlı Celep isimli vatandaş köy camisinden anons yapınca ortaya eğlenceli görüntüler çıktı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'de kaynak makinesini bulamayan Fazlı Celep isimli vatandaş köy camisinden anons yapınca ortaya eğlenceli görüntüler çıktı.
Gümüşhane'nin Şiran ilçesine bağlı Boğazyayla Köyü'nde yaşayan ve inşaat işleriyle uğraşan Fazlı Celep, evinde su tesisatı yapmak için hazırlık yaptığı sırada kaynak makinesinin yerinde olmadığını fark etti. Kendisinden başka kimsenin kullanmadığı aleti bulmak için köyü didik didik arayan Celep, bir sonuç alamayınca son çareyi köyün camine giderek hoparlörlerden anons yapmakta buldu.
Kaynak makinesinin kayıp olduğunu sitemli ve kendine has üslubuyla dile getiren Celep, " Bir Müslümana bir iş yapmaya gelmiyor. Benim makinemi niye alıyorsunuz komşular! Tekrar ediyorum ben hacı efendi kaynak makinem kaybolmuştur, alanlar ve bulanlar namusu dairesinde getirsinler. Hayırlı Cumalar olsun cümleten" dedi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/kaynak-makinesi-kayboldu-camii-hoparlorunden-sitem-etti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/kaynak-makinesi-kayboldu-camii-hoparlorunden-sitem-etti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/kaynak-makinesi-kayboldu-camii-hoparlorunden-sitem-etti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/kaynak-makinesi-kayboldu-camii-hoparlorunden-sitem-etti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/kaynak-makinesi-kayboldu-camii-hoparlorunden-sitem-etti/167024/</link>
			<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 09:49:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'nin yüksekleri beyaza büründü</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'de 2 bin 350 rakımlı Kazıkbeli Yaylası, dün akşam saatlerinde etkili olan kar yağışıyla beyaza büründü. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'de 2 bin 350 rakımlı Kazıkbeli Yaylası, dün akşam saatlerinde etkili olan kar yağışıyla beyaza büründü.
Kürtün ilçesine bağlı Söğüteli köyü sınırlarında yer alan Kazıkbeli Yaylası'nda akşam saatlerinde başlayan ve kısa sürede etkili olan kar yağışı, yaylada kartpostallık görüntüler oluşturdu. Yaylada esnaflık yapan Kamil Gül tarafından kaydedilen görüntülerde, Kazıkbeli Yaylası'nın tamamının beyaz örtüyle kaplandığı görüldü.
Yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışıyla birlikte hava sıcaklıklarının da sıfırın altına düştüğü öğrenildi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-nin-yuksekleri-beyaza-burundu/166160/</link>
			<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 15:42:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Torul Cam Seyir Terası 100 bin kişiyi ağırladı</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin Torul ilçesinde 240 metrelik yüksekliğiyle dikkat çeken Cam Seyir Terası, yıl içinde 100 bin ziyaretçiyi ağırladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin Torul ilçesinde 240 metrelik yüksekliğiyle dikkat çeken Cam Seyir Terası, yıl içinde 100 bin ziyaretçiyi ağırladı.
Türkiye'nin en yüksek cam seyir teraslarından biri olan Torul Cam Seyir Terası, bu yıl 100 bin kişiyi misafir ederek il turizmine önemli katkı sağladı. 2018 yılında ziyarete açılan teras, açıldığı günden bu yana toplamda 1 milyon ziyaretçi sayısını geçti. Ziyaretçiler, cam platformda yürürken 240 metre yükseklikten Harşit Vadisi'ni izleme imkânı buluyor. Kimi ziyaretçiler yükseklik nedeniyle korku yaşarken, kimileri ise manzaranın büyüleyici güzelliğini fotoğraflayarak ölümsüzleştiriyor. Torul Kalesi'nin hemen yanında yer alan Cam Seyir Terası, hem yerli hem de yabancı turistlerin gözdesi olmaya devam ediyor.
"Dağların manzarası mükemmel"
Eşiyle birlikte Torul Cam Seyir Terası'nı ziyarete gelen Sadık Boşluk, "Memlekete gidip gelirken burayı sürekli görüyorduk, o dönem yapım aşamasındaydı. Daha sonra eşimle bir gidip görelim dedik. Şehrin üstten görünüşü, dağların manzarası çok mükemmel. Sık sık geliriz bundan sonra. Camların arasında demirler olduğu için biraz güven veriyor ama sadece camlara baktığın zaman korkutuyor" dedi.
Beytullah Yılmaz da, "Trabzon'dan geliyoruz, buranın meşhur olduğunu duyduk. Çok beğendik. Aşırı bir rüzgar var ama memnun kaldık. Biraz sallanıyor ama manzarası güzel. Herkese tavsiye ederim. Eşim ilk başta çıkarken biraz korktu ama şu anda alıştı" diye konuştu.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/torul-cam-seyir-terasi-100-bin-kisiyi-agirladi/162320/</link>
			<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 10:45:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de Gazze'ye destek eylemi</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'de 7 Ekim Aksa Tufanı Operasyonu'nun yıl dönümünde Gazze'ye destek için yürüyüş düzenlendi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'de 7 Ekim Aksa Tufanı Operasyonu'nun yıl dönümünde Gazze'ye destek için yürüyüş düzenlendi.
Gümüşhane'de Gazze'de süren soykırıma tepki göstermek ve 7 Ekim Aksa Tufanı Operasyonu'nun yıl dönümünü anmak amacıyla düzenlenen yürüyüşe sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yaklaşık 200 kişinin katılımıyla Fatih Parkı'ndan başlayan yürüyüşte Filistin'e destek sloganları atıldı, tekbirler getirildi. Yürüyüş 15 Temmuz Zafer Meydanı'nda sona ererken katılımcılar, Filistin bayrakları ve pankartlarla İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği katliamı protesto etti.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-gazze-ye-destek-eylemi/161923/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 18:32:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de Gazze için balonlar gökyüzüne bırakıldı</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane Üniversitesi öğrencileri, Gazze'de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla "Kampüsten Gazze'ye Tek Yürek" etkinliğinde bir araya gelerek Filistin bayrağının renklerinden oluşan onlarca balonu gökyüzüne bıraktı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane Üniversitesi öğrencileri, Gazze'de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla "Kampüsten Gazze'ye Tek Yürek" etkinliğinde bir araya gelerek Filistin bayrağının renklerinden oluşan onlarca balonu gökyüzüne bıraktı.
İlim Yayma Cemiyeti Gümüşhane Şubesi öncülüğünde, Gümüşhane Üniversitesi kampüsündeki Sosyal Tesisler önünde düzenlenen programa Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Etkinlik, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından yapılan basın açıklamasında, Gazze'de yaşananların sadece bir savaş değil, bir soykırım olduğu vurgulanarak, Filistin halkına destek mesajları verildi.
Grup adına basın açıklamasını okuyan Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi Bedir Ekrem Dikmen, "Bizler, Türkiye'nin dört bir yanındaki üniversite öğrencileri olarak, bugün burada bir araya gelerek zulme karşı sesimizi yükseltmekte ve 'Filistin halkı yalnız değildir' diyoruz. Adı, dini, dili, coğrafyası ne olursa olsun, biz zulme karşı çıkılması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü mazluma destek olmak yalnızca bir insanlık görevi değil, aynı zamanda geleceğe dair bir sorumluluktur. Gazze'de yaşananların yalnızca bir savaş olmadığını, planlı bir yok etme politikası olduğunu biliyoruz. Bu, adını en doğru şekilde koymamız gereken bir gerçektir. Gazze'de soykırım yapılmaktadır. 2 yıldır her gün bombalanan, dünyaya kapanan bir şehirde, kamuoyunun büyük bölümü ise sessiz kalmaktadır. Sessizlik, zulmün ortağı olmaktır. Biz bu sessizliğe ortak olmayacağız" dedi.
Programın sonunda Filistin bayrağının renklerinden oluşan onlarca balon gökyüzüne bırakıldı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-gazze-icin-balonlar-gokyuzune-birakildi/161596/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 13:47:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de tarihi eser operasyonunda çok sayıda obje ele geçirildi</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin Kelkit ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonda, tarihi eser niteliği taşıdığı değerlendirilen çok sayıda obje ele geçirildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin Kelkit ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonda, tarihi eser niteliği taşıdığı değerlendirilen çok sayıda obje ele geçirildi.
Edinilen bilgiye göre, Gümüşhane İl Jandarma Komutanlığı ve Kelkit İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince yapılan araştırma neticesinde, Kelkit ilçesi Öbektaş beldesinde M.A. isimli şahsın ikametinde tarihi eser niteliğinde obje bulundurduğu tespit edildi.
Adli makamlardan alınan arama kararına istinaden jandarma ekiplerince şüphelinin ev ve eklentilerinde yapılan aramada; 12 adet bilezik, 1 adet ikiye bölünmüş bileklik, 1 adet insan figürü, 1 adet rölyef obje, 2 adet ham taş parçası ve 1 adet kâse görünümlü obje ele geçirildi.
Ele geçirilen objeler muhafaza altına alınırken, Kelkit Cumhuriyet Savcılığının talimatı doğrultusunda şüpheli hakkında adli tahkikat başlatıldı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39de-tarihi-eser-operasyonunda-cok-sayida-obje-ele-gecirildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39de-tarihi-eser-operasyonunda-cok-sayida-obje-ele-gecirildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39de-tarihi-eser-operasyonunda-cok-sayida-obje-ele-gecirildi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39de-tarihi-eser-operasyonunda-cok-sayida-obje-ele-gecirildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-tarihi-eser-operasyonunda-cok-sayida-obje-ele-gecirildi/161183/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 09:32:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de kedi avladığı fareyle oynarken kameralara yakalandı</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'de bir kedi, avladığı fareyle oynarken görüntülendi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'de bir kedi, avladığı fareyle oynarken görüntülendi.
Cumhuriyet Caddesi üzerindeki bir iş yerinin önünde kaydedilen görüntülerde kedinin yakaladığı fareyi hemen öldürmek yerine bir süre serbest bırakarak yeniden yakaladığı görüldü. Doğal av içgüdüsüyle hareket eden kedinin o anları kameralara yansıdı. Fareyi havaya fırlatarak bir süre oynayan kedi, daha sonra sıkılarak fareyi bıraktı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-kedi-avladigi-fareyle-oynarken-kameralara-yakalandi/160985/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 18:00:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de kadınlardan "Gazze İçin Sessiz Çığlık" yürüyüşü</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'de, Filistin'de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve Gazze'ye destek olmak amacıyla kadınların katılımıyla "Gazze İçin Sessiz Çığlık" yürüyüşü düzenlendi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'de, Filistin'de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve Gazze'ye destek olmak amacıyla kadınların katılımıyla "Gazze İçin Sessiz Çığlık" yürüyüşü düzenlendi.
AK Parti Gümüşhane Kadın Kolları tarafından düzenlenen ve Atatürk Parkı'nda başlayan yürüyüş, Filistin ve Türk bayraklarıyla, 'Gazze İçin Sessiz Çığlık', "Özgür Filistin" yazılı pankartlar eşliğinde Fatih Parkı'nda sona erdi. 81 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen etkinliğe katılan kadınlar boyunlarına kefiye bağlayarak sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından Fatih Parkı'nda basın açıklaması gerçekleştirildi.
"Bizim sessizliğimiz Gazze'nin en gür çığlığı olacaktır"
Gazze'de yaşanan zulme dikkat çeken AK Parti Gümüşhane Kadın Kolları Başkanı Duygu Sena Kurt, "Biz bugün bütün kimliklerimizden sıyrılarak sadece kadın kimliğimizle buradayız. Çünkü bu mesele ne dünyadaki rollerimizle, ne taşıdığımız unvanlarla, ne de sahip olduklarımızla ilgilidir bu mesele insanlık meselesidir. Bugün Türkiye'den tüm dünyaya tek bir şey söylüyoruz. Barış kadınla mümkündür. Slogan atmıyoruz vicdanlarımızla haykırıyoruz. Çünkü bazı sessizlikler vardır ki, arşı yere indirir. Ve bizim sessizliğimiz, Gazze'nin en gür çığlığı olacaktır" dedi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-kadinlardan-gazze-icin-sessiz-ciglik-yuruyusu/160965/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 17:28:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de 1. Dünya Savaşı'ndan kalma patlamamış havan mermisi bulundu</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin Torul ilçesine bağlı Atalar köyünde, 1. Dünya Savaşı döneminde yaşanan Rus işgalinden kaldığı değerlendirilen patlamamış havan mermisi bulundu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin Torul ilçesine bağlı Atalar köyünde, 1. Dünya Savaşı döneminde yaşanan Rus işgalinden kaldığı değerlendirilen patlamamış havan mermisi bulundu.
Edinilen bilgiye göre, Atalar Köyü Has Mahallesi'nde yaşayan bir vatandaş bahçesini temizlediği sırada toprağın altında metal bir cisim fark etti. Durumun jandarmaya bildirilmesi üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Jandarma tarafından çevrede güvenlik önlemi alınırken, olay yerine gelen bomba imha uzmanları tarafından yapılan incelemede cismin patlamamış havan mermisi olduğu belirlendi.
Patlayıcı madde, alınan tedbirlerin ardından kontrollü şekilde imha edilirken, mühimmatın menşeinin belirlenmesi için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39de-1-dunya-savasi39ndan-kalma-patlamamis-havan-mermisi-bulundu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39de-1-dunya-savasi39ndan-kalma-patlamamis-havan-mermisi-bulundu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39de-1-dunya-savasi39ndan-kalma-patlamamis-havan-mermisi-bulundu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39de-1-dunya-savasi39ndan-kalma-patlamamis-havan-mermisi-bulundu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-1-dunya-savasi-ndan-kalma-patlamamis-havan-mermisi-bulundu/160589/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 11:47:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>"Sonbaharın Başkenti" Gümüşhane renk cümbüşüne döndü</title>
			<description><![CDATA[Türkiye'de sonbaharın en büyüleyici manzaralarına ev sahipliği yapan ve coğrafyasının yüzde 60'ı dağlardan oluşan Gümüşhane, hazan mevsimiyle birlikte adeta canlı bir sanat eserine dönüştü. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye'de sonbaharın en büyüleyici manzaralarına ev sahipliği yapan ve coğrafyasının yüzde 60'ı dağlardan oluşan Gümüşhane, hazan mevsimiyle birlikte adeta canlı bir sanat eserine dönüştü.
Doğanın bu muhteşem dönüşümünü yerinde deneyimlemek isteyen Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) üyeleri, Çalık köyünden Akçahisar köyüne uzanan eşsiz bir parkurda 16 kilometrelik unutulmaz bir doğa yürüyüşü gerçekleştirdi.
Kulübün 24 sporcusu hazan mevsimini iliklerine kadar hissettiği bu serüvende Gümüşhane doğasının saklı güzelliklerini gün yüzüne çıkardı. Güneşli ve berrak bir havada Çalık köyü içinden yürüyüşe başlayan sporcular sarı, turuncu, kırmızı ve kahverenginin binbir tonuna bürünmüş ağaçların arasında, her adımda kartpostallık manzaralarla karşılaştı.
Orman içinden ve zirvelerden geçerek Akçahisar köyüne kadar uzanan parkurda sporcular sıradan yürüyüş parkurlarının ötesinde yıllardır yürünmediği anlaşılan eski patikaları kat etti. Köy içinden başlayıp Guri mevkiinden Karatarla Tepeye ulaşan sporcular Yaylakıran mevkiinden Karamusa Tepesine ulaştıktan sonra Akçahisar Köyünde yürüyüşü sonlandırdı.
Yürüyüş boyunca doğal olarak bölgede yetişen ve mevsim itibariyle olgunlaşan C vitamini deposu kuşburnu, alıç ve ahlat toplayan sporcular hazan mevsiminin getirdiği dinginlik ve manzara eşliğinde unutulmaz anılar biriktirdi.
Rengarenk ağaçların arasından, yıllardır yürünmeyen patikalardan ve orman içinden eşsiz bir parkuru tamamlayan sporculardan Diş Hekimi Ahmet Talha Polat, "Biraz yorucuydu ama günlük hayatın meşgalesinden, stresinden uzaklaştığımız bir gün oldu. Gümüşhane'nin coğrafyası biraz zor bu konuda ama manzaralar, doğası bize her zaman keyif veriyor" derken, öğretim görevlisi Merve Gençosmanoğlu ise "Gümüşhane'miz dört mevsim çok güzel olduğu gibi tüm renklerini sergilediği sonbahar mevsiminde de harika bir yürüyüş gerçekleşiyor. Yol boyunca sarı, turuncu, kırmızı, yeşilin her tonunu gördük. Çok güzel bir yürüyüş oldu. Ekim ayı zaten mevsimsel olarak da çok güzel yürüyüş için elverişli bir ay. Herkesi doğa yürüyüşlerine, Gümüşhane'de sonbaharda bekliyoruz" diye konuştu.
Psikolojik danışman Zeliha Fatma Aykın "Beni en çok etkileyen ağaçların rengarenk geçişleri oldu. Gümüşhane için sonbaharın başkenti diyebiliriz. Gümüşhane tam olarak sonbaharın yeri" ifadelerini kullandı.
Etkinlik sorumlusu Burak Soydaş ise 	"Sonbahar parkuru olduğu için çok güzel ve efsane görüntülerle karşı karşıya kaldık. Orman içinde mükemmel patikalarımız vardı. Tarih patikalar bunlar. Yıllar önce geçilmiş ama şimdi kapanmaya yüz tutmuş patikalar. Aça aça geçtik bir şekilde. 16 kilometrelik bir parkurdu. 24 kişiydik. Ekibimiz gayet güzel ve sağlıklı bir yürüyüş gerçekleştirdi. Sonbahar yürüyüşlerine her kesimden ilgi geliyor" şeklinde konuştu.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/quotsonbaharin-baskentiquot-gumushane-renk-cumbusune-dondu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/quotsonbaharin-baskentiquot-gumushane-renk-cumbusune-dondu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/quotsonbaharin-baskentiquot-gumushane-renk-cumbusune-dondu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/quotsonbaharin-baskentiquot-gumushane-renk-cumbusune-dondu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/sonbaharin-baskenti-gumushane-renk-cumbusune-dondu/160365/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 09:10:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de 'Hayvanları Koruma Günü'nde anlamlı yürüyüş</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'de 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla onlarca hayvansever, hem evcil hem de sokak hayvanlarıyla birlikte yürüyüş yaptı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'de 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla onlarca hayvansever, hem evcil hem de sokak hayvanlarıyla birlikte yürüyüş yaptı.
Tarım İl Müdürlüğü önünden başlayan yürüyüş Cumhuriyet Caddesi boyunca sürdü. Ellerinde pankartlarla sloganlar eşliğinde yürüyen hayvanseverler bazı hayvanların üzerine de afiş astı. Vatandaşların da ilgiyle izlediği yürüyüşün sonunda grup, Fatih Parkı'na gelerek burada basın açıklaması yaptı.
Hayvanseverler adına konuşan veteriner İrem Kendir, "Bugün burada, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü vesilesiyle toplanmış bulunuyoruz. Ancak bu bir kutlama değil, bu bir vicdan muhasebesi, bu bir çağrıdır. Doğanın dengesi, yaşayan tüm canlıların haklarına saygı gösterildiğinde korunabilir. Doğa sadece insanlara ait değil. Ayısı, kurdu, tilkisi, kuşu, sokaktaki köpeği, kedisi hepsi bu coğrafyanın sakini" dedi.
Basın açıklamasının ardından hayvanseverler, sokak hayvanlarını besledi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-hayvanlari-koruma-gunu-nde-anlamli-yuruyus/159746/</link>
			<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 18:46:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de "Filistinli Çocuklar İçin Çiz" etkinliği düzenlendi</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'de Yetim Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti iş birliğiyle düzenlenen "Filistinli Çocuklar İçin Çiz" etkinliğinde çocuklar ve gençler, Filistinli kardeşlerine destek olmak amacıyla duygularını resimle ifade etti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'de Yetim Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti iş birliğiyle düzenlenen "Filistinli Çocuklar İçin Çiz" etkinliğinde çocuklar ve gençler, Filistinli kardeşlerine destek olmak amacıyla duygularını resimle ifade etti.
15 Temmuz Zafer Meydanı'nda gerçekleştirilen etkinlikte, katılımcılar Gazze'de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve savaş mağduru çocukların sesi olmak amacıyla bir araya geldi. Çocuklar, Filistinli akranlarına umut dolu mesajlar vermek için tuvallerine barış, özgürlük ve kardeşlik temalı resimler çizdi.
Etkinlikte yapılan açıklamada, Filistinli çocukların yanı sıra Doğu Türkistan, Afganistan, Keşmir, Arakan, Ukrayna, Sudan ve Yemen'deki tüm mazlum coğrafyalardaki çocukların da barış ve güven içinde yaşamalarının en büyük temennileri olduğu vurgulandı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-filistinli-cocuklar-icin-ciz-etkinligi-duzenlendi/159639/</link>
			<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 15:25:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bu ekmeği alan 1 hafta başka ekmek almıyor</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinde yüz yılı aşkın ekşi mayayla üretilen coğrafi işaret tescilli Araköy ekmeği, 8 saatlik zahmetli üretim süreci ve 4 kilogramlık devasa boyutuyla dikkat çekiyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinde yüz yılı aşkın ekşi mayayla üretilen coğrafi işaret tescilli Araköy ekmeği, 8 saatlik zahmetli üretim süreci ve 4 kilogramlık devasa boyutuyla dikkat çekiyor.
İlçeye bağlı Araköy köyünde, bir asırdan fazla süredir aynı ekşi maya ile yoğrulan ve taş fırınlarda odun ateşinde pişirilen coğrafi işaret belgeli Araköy ekmeği, zahmetli üretim sürecinin ardından lezzetini hem ülke içine hem de ülke sınırlarının dışına taşıyor. Bu eşsiz lezzet, Gümüşhane'nin dağlarından New York ve Mekke'deki sofralara kadar uzanan bir şöhrete kavuştu.
Araköy ekmeğinin sırrı yalnızca dört temel malzemede gizli. Un, su, tuz ve yüz yılı aşkın süredir kuşaktan kuşağa aktarılan ekşi maya. Hiçbir katkı maddesi kullanılmadan hazırlanan bu ekmek, doğal ve sağlıklı yapısıyla öne çıkıyor.
Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası'nın girişimleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan 2019 yılında "Coğrafi İşaret Tescil Belgesi" alan Araköy ekmeği, bu sayede hem kalitesini hem de geleneksel üretim yöntemlerini koruma altına aldı.
8 saatlik sabır ve emeğin eseri
Gümüşhane'nin kültürel bir mirası da olan Araköy ekmeğinin bir somununun sofralara gelme süreci ise 8 saatlik bir sabır ve emek gerektiriyor.
Özenle hazırlanan hamur, taş fırınlarda odun ateşinde yavaş yavaş pişiriliyor. Fırından çıktığında ortalama 4 kilogram ağırlığa ulaşan her bir ekmek, doyuruculuğu ve uzun süre bayatlamayan yapısıyla da fark oluşturuyor.
Normal bir ailenin yaklaşık bir haftalık ekmek ihtiyacını tek başına karşılayabilen bu bereketli lezzet, özellikle kalabalık sofraların vazgeçilmezi oluyor.
Bir mahallenin adını değiştiren güç: "Ekmekçiler"
Araköy ekmeğine son yıllarda artan yoğun talep, köyün sosyal yapısını da etkiledi. Ekmek üretimi o kadar merkezi bir hale geldi ki, üretimin yoğunlaştığı mahallenin adı "Ekmekçiler Mahallesi" oldu.
Satışı adetle değil kiloyla yapılıyor
Ekşi mayalı ekmek otoriteleri tarafından dünyanın en iyi ekmeklerinden birisi olarak nitelendirilen Araköy ekmeğinin satışı da adet üzerinden değil de kilo üzerinden yapılıyor.
Pişirildikten sonra neredeyse tüm üreticiler tarafından bölgedeki köy, yayla ve obalara götürülen, son yıllarda da hem internet aracılığı hem de diğer iletişim kanallarıyla Türkiye'nin dört bir tarafına hatta Mekke ve New York başta olmak üzere dünyanın dört bir yanına gönderiliyor.
"Hiçbir katkı kullanmıyoruz"
Ekmekçiler Mahallesinde Araköy ekmeğini dedesinden öğrendiği şekilde 20 yıldır yapmaya devam eden Ersoy Tozlu, "Dede mesleği olarak doğal ekşi mayalı tam buğday ekmeği üretiyorum. 20 yıldır işin içindeyim. Hiçbir katkı kullanmıyoruz. Sadece un, su, tuz kullanarak üretiyoruz. Dört saatte pişiriyoruz. Odun ateşiyle dört saat fırınımızı yakıyoruz. Dört saatte içeride kalıyor. Tam olarak doğaldır. Hiçbir katkısı yok. Hamurun mayalanması ve hazırlanmasıyla birlikte bir ekmek ortalama 8-9 saat aralığında ortaya çıkıyor. Hem ağır ağır 4 saatte piştiği için, bir de özü içinde olduğu için kabartma tozu ve diğer mayalar olmadığı için içi dolgundur, kendini korur, kabuğu da korur onu. Yani bir hafta on gün dayanma süreci var" ifadelerini kullandı.
"Yaşı bir hafta kurusu 1 yıl dayanıyor"
Araköy ekmeğini dilimleyerek tekrar fırına atıp 24 saat kuruttuktan sonra peksimet olarak da sattıklarını dile getiren Tozlu, bunun da bir yıllık bir dayanma süreci olduğunu belirterek, "İkisini de satıyoruz yöreye göre. Yörenin damak tadına bağlı. Bazı yörelerde en çok kuruyu satıyoruz bazı yörelerde en çok tazesini satıyoruz. İstanbul'a gönderdim. Birkaç sene önce hacı amcalara verdim, hacca da gitti. Civar köy ve yaylalarda satış yapmak için ortalama 150-200 kilometre yol yapıyorum günlük. Bunu yiyen eğer alışırsa yani sürekli tüketen insanlar zaten bizi arar, sürekli isterler. Bazen evlerine kadar götürdüğümüz yerler de var. Kargo da yapıyoruz. İl dışına otobüslerle gönderiyoruz. Toptan satışlarımız da oluyor" diye konuştu.
"Bu diyetisyen gibi bir ekmek olduğu için kilo aldırmaz"
İstanbul'da yaşayan ve sık sık memleketine gelen Münir Tozlu, "Emekli olduktan sonra köye gidip geliyoruz. Ben İstanbul bölgesinden Gümüşhane'nin ekşi mayalı buğday ekmeğini istek, talep üzerine haftalık gelip götürüyorum. Bu sefer 300 kiloluk ekmek götürüyorum. Lezzetli, doyumlu, rahatsız edici olmadığı için bu lezzeti tadanlar biliyor. Bu diyetisyen gibi bir ekmek olduğu için kilo aldırmaz. Bunu bilen arayıp buluyor. Ama köyde buluyor, ama İstanbul'da buluyor, ama Türkiye'nin her yanında. Yani bu ekmek yaygınlaştı artık. Onun için de lezzetli, doyumlu rahatsız edici olmadığı için o lezzeti tadanlar biliyor" dedi.
"İstanbul'a 300-400 kilo götürüyorum ama iki günde bitiyor"
Yaş ekmeğin yanında kurutularak hazırlanan peksimetlerinin de yoğun ilgi gördüğünü kaydeden Tozlu, "Çayda, kahvaltıda, yoğurtta, çorbada tadına doyum olmuyor. Ağırlıklı olarak taze ekmek gidiyor. Ben İstanbul'a götürmek için 300-400 kilo alıyorum ama iki günde bitiyor zaten" diye konuştu.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/bu-ekmegi-alan-1-hafta-baska-ekmek-almiyor/159295/</link>
			<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 09:17:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de şarbon hastalığı nedeniyle 6 köye giriş çıkış yasaklandı</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinde şarbon hastalığı şüphesiyle 6 köyde hayvan giriş çıkışı yasaklandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinde şarbon hastalığı şüphesiyle 6 köyde hayvan giriş çıkışı yasaklandı.
Edinilen bilgiye göre ilçeye bağlı Söğüteli Köyünde 2 büyükbaş ölümünün ardından şarbon şüphesiyle hayvanlardan alınan numuneler laboratuvara gönderildi.
Şarbon hastalığı şüphesi üzerine Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ilçeye bağlı başta Söğüteli köyü olmak üzere Ekinciler, Arpacık, Yaylalı, Sarıbaba ve Kuşluk köylerini gözetim altına aldı.
Bahse konu 6 köyde ikinci bir ilana kadar köylere hayvan giriş ve çıkışları yasaklanırken alınan tedbirlere uymayanlar hakkında 5996 sayılı kanunun 36. Maddesi gereğince idari yaptırım uygulanacağı bildirildi.
Diğer yandan ölen 2 hayvan kireçlenerek usulüne uygun olarak derin kuyulara gömüldü.
Kürtün'de geçtiğimiz günlerde de şap hastalığı şüphesi nedeniyle Kürtün ilçesine bağlı Yukarı Karadere, Beytarla, Tilkicek, Aktaş ve Sapmaz köylerine hayvan giriş çıkış ve hareketleri kısıtlanmıştı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-sarbon-hastaligi-nedeniyle-6-koye-giris-cikis-yasaklandi/158211/</link>
			<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 15:44:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhaneli miniklerden Sumud Filosu'na destek</title>
			<description><![CDATA[GÜMÜŞHANE (İHA) – Gümüşhane'de ilkokul öğrencileri Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Sumud Filosu'na destek için etkinlik düzenledi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[GÜMÜŞHANE (İHA) – Gümüşhane'de ilkokul öğrencileri Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Sumud Filosu'na destek için etkinlik düzenledi.
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Sumud Filosu'na destek olmak için Gümüşhane'de Yusuf Çiftçi İlkokulu ikinci sınıf öğrencileri, velileri ve öğretmenleri tarafından anlamlı bir etkinlik düzenlendi.
Öğrenciler, Filistin için hissettiklerini resimlere yansıtarak "40 gemi–40 resim" sloganıyla sergi açtı. Etkinlikte ayrıca veliler tarafından hazırlanan ürünler için stand açıldı. Buradan elde edilen gelirlerin Kızılay aracılığıyla Filistinli çocuklara ulaştırılacağı bildirildi.
Program kapsamında öğrencilere duyarlılığın simgesi olarak bileklikler takıldı ve Filistin'e özgü şarkılar seslendirildi. Okul yetkilileri, programın amacının Filistinli çocuklara yalnız olmadıklarını hissettirmek ve Sumud Filosu'na selam göndererek onlara moral vermek olduğunu ifade etti.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushaneli-miniklerden-sumud-filosu39na-destek.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushaneli-miniklerden-sumud-filosu39na-destek.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushaneli-miniklerden-sumud-filosu39na-destek_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushaneli-miniklerden-sumud-filosu39na-destek.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushaneli-miniklerden-sumud-filosu-na-destek/158014/</link>
			<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 13:06:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de sonbahar renkleri kendini göstermeye başladı</title>
			<description><![CDATA[Sonbahar mevsiminin Türkiye'de en güzel yaşandığı şehirlerden biri olan Gümüşhane'de yüksek kesimlerde doğanın renk cümbüşü başladı. Coğrafyasının yüzde 60'ı dağlarla kaplı olan şehir, yüzlerce vadi ve zirvesiyle adeta görsel bir şölen sunuyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sonbahar mevsiminin Türkiye'de en güzel yaşandığı şehirlerden biri olan Gümüşhane'de yüksek kesimlerde doğanın renk cümbüşü başladı. Coğrafyasının yüzde 60'ı dağlarla kaplı olan şehir, yüzlerce vadi ve zirvesiyle adeta görsel bir şölen sunuyor.
Coğrafi yapısı ve iklim çeşitliliği sayesinde sonbaharı en görkemli şekilde yaşayan şehirlerin başında gelen Gümüşhane, 600 metreden 3 bin 331 metreye kadar yükselen rakım farkıyla dikkat çekiyor.
Ekim ayı başlarında yüksek kesimlerde başlayan sonbahar dönüşümü, Kasım ayı sonuna kadar devam ederek şehir merkezi ve alçak kesimlere doğru iniyor. Bu süreçte Gümüşhane'nin vadi ve dağ etekleri sarının en parlak tonlarından kırmızının en derin renklerine, kahverengi ve turuncunun büyülü geçişlerine sahne oluyor.
İklim ve coğrafyanın buluştuğu nokta
Türkiye'de görülen üç iklim tipinden ikisi olan karasal ve Karadeniz ikliminin görüldüğü ve aynı zamanda üç fitocoğrafik bölgeden ikisine de ev sahipliği yapan Gümüşhane, bu özelliğiyle uzmanlar tarafından "enteresan ve sıradışı bir coğrafya" olarak nitelendiriliyor.
Her sonbaharda doğa ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini üzerine çeken Gümüşhane coğrafyasında kış öncesi ortaya çıkan bu görsel şölen, doğa severler ve fotoğraf sanatçıları için kaçırılmayacak anlar oluşturuyor.
Fotoğraf sanatçısı Samet Çelik sonbahar mevsiminin Gümüşhane'de bir başka yaşandığını belirterek tüm fotoğraf ve doğa tutkunlarını bu anları ölümsüzleştirmek için şehre davet etti.
"Sonbahar Gümüşhane'de bir başka yaşanır"
Sonbahar mevsiminin doğanın büyüleyici renklerinin sergilendiği en güzel dönemlerden birisi olduğunu ifade eden Çelik, "Bu güzelliğin en iyi yaşandığı yerlerden birisi de Gümüşhane. Her yıl bu mevsimde Gümüşhane dağları, yaylaları, ormanları sarının, kırmızının, turuncunun bin bir renkli tonlarına bürünür, coğrafya adeta bir tabloya dönüşür. Şehrin en yüksek kesimlerinden en alçak kesimlerine doğru bu renk sürekli değişime uğradığı için uzun sürer. Aynı zamanda fotoğraf ve doğa tutkunlarından birisi oluyor Gümüşhane. Herkesi bu güzellikleri yerinde görmeye davet ediyoruz. Gümüşhane sonbahar tonlarının en güzel yaşandığı yerlerden birisi. Sonbahar Gümüşhane'de bir başka yaşanır" dedi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39de-sonbahar-renkleri-kendini-gostermeye-basladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39de-sonbahar-renkleri-kendini-gostermeye-basladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39de-sonbahar-renkleri-kendini-gostermeye-basladi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2025/10/gumushane39de-sonbahar-renkleri-kendini-gostermeye-basladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-sonbahar-renkleri-kendini-gostermeye-basladi/157665/</link>
			<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 09:06:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de 'Hz. Peygamber ve Aile' konferansı düzenlendi</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane İl Müftülüğü tarafından Mevlid-i Nebi Haftası dolayısıyla 'Hz. Peygamber ve Aile' konulu konferans düzenlendi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane İl Müftülüğü tarafından Mevlid-i Nebi Haftası dolayısıyla 'Hz. Peygamber ve Aile' konulu konferans düzenlendi.
Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi konferans salonunda düzenlenen konferansta Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Hasan Keskin ile Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Abdullah Kahraman, "Peygamberimiz ve Aile Ahlakı" başlıklı sunumlar yaptı. Konuşmacılar, aile kurumunun toplumdaki önemi ve Peygamberin aile hayatından örnekler üzerinde durdu. Program sonunda katılımcılar, hocalara sorular yönelterek görüş alışverişinde bulundu.
"Güçlü aile yapılarının oluşmasına katkı sağlamalıyız"
Programda konuşan Gümüşhane Valisi Aydın Baruş aile kurumunun önemine dikkat çekerek, "Toplumsal olarak bugün ailelerin kolayca dağıldığını, boşanma oranlarının yükseldiğini ve parçalanmış ailelerde büyüyen çocukların sağlıksız bir ortamda karakterlerinin şekillendiğini yakından görüyoruz. Bu açıdan yeni nesillerin sağlıklı yetişmesi ve toplumun devamlılığı için aile son derece önemlidir. Ailenin bir diğer önemli yönü de milletlerin bekası meselesidir. Aile yapısını sağlıklı şekilde sürdürebilen, sahip oldukları millî ve manevi değerleri aile içerisinde yeni nesillere aktarabilen milletler kalıcı olur. Bunu başaramayan milletler ise hem toplumsal dayanışma anlamında hem de diğer milletler karşısında zor durumda kalır. Bu nedenle ailemize sahip çıkmamız gerekir. Hepimiz sağlıklı aileler kurmalı, onları devam ettirmeli ve çevremizde de güçlü aile yapılarının oluşmasına katkı sağlamalıyız" dedi.
Programa Gümüşhane Valisi Aydın Baruş, il protokolü, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-hz-peygamber-ve-aile-konferansi-duzenlendi/156622/</link>
			<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 16:08:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de genç muhtarın Türkiye'ye ilham veren başarı hikayesi</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinin zorlu coğrafyaya sahip Akçal köyündeki genç girişimci Said Tüfekçi ve ailesinin yazdığı başarı hikayesi herkese ilham veriyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinin zorlu coğrafyaya sahip Akçal köyündeki genç girişimci Said Tüfekçi ve ailesinin yazdığı başarı hikayesi herkese ilham veriyor.
Bursa'da doğan ve üniversite eğitimini Gümüşhane Üniversitesi'nde tamamlayan Said Tüfekçi (35) büyük şehir imkanlarını bir kenara bırakarak 2016 yılında memleketi Gümüşhane'nin Kürtün ilçesine bağlı Akçal köyüne geri döndü.
Veteriner Sağlık Teknikerliği bölümü mezunu olan Tüfekçi, eşi Aslı Tüfekçi ve emekli olduktan sonra köye dönüş yapan anne ve babasının büyük desteğiyle tarım ve hayvancılık sektörüne adım attı.
Köyünde 2 büyükbaş hayvanla başladığı yolculuğunu devlet desteğiyle zaman zaman 50 hayvana kadar çıkaran ve daha sonra yoğun talep üzerine süt sığırcılığına geçen Tüfekçi, ailesiyle birlikte süt ürünleri üreterek ülkenin dört bir yanına gönderiyor.
Çalışma azmi ve kararlılığıyla bölgede veteriner teknikeri olarak vatandaşlara da hizmet veren Tüfekçi, 2024 yılı yerel seçimlerinde de köyüne muhtar seçildi.
"Başarımızın tek kaynağı aile ve inanmak" diyerek zorlukları nasıl aştıklarını anlatan Tüfekçi, devlet desteklerinin bu başarıdaki kilit rolünü vurguladı.
Karadeniz'in en zorlu coğrafyalarından birine sahip köyünde "Traktör kullanacak arazimiz yok" sözleriyle bölgenin çetin şartlarını özetleyen Tüfekçi, aldığı veterinerlik eğitimi sayesinde hayvan sağlığı ve verimliliği konusunda bilimsel yaklaşımları hem kendi hayvanlarında hem de vadideki diğer köylerde uyguluyor.
Bir çiftçi olmanın ötesine geçerek bir girişimci kimliği sergileyen Tüfekçi, "Bursa'da doğdum. 2010 yılına kadar Bursa'da yaşadım. Eğitim öğretimi orada tamamladım. Daha sonra Gümüşhane Üniversitesi Laborant ve Veteriner Sağlık Bölümünü 2010 ve 2012 yıllar arasında bitirdim. Bayburt, Gümüşhane, Giresun ve Kastamonu illerinde çalıştım, kendimi geliştirdim. 2016 yılında memlekete dönüş yaptım. Burada anne, baba, kız kardeşim, eşimle beraber tarım ve hayvancılık sektörüne başladık" dedi.
"Zor coğrafyada ailemizle bir olarak başarılara imza atıyoruz"
"Aileyle beraber hareket ettiğimizden dolayı istediğimiz hedeflere ulaştık ve ulaşmaya da devam ediyoruz" diyerek birlik ve beraberliğin önemini vurgulayan Tüfekçi, devletin bu konudaki desteklerine özel bir parantez açarak, "2024 yerel seçimlerinde muhtar olarak köyümüze seçildim. Ve muhtar olduktan sonra köyümüze de güzel işler yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Devletimizin desteğiyle beraber bu noktalara geldik. Zor coğrafyada başarılara imza atıyoruz. Teknoloji zor bizim bölgelerde. Traktör gitmiyor. Küçük makine ekipmanlarla idare ediyoruz. Burada başarılı olabilmek için en uygun, en sağlıklı ekipmanları seçerek, zamanı satın almak için uğraşıyoruz" diye konuştu.
"Devlet desteğiyle işleri büyüttük, şimdi süt hayvancılığına geçtik"
Süt ve besi hayvancılığıyla başladığını ve son dönemde süt hayvancılığına döndüğünü anlatan Tüfekçi, "Büyükşehirlerdeki eşim, dostum ve arkadaşlarım sürekli benden tereyağı, peynir istedi. Baktım daha çok talep var şu an 20 büyükbaş simental hayvana çevirdim hayvanlarımızı. Önceki dönemlerde 40 büyükbaş hayvana kadar çıktık. Yaşam koşulları günden güne artıyor. Zorluklarla uğraşıyoruz. Özellikle pandemiden dolayı ekonomi bayağı bir sıkıntı yaşadı. Yeni bina yaptık, yaşam alanı oluşturduk, ahırı büyüttük. Bu şekil olunca 2 büyükbaştan 40 büyükbaşa kadar bazen 50 bazen 30 oldu. İnişli çıkışlı dönemlerimiz oldu. Devletimizin bu konuda çok büyük destekleri oldu. Tarım ve Orman Bakanlığından destek aldık. Ziraat Bankası da özellikle devletimizin desteği de bu konuda eksik olmadı. Hepsine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
"Zorluklarla başarılı olabilmek için inanmak gerekiyor"
Küçüklükten beri köy hayatı istediğini ve 2016 yılında evlendikleri eşinin de kendisine destek verdiğini aktaran Tüfekçi, "Zorluklarla başarılı olabilmek için inanmak gerekiyor. İnandığın yoldan vazgeçmeyeceksin. Merdivenleri sağlam bir şekilde yavaş yavaş, adım adım, emin adımlarla çıkarak bu noktaya geldik. Ve bu noktadan da devam ederek yaşamımızı bu şekilde insanlara sağlıklı organik ürünler elde ederek yaşamımızı bu şekilde sürdürüyoruz. Annem Fadime, babam Salih, kız kardeşim Merve Tüfekçi ile hareket ediyoruz. Bazen ben yaylada olmadığım zaman annem ve babam gidiyor hayvanlara yardımcı oluyor. Ben dışarı işlerini götürüyorum. Köye gelmemin en büyük sebebi, beni köye teşvik eden annem ve babamdır. Karadeniz insanının emekli olunca en büyük hayali köye ev yapmaktır. O hayalinin peşinden giderek biz de onların yolundan devam ettik. Ve beraber mutlu mesut bir yaşam sürdürüyoruz" dedi.
"Aile olarak bu yolda çok güzel bir şekilde ilerliyoruz"
Muhtar Said Tüfekçi'nin Samsun'un Çarşamba ilçesinden olan eşi Aslı Tüfekçi ise üniversite okurken Şiran'da tanıştıklarını belirterek, "Yollarımız burada kesişti. Eşimin bana teklifiydi bu aslında. Beraber el ele versek köye gitsek hayvancılıkla uğraşsak bu sektöre atılsak benimle bu yolda ilerler misin diye. Ben de kabul ettim. Zaten yabancı değilim. Kendi ailem de bu sektörün içerisinde. Benim bu yolda yürümemin, çaba göstermemin büyük sebebi de kayınvalidem. Çok destek oluyor bize. Aile olarak bu yolda çok güzel bir şekilde ilerliyoruz. Yani evet coğrafya biraz yorucu, biraz zor ama el ele verdikten sonra yapılmayacak hiçbir iş yok. Severek yapmanız lazım. Sevmezsen seni burada zorla kimse tutamaz. Bu yolda bir şeyleri başarabilmen için önce hedefini koyman lazım daha sonra bu yolda yürümen lazım. Çok şükür biz onu atlatıyoruz, yolumuza devam ediyoruz" diye konuştu.
"Onda küçüklükten beri hayvanlara karşı ilgi vardı"
Tüfekçi ailesinin annesi Fadime Tüfekçi de oğlunun isteği üzerine eşinin emekli olması sonucu Bursa'dan köye dönüş yaptıklarını kaydederek, "10 yıl önce geldim. Çocuğum buraya gelmek istedi, oralarda durmak istemedi, büyük şehirde durmadı. Çok sevmedi yani orayı. Vatanımız olunca da kendi memleketimize geldik. Onda küçüklükten beri hayvanlara karşı ilgi vardı. Buraya geldik 2 tane ineğimiz vardı. Ondan sonra Allah'a hamdolsun büyüttük. Ben de çocuğumun yanına gelmek istedim. Beni Bursa'da bağlayan bir şey yoktu. Benim bir oğlum, iki kızım var. Çekirdek aile olarak hep beraber ben de oğluma yardımcı oluyorum. Bazı zorluklar oluyor. Kolay bir şey yok. Nereye gidersen git çalışmadan ekmek yok. Burada kendi işimiz, kendi malımız. Çocuğuma yardımcı oluyorum. Hep birlikte bir hayat sürüyoruz" ifadelerini kullandı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-genc-muhtarin-turkiye-ye-ilham-veren-basari-hikayesi/156195/</link>
			<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 10:25:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de genç muhtarın Türkiye'ye ilham veren başarı hikayesi</title>
			<description><![CDATA[ Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinin zorlu coğrafyaya sahip Akçal Köyündeki genç girişimci Said Tüfekçi ve ailesinin yazdığı başarı hikayesi herkese ilham veriyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinin zorlu coğrafyaya sahip Akçal Köyündeki genç girişimci Said Tüfekçi ve ailesinin yazdığı başarı hikayesi herkese ilham veriyor.  Bursa'da doğan ve üniversite eğitimini Gümüşhane Üniversitesi'nde tamamlayan Said Tüfekçi (35) büyük şehir imkanlarını bir kenara bırakarak 2016 yılında memleketi Gümüşhane'nin Kürtün ilçesine bağlı Akçal köyüne geri döndü. Veteriner Sağlık Teknikerliği bölümü mezunu olan Tüfekçi, eşi Aslı Tüfekçi ve emekli olduktan sonra köye dönüş yapan anne ve babasının büyük desteğiyle tarım ve hayvancılık sektörüne adım attı. Köyünde 2 büyükbaş hayvanla başladığı yolculuğunu devlet desteğiyle zaman zaman 50 hayvana kadar çıkaran ve daha sonra yoğun talep üzerine süt sığırcılığına geçen Tüfekçi, ailesiyle birlikte süt ürünleri üreterek ülkenin dört bir yanına gönderiyor. Çalışma azmi ve kararlılığıyla bölgede veteriner teknikeri olarak vatandaşlara da hizmet veren Tüfekçi, 2024 yılı yerel seçimlerinde de köyüne muhtar seçildi. "Başarımızın tek kaynağı aile ve inanmak" diyerek zorlukları nasıl aştıklarını anlatan Tüfekçi, devlet desteklerinin bu başarıdaki kilit rolünü vurguladı. Karadeniz'in en zorlu coğrafyalarından birine sahip köyünde "Traktör kullanacak arazimiz yok" sözleriyle bölgenin çetin koşullarını özetleyen Tüfekçi, aldığı veterinerlik eğitimi sayesinde hayvan sağlığı ve verimliliği konusunda bilimsel yaklaşımları hem kendi hayvanların da hem de vadideki diğer köylerde uyguluyor. Bir çiftçi olmanın ötesine geçerek bir girişimci kimliği sergileyen Tüfekçi, "Bursa'da doğdum. 2010 yılına kadar Bursa'da yaşadım. Eğitim öğretimi orada tamamladım. Daha sonra Gümüşhane Üniversitesi Laborant ve Veteriner Sağlık Bölümünü 2010 ve 2012 yıllar arasında bitirdim. Bayburt, Gümüşhane, Giresun ve Kastamonu illerinde çalıştım, kendimi geliştirdim. 2016 yılında memlekete dönüş yaptım. Burada anne, baba, kız kardeşim, eşimle beraber tarım ve hayvancılık sektörüne başladık" dedi. "Zor coğrafyada ailemizle bir olarak başarılara imza atıyoruz" "Aileyle beraber hareket ettiğimizden dolayı istediğimiz hedeflere ulaştık ve ulaşmaya da devam ediyoruz" diyerek birlik ve beraberliğin önemini vurgulayan Tüfekçi, devletin bu konudaki desteklerine özel bir parantez açarak "2024 yerel seçimlerinde muhtar olarak köyümüze seçildim. Ve muhtar olduktan sonra köyümüze de güzel işler yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Devletimizin desteğiyle beraber bu noktalara geldik. Zor coğrafyada başarılara imza atıyoruz. Teknoloji zor bizim bölgelerde. Traktör gitmiyor. Küçük makine ekipmanlarla idare ediyoruz. Burada başarılı olabilmek için en uygun, en sağlıklı ekipmanları seçerek, zamanı satın almak için uğraşıyoruz" diye konuştu. "Devlet desteğiyle işleri büyüttük, şimdi süt hayvancılığına geçtik" Süt ve besi hayvancılığıyla başladığını ve son dönemde süt hayvancılığına döndüğünü anlatan Tüfekçi, "Büyükşehirlerdeki eşim, dostum ve arkadaşlarım sürekli benden tereyağı, peynir istedi. Baktım daha çok talep var şu an 20 büyükbaş simental hayvana çevirdim hayvanlarımızı. Önceki dönemlerde 40 büyükbaş hayvana kadar çıktık. Yaşam koşulları günden güne artıyor. Zorluklarla uğraşıyoruz. Özellikle pandemiden dolayı ekonomi bayağı bir sıkıntı yaşadı. Yeni bina yaptık, yaşam alanı oluşturduk, ahırı büyüttük. Bu şekil olunca 2 büyükbaştan 40 büyükbaşa kadar bazen 50 bazen 30 oldu. İnişli çıkışlı dönemlerimiz oldu. Devletimizin bu konuda çok büyük destekleri oldu. Tarım ve Orman Bakanlığından destek aldık. Ziraat Bankası da özellikle devletimizin desteği de bu konuda eksik olmadı. Hepsine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Zorluklarla başarılı olabilmek için inanmak gerekiyor" Küçüklükten beri köy yaşamı istediğini ve 2016 yılında evlendikleri eşinin de kendisine destek verdiğini aktaran Tüfekçi, "Zorluklarla başarılı olabilmek için inanmak gerekiyor. İnandığın yoldan vazgeçmeyeceksin. Merdivenleri sağlam bir şekilde yavaş yavaş, adım adım, emin adımlarla çıkarak bu noktaya geldik. Ve bu noktadan da devam ederek yaşamımızı bu şekilde insanlara sağlıklı organik ürünler elde ederek yaşamımızı bu şekilde sürdürüyoruz. Annem Fadime, babam Salih, kız kardeşim Merve Tüfekçi ile hareket ediyoruz. Bazen ben yaylada olmadığım zaman annem ve babam gidiyor hayvanlara yardımcı oluyor. Ben dışarı işlerini götürüyorum. Köye gelmemin en büyük sebebi, beni köye teşvik eden annem ve babamdır. Karadeniz insanının emekli olunca en büyük hayali köye ev yapmaktır. O hayalinin peşinden giderek biz de onların yolundan devam ettik. Ve beraber mutlu mesut bir yaşam sürdürüyoruz" dedi. "Aile olarak bu yolda çok güzel bir şekilde ilerliyoruz" Muhtar Tüfekçi'nin Samsun'un Çarşamba ilçesinden olan eşi Aslı Tüfekçi ise üniversite okurken Şiran'da tanıştıklarını belirterek, "Yollarımız burada kesişti. Eşimin bana teklifiydi bu aslında. Beraber el ele versek köye gitsek hayvancılıkla uğraşsak bu sektöre atılsak benimle bu yolda ilerler misin diye. Ben de kabul ettim. Zaten yabancı değilim. Kendi ailem de bu sektörün içerisinde. Benim bu yolda yürümemin, çaba göstermemin büyük sebebi de kayınvalidem. Çok destek oluyor bize. Aile olarak bu yolda çok güzel bir şekilde ilerliyoruz. Yani evet coğrafya biraz yorucu, biraz zor ama el ele verdikten sonra yapılmayacak hiçbir iş yok. Severek yapmanız lazım. Sevmezsen seni burada zorla kimse tutamaz. Bu yolda bir şeyleri başarabilmen için önce hedefini koyman lazım daha sonra bu yolda yürümen lazım. Çok şükür biz onu atlatıyoruz, yolumuza devam ediyoruz" diye konuştu. "Onda küçüklükten beri hayvanlara karşı ilgi vardı" Tüfekçi ailesinin annesi Fadime Tüfekçi de oğlunun isteği üzerine eşinin emekli olması sonucu Bursa'dan köye dönüş yaptıklarını kaydederek, "10 yıl önce geldim. Çocuğum buraya gelmek istedi, oralarda durmak istemedi, büyük şehirde durmadı. Çok sevmedi yani orayı. Vatanımız olunca da kendi memleketimize geldik. Onda küçüklükten beri hayvanlara karşı ilgi vardı. Buraya geldik 2 tane ineğimiz vardı. Ondan sonra Allah'a hamdolsun büyüttük. Ben de çocuğumun yanına gelmek istedim. Beni Bursa'da bağlayan bir şey yoktu. Benim bir oğlum, iki kızım var. Çekirdek aile olarak hep beraber ben de oğluma yardımcı oluyorum. Bazı zorluklar oluyor. Kolay bir şey yok. Nereye gidersen git çalışmadan ekmek yok. Burada kendi işimiz, kendi malımız. Çocuğuma yardımcı oluyorum. Hep birlikte bir hayat sürüyoruz" ifadelerini kullandı. (RE-ÖS-Y)Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-genc-muhtarin-turkiye-ye-ilham-veren-basari-hikayesi/156187/</link>
			<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 10:21:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de kaçak tütün operasyonu: 530 kilo tütün ele geçirildi</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin Torul ilçesinde jandarma ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda piyasa değeri 750 bin TL olan 530 kilo kaçak sarmalık kıyılmış tütün ele geçirildi. Olayla ilgili 2 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin Torul ilçesinde jandarma ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda piyasa değeri 750 bin TL olan 530 kilo kaçak sarmalık kıyılmış tütün ele geçirildi. Olayla ilgili 2 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
Gümüşhane İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü (KOM) ekipleri yaptıkları istihbari çalışmalar sonucu S.T. ve M.D. isimli şüphelilerin Adıyaman'dan Trabzon'a kaçak tütün sevkiyatı yapacağı bilgisine ulaştı.
Elde edilen bilgi üzerine harekete geçen KOM Şube ve Torul İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerin içinde bulunduğu aracı Torul ilçesinde durdurdu.
530 kilo tütün ele geçirildi
Araçta yapılan adli aramada piyasa değeri 750 bin TL olan 530 kilo sarmalık kıyılmış tütün ele geçirildi. Kaçak ürünlere el konulurken, olayla ilgili Torul Cumhuriyet savcılığının talimatıyla şüpheliler hakkında 5607 sayılı 'kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet' suçundan adli tahkikat başlatıldı.
Gümüşhane İl Jandarma Komutanlığı, kaçakçılık ve organize suçlarla mücadelenin aralıksız süreceğini vurgulayarak, vatandaşların ihbar ve duyarlılığının önemine dikkat çekti.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-kacak-tutun-operasyonu-530-kilo-tutun-ele-gecirildi/155824/</link>
			<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 17:22:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'deki orman yangınında 30 hektar alan küle döndü</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin Kelkit ilçesinde çıkış sebebi henüz belirlenemeyen yangında yaklaşık 30 hektarlık alan zarar gördü. Köylüler ve ekiplerin yoğun mücadelesiyle yangın 4 saatte kontrol altına alındı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin Kelkit ilçesinde çıkış sebebi henüz belirlenemeyen yangında yaklaşık 30 hektarlık alan zarar gördü. Köylüler ve ekiplerin yoğun mücadelesiyle yangın 4 saatte kontrol altına alındı.
Kelkit ilçesine bağlı Sadak köyü ile Eskiyol köyü arasındaki Alıçyeri mevkiinde öğle saatlerinde yangın çıktı. Sebebi henüz belirlenemeyen yangın rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyerek ormanlık alana sıçradı.
İhbar üzerine bölgeye çok sayıda jandarma, itfaiye, Orman İşletme Müdürlüğü ekipleriyle İl Özel İdaresi iş makinesi ve görevlileri sevk edildi. Yangına köylülerin yanı sıra Satala Antik Kenti kazı ekibi de müdahale etti.
Yaklaşık 4 saatlik yoğun müdahalenin ardından yangın kontrol altına alınırken, 30 hektarlık otluk ve meşelik alanın zarar gördüğü belirlendi.
Ekipler bölgede soğutma çalışmalarını sürdürürken, yangının çıkış nedeninin tespit edilmesi için inceleme başlatıldı.
"Alevleri görünce korktuk"
Yangının rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayıldığını söyleyen Adem Can, "Ben karşı köyde yaşıyorum, burada çıkan yangını haber aldıktan sonra itfaiye ekiplerine yardımcı olmak için traktörlerimizle geldik. Yangın yaklaşık 4 saat sürdü, 30 hektarlık bir alan yandı ama kontrol altına alabildik. Büyük bir yangındı 30 hektarlık alan küle döndü, alevleri de gördük korktuk" dedi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-deki-orman-yangininda-30-hektar-alan-kule-dondu/155817/</link>
			<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 17:16:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de düzenlenen şenlikte yüzlerce çocuk doyasıya eğlendi</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'de Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından çocuklara özel düzenlenen şenlikte yüzlerce çocuk ve aileleri doyasıya eğlendi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'de Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından çocuklara özel düzenlenen şenlikte yüzlerce çocuk ve aileleri doyasıya eğlendi.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından kente kazandırılan Gümüşhane Yenişehir Stadyumu'ndaki yeni parkurlarda düzenlenen etkinlikte şişme dart, şişme langırt, tırmanma duvarı, yıkım duvarı ve fileli trambolin gibi birçok oyun parkuru kuruldu. Sabah saatlerinden itibaren alana gelen yüzlerce çocuk doyasıya eğlenirken, aileler de organizasyondan memnuniyetlerini dile getirdi. Etkinliklerin süreceği öğrenildi.
"Tek amacımız çocukların mutlu olması"
Çocuk şenliğine beklenenden daha fazla katılım olduğunu ifade eden Herkes İçin Spor Federasyonu (HİS) Gümüşhane İl Temsilcisi Osman Yılmazer, "Bugün Gümüşhane Yenişehir Stadyumu'nda Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü organizasyonunda Gümüşhane Valiliği ve Gümüşhane Belediyesi'nin de destekleriyle burada çok güzel bir çocuk şenliği düzenlendi. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz bu yıl yeni çocuk oyun parkurları kazandırdı Gümüşhane'ye. Tek amacımız çocukların mutlu olması. Bundan sonra da inşallah bu yeni parkurlar çocuklara hizmet edecek ve onları mutlu edecek. Bugün beklediğimizden fazla bir kalabalık vardı burada. Bu da bizi mutlu etti. Önümüzdeki süreçte bu organizasyonlara devam edeceğiz" dedi.
Şenlikte çok eğlendiğini söyleyen Efsa Erik (10), "Bugün burada çocuklara özel şenlik yapıldı. Çok eğlenceliydi, tırmanma var, trambolin var, ok atışı var. Hedefe atışı çok sevdim. Tırmanmak da çok güzeldi. Çok kalabalıktı, ben de arkadaşımla geldim" diye konuştu.
Ali Yiğit Aykın (9) da, "Oyunların hepsi çok güzeldi. Ben burada tenis oynadım, duvara çıktım, şişme balonlarda oynadım. Hepsi çok eğlenceliydi" ifadelerini kullandı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-duzenlenen-senlikte-yuzlerce-cocuk-doyasiya-eglendi/155051/</link>
			<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 18:15:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'nin 'dikenli gülü' kuşburnu, zahmetli yolculukla sofraya geliyor</title>
			<description><![CDATA[Türkiye'de yetişen 27 kuşburnu türünden 17'sine ev sahipliği yapan Gümüşhane'de kırsalda doğal olarak yetişen kuşburnu meyvesi zorlu bir yolculuğun ardından sofralara şifa olarak geliyor. 1 kilogram kuşburnu marmelatı hazırlamak, Gümüşhane'nin meşakkatli dağlarından başlayarak 2 gün sürüyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye'de yetişen 27 kuşburnu türünden 17'sine ev sahipliği yapan Gümüşhane'de kırsalda doğal olarak yetişen kuşburnu meyvesi zorlu bir yolculuğun ardından sofralara şifa olarak geliyor. 1 kilogram kuşburnu marmelatı hazırlamak, Gümüşhane'nin meşakkatli dağlarından başlayarak 2 gün sürüyor.
Adına Gümüşhane'de yıllardır festivaller düzenlenen, halk arasında "dikenli gül" olarak bilinen ve 100 gramında bir kasa portakala eşdeğer C vitamini olan kuşburnu, Gümüşhane'nin dağlarında dikenli dallarından toplanarak yorucu bir çalışmanın ardından marmelat olarak kavanozlara giriyor.
Doğada organik olarak yetiştiği için en saf meyvelerden birisi sayılan kuşburnu meyvesinin gen merkezlerinden birisi olan Gümüşhane'de vatandaşlar doğadan tek tek topladıkları kuşburnuları uzun ve yorucu işlemlerin ardından marmelata dönüştürüyor. Toplanmasının ardından tek tek temizlenerek haşlanan kuşburnular daha sonra ezilerek kevgirden geçirilip ocakta veya sobanın üzerinde bir miktar şeker katılarak bir süre daha pişirildikten sonra kavanozlara dolduruluyor. Kış aylarında marmelat ve reçel olarak kahvaltı sofralarında yer almasının yanı sıra çay ve meyve suyu olarak da tüketilen kuşburnu soğuk algınlığı ve gribe karşı etkili olması nedeniyle vatandaşların yoğun ilgisini görüyor. Doğanın sunduğu bu 'dikenli gül', zahmetli bir sürecin sonunda sofralara gelerek hem damaklara lezzet katıyor hem de sağlığa şifa oluyor.
7 yıldır doğadan kuşburnuları toplayarak marmelat yapan Güldeniz Coşkun, Eylül ayının son günlerinin Gümüşhane'de kuşburnu günleri olduğunu belirterek, "Kuşburnu Gümüşhane'nin yöresel ürünü ve adına festivaller düzenlenen bir ürün" dedi.
Kuşburnu meyvesinin dalından toplanıp sofraya gelinceye kadar çok kadar zahmetli bir ürün olduğunu fakat bunun yanında şifa kaynağı da bir ürün olduğunu ifade eden Coşkun, "Bugün yapacağım kuşburnuları Gümüşhane'nin eski yerleşim yeri olan Süleymaniye mahallesinden topladık. Kuşburnularımızın önce uç kısımlarını aldım. Ondan sonra onları haşladım. Haşladıktan sonra büyük bir kevgirden geçirdim. Kevgirden sonra da ince elekten geçirerekten pişmeye hazır bir hale getirdim. Pişme aşaması da yine bir saatten fazla sürüyor. Pişirdikten sonra da bunları kaynar kaynar kavanozlara doldurup vakumladım" ifadelerini kullandı.
Kuşburnunun faydalarına da değinen Coşkun, "Kuşburnu grip, nezle gibi kış aylarında etkili olan hastalıkların semptomlarını azaltır, eklem ağrılarını hafifletir, solunum yoluna iyi gelir ve cildimize çok faydalıdır. Kan şekerini de dengeler. Şekerli ve şekersiz olarak da üretimi yapmaktayız" diye konuştu.
Yüksek rakımlı bölgelerden topladıkları kuşburnuları marmalat haricinde kurutarak çay halinde de kış aylarında tükettiklerini aktaran Coşkun, "Bir kuşburnudan 4-5 tane ürün elde ediyoruz. En sonunda işte marmelatını sulandırarak yemeklerimizin yanında içecek olarak değerlendiriyoruz. Rabbimin bizler için bahşettiği şu güzel meyveden bizde faydalanırız, şifasını buluruz" dedi.
Kuşburnunun çok bir zahmetli bir ürün olduğunu dile getiren Coşkun, "Çalıların içinden tek tek toplanılıyor. Ve bunları haşlayıp kevgirden geçirmesi acayip bir zahmet, meşakkatli bir iş. Ve bir de makine kullanmadan sadece direkt elde geçirdiğimiz için. Çünkü doğal olması önemli. İnsanlara katkısız bir madde sunmamız açısından gerçekten çok zahmetli bir ürün bu şekilde. Toplama aşaması, pişme aşaması derken yaklaşık iki günümü alıyor benim bir kavanoz yani bir kilo ürün meydana getirmem. Gerçekten meşakkatli ama yemesi gayet güzel" ifadelerini kullandı.
Coşkun, şeker hastaları için de şekersiz olarak yaptıklarını da sözlerine ekledi.
Dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in bir röportajında "Güzelliğimi kuşburnuna borçluyum" ifadelerini kullandığı kuşburnu doğada yabani olarak yetiştiği için üretiminde herhangi bir gübre, kimyasal madde kullanılmıyor. Organik bir meyve olmasının yanısıra içeriğindeki yüksek C vitamini sayesinde gribal enfeksiyonlara, öksürüğe, soğuk algınlığına iyi geldiği kanıtlanan kuşburnu meyvesinin antioksidan özelliğinden dolayı kansere de iyi geldiği, eklem kireçlenmesi ve romatizmal ağrıların gidermesinin yanında zengin demir içerdiği için kansızlığa karşı da faydalı olduğu ve cildin elastikiyetini korumasına yardımcı olarak yaşlanmayı önleyici özellik göstermesiyle biliniyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-nin-dikenli-gulu-kusburnu-zahmetli-yolculukla-sofraya-geliyor/154740/</link>
			<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 09:29:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'nin yer altı sarayı 110 bin ziyaretçi ağırladı</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin Torul ilçesindeki "yer altı sarayı" Karaca Mağarası, yılbaşından bu yana 110 bin ziyaretçiyi ağırladı. Milyonlarca yılda oluşan sarkıt ve dikitlerle görsel bir şölen sunan mağara, aynı zamanda solunum yolu hastalıklarına iyi gelen havasıyla da dikkat çekiyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin Torul ilçesindeki "yer altı sarayı" Karaca Mağarası, yılbaşından bu yana 110 bin ziyaretçiyi ağırladı. Milyonlarca yılda oluşan sarkıt ve dikitlerle görsel bir şölen sunan mağara, aynı zamanda solunum yolu hastalıklarına iyi gelen havasıyla da dikkat çekiyor.
Torul ilçesine bağlı Cebeli köyünde sarkıt, dikit ve damlataşı şekillerinin hayranlık uyandırıcı örneklerine sahip olan Karaca Mağarası, oluşumların yoğunluğu bakımından Türkiye ve dünyanın en zengin mağaralarından birisi olarak kabul ediliyor. "Gümüşhane'nin yer altı sarayı" olarak nitelendirilen ve ana kayası 150 milyon yıl yaşında olan mağara, tatil sezonu bitmiş olmasına rağmen yoğun şekilde ziyaretçi ağırlamaya devam ediyor. Gümüşhane-Trabzon karayoluna 4 kilometre mesafede, denizden bin 550 metre yükseklikte, ortalama tavan yüksekliği 18 metre ve toplam iç alanı yaklaşık bin 500 metrekare olan mağaraya gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler, mağara çiçekleri, mağara incileri, traverten havuzları, mağara gülleri gibi oluşumları hayranlıkla karşılıyor. Yılbaşından bugüne 110 bin kişinin ziyaret ettiği Karaca Mağarası, uzmanlar tarafından solunum yolu hastalıklarının tedavisinde kullanılan alternatif tedavi yöntemlerinden birisi olan ve tuz terapisi olarak da adlandırılan halo terapiye Türkiye'de uygun olan az sayıdaki mağaralardan birisi olarak biliniyor.
"Astım geçmişi olan bir insan olarak da içeriye geldiğimde o farkı hissedebiliyorsun nefes aldığında"
Tekstil mühendisiyken istifa edip hayallerinin peşinden giderek motosikletiyle tek başına Türkiye'nin 81 ilini gezmeye başlayan Saliha Özkan, Karaca Mağarası'nı hep merak ettiğini ve görünce çok etkilendiğini söyledi. Projesinde 59. şehir olarak Gümüşhane'ye geldiğini ve Karaca Mağarası'nı ziyaret ettiğini kaydeden Özkan, "Daha önce de araştırmıştım. Fotoğraflarını gördüm fakat içerisinde olmak bambaşka bir şey. Astım geçmişi olan bir insan olarak da içeriye geldiğimde o farkı hissedebiliyorsun nefes aldığında. Oldukça rahat. Vaktim olsa da her gün gelebilsem diyorum. İnşallah tekrardan yolumuz düşer buralara" dedi.
Karaca Mağarası'nın yapısının daha önce gittiği mağaralara göre çok daha farklı olduğunu ifade eden Özkan, "Buranın yapısı çok farklı ve çok ütopik duruyor. Hayal ürünü gibi duruyor. O kadar güzel ki içerisinde bulunmak en başta nefesini çok iyi dengelediği için huzur verici etkisini hissettim ben açıkçası" diye konuştu.
"Gerçekten inanılmaz bir yer"
İstanbul'dan gelerek mağarayı gezen Muhammed Can Kopuz ise, "Buranın methini çok duymuştuk. Bir çobanın hikayesi olduğu söylendi. Biz de gelip görmek istedik. Gerçekten inanılmaz bir yer. Müthiş bir eser diyebiliriz. Gümüşhane'nin böyle güzelliklerinin de korunması ve sonraki nesile aktarılması çok önemli. Herkesi buraya bekliyoruz. Beni en çok etkileyen bir santimetrelik kısmın 15 yılda oluşması oldu" ifadelerini kullandı.
"İçeriye giren kronik ciğer rahatsızlığı olan misafirler çok rahatladığını söylüyorlar"
Trabzon'dan mağaraya günübirlik turlar düzenleyen grup lideri Kerem Akcelep, "Yerli ve yabancı misafirlerimizin Karaca Mağarası'ndan çok güzel dönütleri oluyor. Çünkü bu mağaranın diğer mağaralara oranla daha farklı oluşumları mevcut. İçeride verilen bilgiler de çok ilginç olduğu için genelde güzel dönütler veriliyor. Aynı zamanda mağaranın içindeki havanın yumuşak olması da bir avantaj. Genelde içeriye giren kronik ciğer rahatsızlığı olan misafirler çok rahatladığını söylüyorlar" dedi.
Cezayir'den gelen mimar Ryan Algires, "Şu an tatildeyim. Karaca Mağarası'na geldik ve çok güzel bir yer. İçeride farklı dillerde tanıtım seslendirmeleri gayet başarılı. Beni en çok mağaranın sonundaki yer etkiledi" diye konuştu.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-nin-yer-alti-sarayi-110-bin-ziyaretci-agirladi/153398/</link>
			<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 09:16:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'nin "Yeraltı Sarayı" 110 bin ziyaretçiyi ağırladı</title>
			<description><![CDATA[ Gümüşhane'nin Torul ilçesindeki "yeraltı sarayı" Karaca Mağarası, yılbaşından bu yana 110 bin ziyaretçiyi ağırladı. Milyonlarca yılda oluşan sarkıt ve dikitlerle görsel bir şölen sunan mağara, aynı zamanda solunum yolu hastalıklarına iyi gelen havasıyla da dikkat çekiyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Gümüşhane'nin Torul ilçesindeki "yeraltı sarayı" Karaca Mağarası, yılbaşından bu yana 110 bin ziyaretçiyi ağırladı. Milyonlarca yılda oluşan sarkıt ve dikitlerle görsel bir şölen sunan mağara, aynı zamanda solunum yolu hastalıklarına iyi gelen havasıyla da dikkat çekiyor.  Torul ilçesine bağlı Cebeli köyü sınırları içerisinde yer alan, sarkıt, dikit ve damlataşı şekillerinin en yoğun, en güzel, en görkemli ve görenleri büyüleyici örneklerine sahip Karaca Mağarası, oluşumların yoğunluğu bakımından Türkiye ve dünyanın en zengin mağaralarından birisi olarak kabul ediliyor. 150 milyon yıllık doğal miras "Gümüşhane'nin yer altı sarayı" olarak nitelendirilen ve ana kayası 150 milyon yıl yaşındaki Karaca Mağarası, tatil sezonu bitmiş olmasına rağmen yoğun şekilde ziyaretçi ağırlamaya devam ediyor. Gümüşhane-Trabzon karayoluna 4 kilometre mesafede, denizden bin 550 metre yükseklikte, ortalama tavan yüksekliği 18 metre ve toplam iç alanı yaklaşık bin 500 metrekare olan mağaraya gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler yüksek tavanlardan aşağıya ve tem tersi istikamette milyonlarca yılda oluşan devasa sarkıt, dikit ve sütunlarla mağara çiçekleri, mağara incileri, traverten havuzları, mağara gülleri gibi oluşumları hayranlık ve şaşkınlıkla karşılıyor. Yılbaşından bugüne 110 bin kişinin ziyaret ettiği Karaca Mağarası, uzmanlar tarafından solunum yolu hastalıklarının tedavisinde kullanılan alternatif tedavi yöntemlerinden birisi olan ve tuz terapisi olarak da adlandırılan halo terapiye Türkiye'de uygun olan az sayıdaki mağaralardan birisi olarak biliniyor. Tekstil mühendisiyken istifa edip hayallerinin peşinden giderek motosikletiyle tek başına Türkiye'nin 81 ilini gezmeye başlayan Saliha Özkan, Karaca Mağarasını hep merak ettiğini ve görünce çok etkilendiğini söyledi. "Astım geçmişi olan bir insan olarak da içeriye geldiğimde o farkı hissedebiliyorsun nefes aldığında" Projesinde 59. şehir olarak Gümüşhane'ye geldiğini Karaca Mağarasını ziyaret ettiğini kaydeden Özkan "Daha önce de araştırmıştım. Fotoğraflarını gördüm fakat içerisinde olmak bambaşka bir şey. Astım geçmişi olan bir insan olarak da içeriye geldiğimde o farkı hissedebiliyorsun nefes aldığında. Oldukça rahat. Vaktim olsa da her gün gelebilsem diyorum. İnşallah tekrardan yolumuz düşer buralara" dedi. Karaca Mağarasının yapısının daha önce gittiği mağaralara göre çok daha farklı olduğunu ifade eden Özkan, "Buranın yapısı çok farklı ve çok ütopik duruyor. Hayal ürünü gibi duruyor. O kadar güzel ki içerisinde bulunmak en başta nefesini çok iyi dengelediği için huzur verici bir etkisini hissettim ben açıkçası" diye konuştu. "Gerçekten inanılmaz bir yer" İstanbul'dan gelen Muhammed Can Kopuz ise "Buranın methini çok duymuştuk. Bir çobanın hikayesi olduğu söylendi. Biz de gelip görmek istedik. Gerçekten inanılmaz bir yer. Müthiş bir eser diyebiliriz. Gümüşhane'nin böyle güzelliklerinin de korunması ve sonraki nesne aktarılması çok önemli. Herkesi buraya bekliyoruz. Beni en çok etkileyen bir santimetrelik kısmın 15 yılda oluşması oldu" ifadelerini kullandı. "İçeriye giren kronik ciğer rahatsızlığı olan misafirler çok rahatladığını söylüyorlar" Trabzon'dan mağaraya günübirlik tur getiren grup lideri Kerem Akcelep de "Yerli ve yabancı misafirlerimizin Karaca Mağarasından çok güzel dönütleri oluyor. Çünkü bu mağaranın diğer mağaralara oranla daha farklı oluşumları mevcut. İçeride verilen bilgiler de çok ilginç olduğu için genelde güzel dönütler veriliyor. Aynı zamanda mağaranın içindeki havanın yumuşak olması da bir avantaj. Genelde içeriye giren kronik ciğer rahatsızlığı olan misafirler çok rahatladığını söylüyorlar" dedi. Cezayir'den gelen mimar Ryan Algires de "Şu an tatildeyim. Karaca Mağarasına geldik ve çok güzel bir yer. İçeride farklı dillerde tanıtım seslendirmeleri gayet başarılı. Beni en çok mağaranın sonundaki yer etkiledi" diye konuştu. (RE-ÖS-Y)Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-nin-yeralti-sarayi-110-bin-ziyaretciyi-agirladi/153394/</link>
			<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 09:12:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de 130 dağcı Çetlüce Yaylası'nda sis ve yağmur altında yürüdü</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane ve Giresun'dan gelen 130 dağcı, Kürtün ilçesinin doğal güzellikleriyle ünlü Çetlüce Yaylası'nda sis ve yağmur altında doğa yürüyüşü gerçekleştirdi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane ve Giresun'dan gelen 130 dağcı, Kürtün ilçesinin doğal güzellikleriyle ünlü Çetlüce Yaylası'nda sis ve yağmur altında doğa yürüyüşü gerçekleştirdi.
Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) ile Giresun Dağcılık Kulübü'nün ortak organizasyonuyla gerçekleşen etkinlik, sporculara hem doğa ile baş başa kalma hem de yaylanın eşsiz manzaralarını keşfetme fırsatı sundu.
Deniz seviyesinden bin 815 metre yükseklikte yer alan Çetlüce Yaylası, dört mevsim sunduğu sis denizi ve gün batımıyla doğaseverlerin ilgi odağı oldu. Ekipler Kızılali Yaylasına kadar araçla ulaşıp oradan geri dönerek Çetlüce Yaylasında günbatımını ölümsüzleştirdi.
Genelde yağmur altında gerçekleşen yürüyüşte zaman zaman sıyrılan bulutların ardından eşsiz orman ve sis manzaralarını izleyen sporcular, kardelen çiçekleri arasında ormanlık kesimdeki yürüyüşlerinde önlerine çıkan likarpaları (Yaban mersini) yağmura aldırmadan topladı.
Akşam saatlerinde otantik atmosferi ve huzurlu ortamıyla ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunan Çetlüce Yaylasına ulaşan ekipler, bu sırada bulutların dağılmasıyla birlikte eşsiz gün batımı manzarasına şahitlik yaptı.
İlçeye bağlı Taşlıca köyü sınırlarındaki Çetlüce yaylasında o anları ölümsüzleştiren sporcular zirvelerden gerçekleştirilen etkinlik boyunca dağın bir yamacında sis manzarası diğer yamacında derin vadilerdeki orman manzarasından yürüdü.
Bulutların üzerinde yürüyormuş hissi veren manzaraların tadını çıkaran sporcular doğanın büyüleyici güzelliklerine ev sahipliği yapan yaylalarla dolu parkurda görsel şölen sunan anın tadını çıkardı.
Giresun Dağcılık Kulübü Başkanı Turgay Tütüncü, "Güzel bir günde GÜDAK'la 130 kişilik ortak bir etkinlik gerçekleştirdik. Çetlüce Yaylası, Kızılali Yaylası yürüyüşünü yaptık. 10-11 kilometre arası bir yürüyüş yaptık. Yoğun sis ve yağmur altında yürüdük. Bu tarz etkinliklerle çevre illerimizin dağcılık kulüpleriyle buluşarak yöre halkını destekliyoruz, ekoturizme destek veriyoruz, turizme kazandırmaya çalışıyoruz. Genel amacımız bu. Hem Giresun hem Gümüşhane Karadeniz'in en güzel ve bozulmamış yaylalarına sahip illerinden. Bizde üzerimize düşen bu görevleri yerine getirerek bu etkinlikleri düzenliyoruz. Giderek artan taleplere karşılık vermeye çalışıyoruz. Herkesi bu doğal güzellikleri görmeye, dağlara bekliyoruz" dedi.
Sporculardan Hilal Aksu da "Yolculuğumuz biraz uzun sürdü ama sonunda güzel bir doğaya kavuştuk. Biraz sisliydi bugünkü hava durumu. Yer yer yağış oldu yer yer güneşle rastlaştık. Genelde ıslandık ama gayet güzeldi yürüyüşümüz. Yaban mersiniyle karşılaştık ve şifa olsun diye bol bol topladık. Gayet güzel bir yürüyüştü" ifadelerini kullandı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-130-dagci-cetluce-yaylasi-nda-sis-ve-yagmur-altinda-yurudu/150991/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Sep 2025 09:06:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de hava soğudu, yüksekler kara teslim oldu</title>
			<description><![CDATA[Son günlerde yağışlı ve soğuk hava dalgasının etkili olduğu Gümüşhane'de yüksek zirveler gece gerçekleşen kar yağışıyla birlikte beyaz örtüyle kaplandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Son günlerde yağışlı ve soğuk hava dalgasının etkili olduğu Gümüşhane'de yüksek zirveler gece gerçekleşen kar yağışıyla birlikte beyaz örtüyle kaplandı.
Eylül ayının son günlerinde yaylaların bir kez daha beyaza büründüğü Gümüşhane'de kış mevsimi yavaş yavaş kendini hissettiriyor.
Yağmur yağışının ardından havaların soğuması ve hatta bazı noktalarda sıfırın altına düşmesiyle birlikte 2 bin metre ve üzerindeki yayla ve zirveler beyaza büründü.
Başta kentin en yüksek noktası olan Abdalmusa, Acembol, Artabel zirveleri olmak üzere çok sayıda zirve beyaza bürünürken, Taşköprü Yaylası başta olmak üzere bazı yaylalarda kar yağışı devam ediyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre dün gece şehrin en soğuk noktaları eksi 4,7 dereceyle Zigana Kayak Merkezi ve Olucak köyü Karayayla mevkii ile eksi 0,9 dereceyle Aşağı Yuvarlı köyü oldu.
İlçelere bakıldığında ise Kelkit'te 3,7, Köse'de 5, Şiran'da 6,8, Kürtün'de 8,5, Merkez ilçede 8,9 ve Torul'da 9,7 derece olarak ölçüldü.
Gümüşhane genelinde hava sıcaklığının yarından itibaren kademeli olarak yeniden artması bekleniyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-hava-sogudu-yuksekler-kara-teslim-oldu/149812/</link>
			<pubDate>Sun, 21 Sep 2025 13:43:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de hava soğudu... Yüksek kesimler kara teslim oldu</title>
			<description><![CDATA[ Son günlerde yağışlı ve soğuk hava dalgasının etkili olduğu Gümüşhane'de yüksek zirveler gece gerçekleşen kar yağışıyla birlikte beyaz örtüyle kaplandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Son günlerde yağışlı ve soğuk hava dalgasının etkili olduğu Gümüşhane'de yüksek zirveler gece gerçekleşen kar yağışıyla birlikte beyaz örtüyle kaplandı.  Eylül ayının son günlerinde yaylaların bir kez daha beyaza büründüğü Gümüşhane'de kış mevsimi yavaş yavaş kendini hissettiriyor. Yağmur yağışının ardından havaların soğuması ve hatta bazı noktalarda sıfırın altına düşmesiyle birlikte 2 bin metre ve üzerindeki yayla ve zirveler beyaza büründü. Başta kentin en yüksek noktası olan Abdalmusa, Acembol, Artabel zirveleri olmak üzere çok sayıda zirve beyaza bürünürken, Taşköprü Yaylası başta olmak üzere bazı yaylalarda kar yağışı devam ediyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre dün gece şehrin en soğuk noktaları eksi 4,7 dereceyle Zigana Kayak Merkezi ve Olucak köyü Karayayla mevkii ile eksi 0,9 dereceyle Aşağı Yuvarlı köyü oldu. İlçelere bakıldığında ise Kelkit ilçesinde 3,7, Köse ilçesinde 5, Şiran ilçesinde 6,8, Kürtün ilçesinde 8,5, Merkez ilçede 8,9 ve Torul ilçesinde 9,7 derece olarak ölçüldü. Gümüşhane genelinde hava sıcaklığının yarından itibaren kademeli olarak yeniden ısınması bekleniyor.Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-hava-sogudu-yuksek-kesimler-kara-teslim-oldu/149810/</link>
			<pubDate>Sun, 21 Sep 2025 13:40:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhaneli 9 yaşındaki Buğlem her törende İstiklal Marşı'nı işaret diliyle okuyor</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'de 9 yaşındaki ilkokul öğrencisi Buğlem Köksalan, okul törenlerinde İstiklal Marşı'nı işaret diliyle okuyarak arkadaşlarına örnek oluyor ve işitme engelli bireylere yönelik duyarlılığı artırıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'de 9 yaşındaki ilkokul öğrencisi Buğlem Köksalan, okul törenlerinde İstiklal Marşı'nı işaret diliyle okuyarak arkadaşlarına örnek oluyor ve işitme engelli bireylere yönelik duyarlılığı artırıyor.
Gümüşhane'de Aysın Rafet Ataç İlkokulu 4. sınıf öğrencisi olan Buğlem, annesinden ilham alarak başladığı işaret dilini sosyal medya videolarıyla geliştirdi.
Özellikle İstiklal Marşı'nın işaret dili ile ifadesi üzerine çalışan Buğlem, her pazartesi ve cuma günü düzenlenen törenlerde İstiklal Marşı'nı işaret diliyle okuyarak işitme engelli bireylere yönelik farkındalık oluşturuyor.
Okulunda işitme engelli öğrenci bulunmamasına rağmen, okul çıkışlarında aileler arasında işitme engelli bireyler olabileceğini düşünerek işaret dilini kullanan 9 yaşındaki Buğlem, bu davranışıyla arkadaşlarına da örnek oluyor.
Öğretmenleri, Buğlem'in işaret diline olan ilgisinin diğer öğrenciler üzerinde de etkili olduğunu belirterek, bu davranışın hem öğrenciler arasında duyarlılığı artırdığını hem de toplumsal farkındalığa katkı sağladığını ifade etti.
Ailesi ise kızlarının engellilere yönelik hassasiyetinden gurur duyduklarını söyledi.
"Her pazartesi ve cuma bayrak törenlerinde İstiklal Marşı'nı işaret diliyle okuyor"
Öğrencisinin bu davranışının sınıftaki arkadaşlarını da olumlu yönde etkilediğini söyleyen sınıf öğretmeni Eser Someren, "Öğrencim bir gün geldi öğretmenim ben sosyal medyada İstiklal Marşı'nın işaret diliyle söyleneceğini gördüm. Ben de çalıştım artık söyleyebiliyorum, okul idaresiyle görüşseniz de artık pazartesi ve cuma bayrak törenlerinde bu İstiklal Marşı'nı işaret diliyle söylesem olur mu dedi. Ben de bunu idareyle paylaştım. İdareci arkadaşlarımız sağ olsunlar onlar da olumlu yaklaştılar. Ondan sonra Buğlem öğrencimiz her pazartesi sabah her cuma akşam bayrak törenlerinde işaret diliyle İstiklal Marşı'nı söylemeye başladı. Bu da bize çok gurur ve mutluluk veriyor" dedi.
Aysın Rafet Ataç İlkokulu Okul Müdürü Şinasi Çalışkan ise, "Buğlem öğrencimizin bu yapmış olduğu faaliyet diğer öğrenciler için de örnek olması noktasında çok güzel bunu önemsiyoruz. Üçüncü sınıfta bize geldiğinde bana bir bayrak töreninde öğretmenim ben bu programda işaret diliyle İstiklal Marşı'mızı söyleyebilir miyim dediğinde biz de kabul ettik. O günden sonra bugüne kadar bütün programlarımızda Buğlem öğrencimizi burada bizim arkamızda, bizim yanımızda İstiklal Marşı'nı işaret diliyle arkadaşlarına aktarıyor. Herkes bir engelli adayı Buğlem öğrencimizin yapmış olduğu bu çalışmayı takdir ediyoruz. Kendisini tebrik ediyoruz" diye konuştu.
"Arkadaşlarımın işitme engelli yakınları da gelir diye düşünerek yapmaya başladım"
İşaret diline merakının annesi ile başladığını ifade eden Buğlem Köksalan (9), "Benim annem hemşire, onların da hastalarla iletişim kurabilmek için işaret dilini bilmeleri lazım çünkü işitme engelli hastalar olabiliyor. Ben de annemden gördüm, heves ettim, öğrendim. Bir ara bir hocayla tanıştık. Hocamla devam ettim. Ondan sonra müdürüme 'Ben işaret dilinde İstiklal Marşı'nı biliyorum, burada yapabilir miyim?' dedim. Müdürüm de tabii ki iyi bir insan olduğu için izin verdi. Sonra burada yaptığım her törende İstiklal Marşı okunduğunda, bu okulda bir yıldır yapıyorum. Ben burada düşünürken, çocukların duymayan akrabaları gelir diye düşündüm. Onlar da İstiklal Marşı'nı sonuçta duymadıkları için anlayamazlar. Ben de bunun için 'Belki bana bakarlar, belki anlarlar' diye düşündüm. Yani sınıftayken bana soruyorlar, 'Şu kelime nasıl yapılır?' diye. Ben de bildiklerimi söylüyorum, bilmediklerimi söylemiyorum. Bazen İstiklal Marşı'nı yaparken de, yapmaya çalışanları görüyorum. Çünkü ben karşıya baktığım için yapmaya çalışanlar oluyor. Yani meraklı olduklarını da biliyorum. Bu da benim için çok güzel bir duygu" ifadelerini kullandı.
Buğlem'in annesi Ayşegül Köksalan da, "Öncelikle ben hastanede bizim işaret dili eğitimimiz vardı. Evde çalışırken Buğlem de görüyordu. Benden görerek heves etti. Bir iki harekete başladık. Daha sonrasında düşündük neden İstiklal Marşı olmasın dedik. Önce internetten bir araştırdık, baktık, videolar izledik, onlar üzerinde bir çalıştık. Daha sonra kendi işaret dili öğretmenimle birebir iletişime geçtik. Müdürleriyle kendisi görüştü, kendisi izinlerini aldı ve bu şekilde kendi yoluna kendisi devam etti. Biz sadece arka planda onun destekçisi olduk. Tabii ki bu benim için çok gurur verici. Hani bu şekilde evet okulumuzda biliyoruz ki işitme engelli bir öğrencimiz yok ama bu çevre açısından bir duyarlılık oluşturuyor. Diğer çocuklar meraklı gözlerle bakıyor ve İstiklal Marşı'nda en önde çıkan bir öğrenci var. Bu diğer çocuklar içinde heves kaynağı oluyor. Çocuklar bunu gördükçe heveslenip çaba gösteriyorlar, öğrendiklerini de çevrelerine aktarmaya çalışıyorlar. Bu bizim için çok önemli. İstediğimiz zaten asıl bu. Çevremize bu duyarlılığı aktarmak, duyarlı çocuklar yetiştirmek. Bunun için çabalıyoruz. İşaret dilini herkesin öğrenmesi gerekiyor. Çünkü çevremizde işitme engelli kişiler çok fazla ve biz onlarla iletişim kuramıyoruz. Sadece işaret etmeye çalışıyoruz ama bu onlar için de yeterli olmuyor. Bir şekilde bir iletişim kurma yöntemimiz oluyor ve onlar da bundan çok mutlu oluyorlar" dedi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushaneli-9-yasindaki-buglem-her-torende-istiklal-marsi-ni-isaret-diliyle-okuyor/148996/</link>
			<pubDate>Sat, 20 Sep 2025 09:15:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de Gaziler Günü etkinlikleri</title>
			<description><![CDATA[19 Eylül Gaziler Günü, Gümüşhane'de çeşitli etkinlikler ile kutlanıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[19 Eylül Gaziler Günü, Gümüşhane'de çeşitli etkinlikler ile kutlanıyor.
19 Eylül Gaziler Günü programı Belediye Başkanlığı önünden Gümüşhane Valisi Aydın Baruş, il protokoü, gaziler ve vatandaşların da katılımıyla gerçekleştirilen "Kahramanlarla Kardeşlik Yolunda 19 Eylül Gaziler Günü Yürüyüşü" ile başladı. Atatürk Caddesi boyunca süren yürüyüş, Hükümet Konağı önündeki Atatürk Anıtı'nda sona erdi.
Burada düzenlenen törende Valilik, Garnizon Komutanlığı, Belediye Başkanlığı ve Türkiye Muharip Gaziler Derneği anıta çelenk sundu. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu.
Programda günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan Gazi Hüseyin Cahit Kaya, gazilerin vatanın bağımsızlığı ve milletin birliği uğruna canlarını ortaya koyduğunu vurgulayarak "Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında en büyük hedefimiz, terörün gölgesinden tamamen arınmış, huzur ve güvenin hakim olduğu Büyük Türkiye'yi hep birlikte inşa etmektir. Biliyoruz ki sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği, sayın Devlet Bahçeli Bey'in kararlılığı ve milletimizin her bir ferdinin duaları ile yürütülen Terörsüz Türkiye ideali sadece şehitlerimizin bizlere bıraktığı kutsal emanete sahip çıkmak değil, aynı zamanda gelecek nesillerimize barış, kardeşlik ve müreffeh bir vatan armağan etmek demektir. Bugün bizler bir oldukça, omuz omuza verdikçe, terörün karanlığına asla yer bırakmayacak, ülkemizi aydınlık yarınlara taşıyacağız" dedi.
Anıt önü programının ardından 19 Eylül Gaziler Günü kapsamında Gümüşhane Şehit Yakınlarına ve Gazilerine Yardım Derneği, Türkiye Muharip Gaziler Derneği, İl Garnizon Komutanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü mensuplarından oluşan heyet Gümüşhane Valisi Aydın Baruş'u makamında ziyaret etti.
Program gün boyu sürecek etkinliklerle devam edecek.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-gaziler-gunu-etkinlikleri/148384/</link>
			<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 11:53:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Ersoy: "Satala Antik Kenti'nin kültür ve turizm hayatına en güçlü şekilde katılmasını sağlayacağız"</title>
			<description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Satala Antik Kenti'nin önemine dikkat çekerek "Roma, Sasani, Selçuklu ve Osmanlı ile muazzam bir medeniyet ve kültür çeşitliliğine ev sahipliği yapmış bu sahanın Gümüşhane'nin kültür-turizm hayatına en güçlü şekilde katılmasını ve dolayısıyla sosyoekonomik katkı sunmasını sağlayacağız" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Satala Antik Kenti'nin önemine dikkat çekerek "Roma, Sasani, Selçuklu ve Osmanlı ile muazzam bir medeniyet ve kültür çeşitliliğine ev sahipliği yapmış bu sahanın Gümüşhane'nin kültür-turizm hayatına en güçlü şekilde katılmasını ve dolayısıyla sosyoekonomik katkı sunmasını sağlayacağız" dedi.
Bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Gümüşhane'ye gelen Bakan Ersoy, ilk olarak Gümüşhane Valiliğini ziyaret etti. Gümüşhane Valisi Aydın Baruş'un makamında kentteki yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi alan Bakan Ersoy, daha sonra kurum yöneticileriyle bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantının ardından basın açıklaması gerçekleştiren Ersoy, kentteki turizm ve kültürel projelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gümüşhane'nin bölgesel olarak ciddi bir yatırım sahası olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, "İnşallah gerekli adımları ivedilikle atarak Gümüşhane'ye layık olduğu kültür-turizm ivmesini kazandıracağız. Son 23 yılda Gümüşhane'de kültür ve turizme güncel fiyatlarla 443 milyon TL yatırım yaptık. Gümüşhane'deki yerel yönetimlerin turizm altyapı yatırım projelerine 2025 fiyatlarıyla 230 milyon TL gibi muazzam bir destek sağladık. 2002'de Gümüşhane'de sadece bir tane konaklama tesisi vardı ve o da 54 yatak kapasiteli idi. Bugün 10 farklı konaklama tesisi, toplam 612 yatak kapasitesiyle misafirlerini ağırlamaktadır. Gümüşhane'nin 'Zigana', 'Çakırgöl' ve 'Süleymaniye' kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri şehrimizin kültür-turizm hayatının geleceğini şekillendirecek alanlardır. Yeni yatırımlar için Bakanlığımızın atacağı adımlar kadar yereldeki paydaşlarımızın fikir ve önerilerini de bekliyor, bu iş birliğini çok önemli ve değerli buluyorum" diye konuştu.
Satala Antik Kenti'nin önemini de vurgulayan Ersoy, "Turizmin yol arkadaşı kültürdür. Bu iki unsur birbirini sürekli destekleyen, besleyen bir ekosistemin ana parçalarıdır. Bu doğrultuda kültür başlığında şöyle temel bir rakam vermek gerekirse bugün Gümüşhane sınırları içerisinde 31 adet sit alanı, 617 adet tescilli taşınmaz kültür varlığı bulunduğunu belirtmek gerekiyor. Bu hem il bazında hem bölgesel olarak ciddi bir zenginlik. Kültür varlıkları noktasında biliyorsunuz tarihimizin en büyük ve en kapsamlı arkeoloji projesi olan Geleceğe Miras'ı hayata geçirdik. İkinci yılına girmiş olan bu muazzam kazı, restorasyon, ihya ve inşa projesine 'Satala Antik Kenti'ni de dahil ettik. Roma, Sasani, Selçuklu ve Osmanlı ile muazzam bir medeniyet ve kültür çeşitliliğine ev sahipliği yapmış bu sahanın Gümüşhane'nin kültür-turizm hayatına en güçlü şekilde katılmasını ve dolayısıyla sosyoekonomik katkı sunmasını sağlayacağız. Çalışmalarımız sadece Satala Antik Kenti ile de sınırlı değil. Öncesinde tamamladığımız birçok çalışma var. Kültür varlıklarımızın bakım, onarımları ile müze teşhir ve tanzimi gibi alanlarda son 23 yılda 7 tanesi proje, 13 tanesi uygulama işi olmak üzere toplam 20 çalışma başarıyla tamamlanmıştır. 37 taşınmaza da proje ve uygulama yardımı yapılmıştır. Bu vesileyle bu toprakların kültür mirasını çalmaya çalışanlara göz açtırmadığımızı da belirtmek isterim. Gerek jandarmamızın gerek emniyet birimlerimizin özverili çalışmaları ile sadece 2025 yılında 4 adet kaçak kazı ve 3 adet kültür varlığı kaçakçılığı engellenmiş; 168 adet kültür varlığı ve 28 adet obje ele geçirilmiştir. Emeği geçenlere canıgönülden teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Bakan Ersoy, programının devamında AK Parti Gümüşhane İl Başkanlığı'nda partililerle bir araya geldi. Tarihi Süleymaniye Mahallesi'nde de incelemelerde bulunan Ersoy, bölgedeki çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Bakan Ersoy, son olarak Balyemez Konağı'nı ziyaret ederek, kentteki programını tamamladı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/bakan-ersoy-satala-antik-kenti-nin-kultur-ve-turizm-hayatina-en-guclu-sekilde-katilmasini-saglayacagiz/147717/</link>
			<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 14:45:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Ersoy: "Satala Antik Kenti'nin kültür ve turizm hayatına en güçlü şekilde katılmasını sağlayacağız"</title>
			<description><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Satala Antik Kenti'nin potansiyeli ve önemine dikkat çekerek "Roma, Sasani, Selçuklu ve Osmanlı ile muazzam bir medeniyet ve kültür çeşitliliğine ev sahipliği yapmış bu sahanın, Gümüşhane'nin kültür-turizm hayatına en güçlü şekilde katılmasını ve dolayısıyla sosyoekonomik katkı sunmasını sağlayacağız" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Satala Antik Kenti'nin potansiyeli ve önemine dikkat çekerek "Roma, Sasani, Selçuklu ve Osmanlı ile muazzam bir medeniyet ve kültür çeşitliliğine ev sahipliği yapmış bu sahanın, Gümüşhane'nin kültür-turizm hayatına en güçlü şekilde katılmasını ve dolayısıyla sosyoekonomik katkı sunmasını sağlayacağız" dedi.  Bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Gümüşhane'ye gelen Bakan Ersoy, ilk olarak Gümüşhane Valiliğini ziyaret etti. Gümüşhane Valisi Aydın Baruş'un makamında kentteki yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi alan bakan Ersoy daha sonra kurum yöneticileriyle bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantının ardından basın açıklaması gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, kentteki turizm ve kültürel projelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gümüşhane'nin bölgesel olarak ciddi bir yatırım sahası olduğunu ifade eden Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "İnşallah gerekli adımları ivedilikle atarak Gümüşhane'ye layık olduğu kültür-turizm ivmesini kazandıracağız. Son 23 yılda Gümüşhane'de kültür ve turizme güncel fiyatlarla 443 milyon TL yatırım yaptık. Gümüşhane'deki yerel yönetimlerin turizm altyapı yatırım projelerine 2025 fiyatlarıyla 230 milyon TL gibi muazzam bir destek sağladık. 2002'de Gümüşhane'de sadece bir tane konaklama tesisi vardı ve o da 54 yatak kapasiteli idi. Bugün 10 farklı konaklama tesisi toplam 612 yatak kapasitesiyle misafirlerini ağırlamaktadır. Gümüşhane'nin 'Zigana', 'Çakırgöl' ve 'Süleymaniye' kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri şehrimizin kültür-turizm hayatının geleceğini şekillendirecek alanlardır. Yeni yatırımlar için Bakanlığımızın atacağı adımlar kadar yereldeki paydaşlarımızın fikir ve önerilerini de bekliyor; bu iş birliğini çok önemli ve değerli buluyorum" diye konuştu. Konuşmasında Satala Antik Kenti'nin potansiyeli ve önemini de vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Turizmin yol arkadaşı kültürdür. Bu iki unsur birbirini sürekli destekleyen, besleyen bir ekosistemin ana parçalarıdır. Bu doğrultuda kültür başlığında şöyle temel bir rakam vermek gerekirse, bugün Gümüşhane sınırları içerisinde 31 adet sit alanı, 617 adet tescilli taşınmaz kültür varlığı bulunduğunu belirtmek gerekiyor. Bu hem il bazında hem bölgesel olarak ciddi bir zenginlik. Kültür varlıkları noktasında biliyorsunuz, tarihimizin en büyük ve en kapsamlı arkeoloji projesi olan Geleceğe Miras'ı hayata geçirdik. İkinci yılına girmiş olan bu muazzam kazı, restorasyon, ihya ve inşa projesine 'Satala Antik Kenti'ni de dahil ettik. Roma, Sasani, Selçuklu ve Osmanlı ile muazzam bir medeniyet ve kültür çeşitliliğine ev sahipliği yapmış bu sahanın, Gümüşhane'nin kültür-turizm hayatına en güçlü şekilde katılmasını ve dolayısıyla sosyoekonomik katkı sunmasını sağlayacağız. Çalışmalarımız sadece Satala Antik Kenti ile de sınırlı değil. Öncesinde tamamladığımız birçok çalışma var. Kültür varlıklarımızın bakım, onarımları ile müze teşhir ve tanzimi gibi alanlarda son 23 yılda 7 tanesi proje, 13 tanesi uygulama işi olmak üzere toplam 20 çalışma başarıyla tamamlanmıştır. 37 taşınmaza da proje ve uygulama yardımı yapılmıştır. Bu vesileyle bu toprakların kültür mirasını çalmaya çalışanlara göz açtırmadığımızı da belirtmek isterim. Gerek jandarmamızın gerek emniyet birimlerimizin özverili çalışmaları ile sadece 2025 yılında 4 adet kaçak kazı ve 3 adet kültür varlığı kaçakçılığı engellenmiş; 168 adet kültür varlığı ve 28 adet obje ele geçirilmiştir. Emeği geçenlere canıgönülden teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Bakan Ersoy programının devamında AK Parti Gümüşhane İl Başkanlığı'nda partililerle bir araya geldi. Program kapsamında tarihi Süleymaniye Mahallesi'nde incelemelerde bulunan Ersoy, bölgedeki çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Bakan Ersoy son olarak kentteki Balyemez Konağı'nı da ziyaret ederek kentteki programını tamamladı.Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/bakan-ersoy-satala-antik-kenti-nin-kultur-ve-turizm-hayatina-en-guclu-sekilde-katilmasini-saglayacagiz/147712/</link>
			<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 14:41:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de şap hastalığı nedeniyle 5 köy karantinaya alındı</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'de şap hastalığı şüphesi üzerine 5 köyde hayvan hareketleri durduruldu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'de şap hastalığı şüphesi üzerine 5 köyde hayvan hareketleri durduruldu.
Gümüşhane'nin Kürtün İlçesine bağlı Yukarı Karadere köyünden gelen ihbarın ardından Kürtün İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü hayvan sağlığı personelleri bölgeye ulaşarak inceleme yaptı.
Ölen hayvan üzerinde yapılan kontroller ve alınan numuneler sonucunda, ön belirtilerdeki şap hastalığı şüphesi nedeniyle Kürtün ilçesine bağlı Yukarı Karadere, Beytarla, Tilkicek, Aktaş ve Sapmaz köylerine hayvan giriş çıkış ve hareketleri kısıtlandı.
Diğer yandan, şap hastalığına karşı Gümüşhane genelindeki büyükbaş hayvanlara yönelik aşılama çalışmalarının hızla devam ettiği öğrenildi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-sap-hastaligi-nedeniyle-5-koy-karantinaya-alindi/146955/</link>
			<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 15:20:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yaylalarda kışın habercisi 'vargit'ler kendini gösterdi</title>
			<description><![CDATA[Türkiye'nin en fazla yaylaya sahip şehri Gümüşhane'de yaylacıların yaklaşan kış mevsiminin doğal habercisi olan 'vargit' çiçekleri yüksek kesimlerde yüzünü göstermeye başladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye'nin en fazla yaylaya sahip şehri Gümüşhane'de yaylacıların yaklaşan kış mevsiminin doğal habercisi olan 'vargit' çiçekleri yüksek kesimlerde yüzünü göstermeye başladı.
Yaz sıcağıyla kavrulan yaylaları kış öncesi son defa süsleyerek manzaraya doyumsuz bir güzellik katan vargit çiçekleri, sonbahar mevsiminde beyaz ve mor renkleriyle Doğu Karadeniz yaylalarına ayrı bir güzellik katıyor.
Yörede kışın habercisi olarak bilinen vargit çiçekleri, Gümüşhane yaylalarını da adeta mor ve beyaz bir halıyla kaplayarak görenleri kendine hayran bırakıyor.
Türkiye'de yoğun olarak başta Gümüşhane olmak üzere Doğu Karadeniz bölgesindeki yaylalarda görülen ve yöre halkı arasında "vargit çiçeği", "dön geri", "güz gülü" ve "güz çiğdemi" gibi çeşitli adlarla bilinen çiçekler açmaya başladı.
Yaylalarda hayvancılık yaparak geçimini sağlayan çoğu kişinin dönüşü için de işaret olarak kabul gören Vargit çiçekleri, tarihi İpek Yolu güzergahının en zorlu geçitlerinden birisi olan Torul ilçesi sınırlarındaki 2 bin 50 metre rakımlı Zigana Geçidinde seyrine doyumsuz manzaralar oluşturdu.
Doğal meteoroloji sistemi olan 'vargit çiçekleri' yaklaşan soğuklar öncesi yaylacıları uyarmak için yeniden toprak üzerine çıktı. Her yıl sonbahar mevsiminde kendini göstererek yaylalardan göç etme zamanının geldiğini doğal yollarla haber veren vargit çiçekleri açınca yaylacılara "Havalar soğuyor, kış geliyor artık geri dön" uyarısında bulunuyor.
Zigana geçidinde eşsiz manzaralara neden olan ve öbek öbek tarla gibi boyunu göğe doğru uzatan Vargit Çiçekleri kış öncesi yaylaları son defa süslüyor.
Zigana dağına giderken denk geldiği vargit çiçeklerinin bol bol fotoğraflarını çeken Selami Karaaslan, "Yöresel adıyla vargit, normalde çiğdem diye bilinen yayla çiçekleri Zigana'yı sarmış. Çok güzel bir manzarası var. Genellikle mor, eflatun veya pembe tonlarındadırlar. Sonbahar da açar. Bu yüzden de güz çiğdemi de denilebiliyor. Yaylalarda açtığı zaman genellikle şöyle bir ifadede bulunurdu yaşlılarımız, büyüklerimiz: Bu çiçekler açtığı zaman varın gidin, var git, yani burayı terk et, köyüne git anlamında. Bu anlamda söylendiği için yöresel adıyla da vargit çiçeği olarak da bilinir. Manzarası çok güzel. Bu bölgede sanki insan eliyle ekilmiş gibi her taraf öbek öbek çiçek. Değişik güzelliklere bezemiş buraları" dedi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/yaylalarda-kisin-habercisi-vargit-ler-kendini-gosterdi/145705/</link>
			<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 09:08:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de LPG'li otomobil alev alev yandı</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'de park halindeki LPG'li otomobil yanarak kullanılamaz hale geldi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'de park halindeki LPG'li otomobil yanarak kullanılamaz hale geldi.
Yangın, öğle saatlerinde Torul ilçesi Kaledibi Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Terminal Caddesi üzerinde park halindeki Olgun Y.'ye ait olduğu öğrenilen 29 AF 838 plakalı Tofaş marka otomobil, sırada henüz bilinmeyen nedenle alev aldı. Hızla aracı saran alevlere çevredekiler müdahale etmeye çalıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekiplerince söndürülen yangında can kaybı olmazken araç kullanılamaz hale geldi. Yangının çıkış nedeni araştırılıyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-lpg-li-otomobil-alev-alev-yandi/145485/</link>
			<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 16:44:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de park halindeki LPG'li otomobil alev alev yandı</title>
			<description><![CDATA[ Gümüşhane'de park halindeki LPG'li otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle alevler içinde kaldı. Otomobil kullanılamaz hale geldi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Gümüşhane'de park halindeki LPG'li otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle alevler içinde kaldı. Otomobil kullanılamaz hale geldi.  Yangın öğle saatlerinde Gümüşhane'nin Torul ilçesi Kaledibi Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Olgun Y.'ye ait olduğu öğrenilen 29 AF 838 plakalı Tofaş marka otomobil Terminal Caddesi üzerinde park halinde bulunduğu sırada henüz bilinmeyen bir nedenle yanmaya başladı. Kısa sürede alevlere teslim olan araca vatandaşlar müdahale etmeye çalıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını söndürdü. Yangında can kaybı yaşanmazken araç kullanılamaz hale geldi.Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-park-halindeki-lpg-li-otomobil-alev-alev-yandi/145480/</link>
			<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 16:42:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kelkit'in coğrafi işaretli şeker fasulyesinin hasadı başladı</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin Kelkit ilçesi ve civarında yetişen coğrafi işaretli şeker fasulyesinin hasadı başlarken, hasat edilen ürünler eleme tesisinde paketlenerek satışa ve tüketime hazır hale getiriliyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin Kelkit ilçesi ve civarında yetişen coğrafi işaretli şeker fasulyesinin hasadı başlarken, hasat edilen ürünler eleme tesisinde paketlenerek satışa ve tüketime hazır hale getiriliyor.
Kelkit ilçesinde Kelkit Kuru Fasulye Üreticileri Birliği tarafından yapılan çalışmalar neticesinde 2020 yılında coğrafi işaret alan Kelkit şeker fasulyesinin hasadı devam ediyor. Uzun bir yolculuğun ardından hasat edilmeye hazır hale gelen ve Kelkit ilçesinde üreticiler için önemli bir gelir kaynağı olan şeker fasulyesi tadı ve kalitesiyle yoğun olarak tercih ediliyor.
2025 yılı itibariyle 10 bin dönümlük arazide Kelkit şeker fasulyesi ekimi yapıldığını aktaran Kelkit Kuru Fasulye Üreticileri Birliği Başkanı Gökhan Durmuş hava sıcaklıklarında yaşanan dengesizlikler nedeniyle rekoltede azalmalar olmasına karşın yaklaşık bin 500 tonluk ürün elde etmeyi hedeflediklerini ve verimden memnun olduklarını dile getirdi. Hasadın ardından kurumaya bırakılan ürünler Kelkit Kuru Fasulye Üreticileri Birliğine ait tesislerde gerçekleştirilen eleme ve ayıklama işlemlerinin ardın paketlenerek hem satışa hem de tüketime hazır hale getiriliyor.
"Sadak Sulama Barajı'nın faaliyete geçmesiyle ekim alanları daha da arttı"
Bölgede ekilen alan sayısının günden güne arttığını ifade eden Kelkit Kuru Fasulye Üreticileri Birliği Başkanı Gökhan Durmuş, "2025 yılı itibariyle ekim alanımız 10 bin dönüme kadar ulaştı. Geçtiğimiz yıl 6 bin dönümdü çıtayı baya yükselttik. Ekim alanlarının artmasındaki en büyük etkenlerinden biri Sadak Sulama Barajı. Bir diğer husus ise tamamen makineleşmeye geçmemiz. Hasadımızı yaptıktan sonra diğer işlemleri de makinelerle yaparak işlemi hızlandırıyoruz. 1 işçi yeterli oluyor tüm bunları yaparken. Hasat ettiğimiz fasulyeleri de birliğimize ait ayıklama ve paketleme tesisimizde hazırlanıp Türkiye'nin dört bir yanına gönderilecek. Malum mevsimle alakalı sorunlar yaşadık hava sıcaklıklarında yaşanan dengesizlikler nedeniyle bitkinin gelişimi biraz yavaş oldu. Çiftçi bu noktada biraz zorlandı. Bazı bölgelerde fasulyeler iyi durumda bazı yerlerde hiç olmadı bile. Bu tabi biraz bakımla da alakalı. Hasadı bitirdikten sonra ne çıkacağını göreceğiz. Beklentimiz bin 500 ton civarında. Kelkit fasulyesinin lezzeti çok önemli toprak, hava ve su bunda çok etkili. Kelkit Doğu Anadolu ve Karadeniz arasında kalan bir bölgede olduğu için iklimden de etkileniyor. Geceleri terleme yapmadığı için de büyümeye devam ediyor. Bu da kabuğunun daha ince olmasına ve daha hızlı pişmesine neden oluyor zaten lezzeti de buradan geliyor. 27 proteine sahip, demir ve çinko oranları yüksek araması ise çok güzel" dedi.
"Hava şartları etkilemesine rağmen verimden memnunuz"
Kelkit ilçesinde kuru fasulye üreticiliği yapan Bülent Karaca, "Ben Kelkit ilçesinde fasulye üreticiliği yapıyorum hasadımız başladı. Sağ olsun başkanımız bize bu noktada her türlü desteği sağlıyor. 2 gün öncesine kadar kadınlar çalışıyordu burada onlar havlu attılar Gökhan bey makinelerle gelip imdadımıza yetişti. Hava şartları bizi etkiledi, kimi yerler iyi kimi yerler kötü ama beklentimiz iyi olacağı yönünde. Verdiğimiz emeğin karşılığını fazlasıyla alıyoruz. Türkiye'nin her yerine gönderiyoruz" diye konuştu.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/kelkit-in-cografi-isaretli-seker-fasulyesinin-hasadi-basladi/144935/</link>
			<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 09:06:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de milyonlarca yıllık deniz fosili yatağı bulundu</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin merkeze bağlı Tekke Beldesi Kermutdere mevkiinde ortaya çıkan deniz fosilleri, bilim insanları ve doğa meraklılarının ilgisini çekiyor. Fosil yatağı olarak değerlendirilen bölgede, milyonlarca yıl öncesine ait deniz canlılarının izleri görülüyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin merkeze bağlı Tekke Beldesi Kermutdere mevkiinde ortaya çıkan deniz fosilleri, bilim insanları ve doğa meraklılarının ilgisini çekiyor. Fosil yatağı olarak değerlendirilen bölgede, milyonlarca yıl öncesine ait deniz canlılarının izleri görülüyor.
Belde sakinlerinden İsa Çelik'in (28) dikkati sonucu birkaç ay önce ortaya çıkan ve milyonlarca yıl öncesine ait olduğu düşünülen deniz fosilleri bölgenin jeolojik geçmişine de ışık tutuyor.
Doğa tutkunu Çelik, Kermutdere mevkiinde gezdiği sırada ana kayadan koparak bir bahçeye düşen kayanın üzerinde fark ettiği ve izini sürdüğü fosillerin, bahçeden 150 metre yukarıdaki ana kayada adeta fosil yatağına dönüştüğünü keşfetti.
Deniz seviyesinden ortalama bin 300 metre yükseklikteki bölgede gördüğü manzara karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Çelik, bölgedeki ana kayaç yapısının tamamının fosillerle dolu olduğunu, bunun tekil bir buluntu değil, tam bir fosil yatağı olduğunu ifade etti.
Alanın deniz kabuklularının fosilleriyle dolu olduğunu kaydeden Çelik, burada merak uyandıran konunun fosillerin noktasal olmasından çok burada kümelenmiş olmasının ender bir buluntu olduğunu söyledi.
"Deniz kabuklularının fosilleriyle dolu burası"
Bölgede jeologlar ve paleontologlar tarafından araştırma yapılmasını isteyen Çelik, süreci şöyle anlattı:
"Bu görmüş olduğunuz kayaç yapısı tamamen fosillerle dolu olan bir ana kayaç yapısı. Buradan kopan birtakım parçalar aşağıda sekiye, bahçeye düşmüş. Buradaki deniz canlılarının o şekilde farkına varıldı. Bu gördüğünüz kayaçlar tamamen baştan aşağı fosille dolu, ilginç bir şekilde. Birkaç tane noktasal olarak değil neredeyse tamamı fosillerle dolu. Aşağıdaki kayaçların izini takiben buraya kadar baktık ve burada ana kaya yatağını bulduk. Bu görmüş olduğunuz kayalar çok ilginç şekilde tamamen fosillerle dolu. Her türlü deniz canlısının fosili var. Yaklaşık üç-dört ay önce fark ettim. Deniz kabuklularının fosilleriyle dolu burası."
Yaptıkları araştırmalarda Tekke beldesinden Hamilton isimli bir seyyah ve jeologun 200 yıl önce geçtiğini tespit ettiklerini ifade eden Çelik, "Hamilton hem gezi amacıyla geçmiş hem de buralardan örnek falan da toplamış. Kendisi de buradan geçerken bir fosil kalıntısı bulduğunu yazıyordu" dedi.
"Bunların burada kümelenmiş olması çok ender bir buluntu"
Anadolu'nun deniz altında kaldığı dönemlere atıfta bulunan Çelik, "Yalnız burada merak uyandıran şey yani bu tip fosillere noktasal olarak Anadolu'nun bir sürü yerinde rastlanılabilir olmasına rağmen bunların burada kümelenmiş olması çok ender bir buluntu. Yani çok ender bir oluşum burada. Fosil yatağı dediğimiz şey bunların toplanıp bir araya geldiği bir yer. Sanki burada bunların üreme alanı varmış gibi noktasal olarak bir sürü fosil olan yerler var. Ama buradaki kayaçların tamamı fosilden oluşmuş vaziyette" diye konuştu.
"Bölgenin jeologlar ve paleontologlar tarafından araştırılması lazım"
Bölgede akademik araştırmaya ihtiyaç olduğunu dile getiren Çelik, şunları söyledi:
"Neticede hiçbirimizin tam olarak alanı bu değil. Jeologlar ve paleontologlar tarafından araştırılıp, bunların tarihinin tespit edilmesi lazım. Tam olarak bilimsel olarak kaç milyon yıl önceden kaldığının tespit edilmesi lazım. İçinde hangi canlı türlerinin bilimsel adıyla neler olduğunun tespit edilmesi lazım."
"Bu fosiller 'Numulit'"
Gümüşhane Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümünde görevli Araştırma Görevlisi Kadir Sünnetçi ise Çelik'in bulduğu fosillerin Alibaba Formasyonu'nun Kermutdere sınırında bulunan "Numulit" adı verilen fosiller olduğunu söyledi.
"Fosiller 5-50 milyon yılı temsil ediyor"
Bu fosillerin yaşlarının 5-50 milyon yılı temsil eden Eosen-Miyosen aralığında bulunan belirtgeç fosiller olduğunu ifade eden Sünnetçi, "Bu bölgede arkadaşımızın bulduğu fosiller de tam olarak bu devri temsil eden fosillerdir. Yaklaşık 50 milyon yıldan 5 milyon yıla kadar bu bir aralığı temsil ediyor. Ama tabii fosillerde özel bir yaşlandırma yapılıp tam olarak hangi dönemde o fosillerin hangi döneme ait olduğu, yani Miyosen ile Eosen arasında olduğu sabit ama tam yaşları ancak belli bir yaşlandırma yapıldığında belli olur. Bu fosiller bir denizel ortama ait fosiller. Zaten fosilleşme şöyle olur: Deniz seviyelerinde veya denizlerin, okyanusların şartlarında ani değişimler sonucu yüklü miktarda canlı ölümleri gerçekleşir. Özellikle sıcaklık değişimi olsun, suyun içerisindeki karbondioksit oranı olsun bu tarz oranların değişiminde dünyada veya çok hızlı sıcaklık düşüşleri veya artışlarında yoğun canlı ölümleri oluyor. Bu canlılar daha sonra oksijensiz bir ortamda yani üstleri kapanarak fosilleşiyorlar. Yani daha doğrusu oksijensiz bir ortamda özellikle kalsiyumlu kısımları taşlaşarak günümüze kadar geliyorlar" dedi.
"Mısır döneminde para olarak kullanıldı bu fosiller"
Mısır'da bu fosillerin para olarak kullanıldığını hatırlatan Sünnetçi, "Hatta halk arasında da cin parası diye geçtiği söyleniliyor. Dikkat edildiğinde yuvarlak ve üstleri işlemeli biraz da böyle parayı andıran şekilleri vardır. Dolayısıyla bu şekilde adlandırıldıkları ve Mısır döneminde de para olarak kullanıldıkları söylenmekte" diye konuştu.
"Gümüşhane tortul formasyonlar barındırdığı için fosil potansiyeli oldukça yüksek"
Gümüşhane'de özellikle Şenköy formasyonu başta olmak üzere birçok tortul formasyon bulunduğunu aktaran Sünnetçi, "Bu tortul formasyonlar içerisinde uygun ortamlarda fosil oluşumları mümkün. Örnek olarak Hur Vadisi'nde bulunan Ammonitico Rosso dediğimiz bir fasiyes var. O fasiyesin içinde de ammonit fosilleri, belemnit fosilleri mevcut. Ama bu fosillerle onlar arasında yaş olarak uzun bir dönem var. Yani bunlara ikisi aynı döneme ait fosiller değiller. Bunlar daha genç. Hur Vadisi'nde bulunanlar daha yaşlı dediğimiz fosiller. Gümüşhane bu potansiyele sahip bir yer. Çünkü içerisinde Berdiga Formasyonu olsun, Kermutdere Formasyonumuz olsun, Şenkök Formasyonu olsun. Bu tarz formasyonlar, tortul formasyonlar barındırdığı için tabii ki fosil potansiyeli oldukça yüksek" ifadelerini kullandı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-milyonlarca-yillik-deniz-fosili-yatagi-bulundu/143292/</link>
			<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 11:42:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'de ambulans takla attı: 3 sağlık personeli yaralandı</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'de hasta nakli dönüşü yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkan ambulansın takla attığı kazada 3 sağlık personeli yaralandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'de hasta nakli dönüşü yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkan ambulansın takla attığı kazada 3 sağlık personeli yaralandı.
Edinilen bilgiye göre kaza, Kelkit-Şiran karayolu Kılıçtaşı Köyü'nde meydana geldi. Kelkit Devlet Hastanesi'ne hasta naklini tamamladıktan sonra Şiran'da bulunan istasyona dönmekte olan B.N. idaresindeki 29 DB 247 plakalı ambulans, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu Kılıçtaşı köyü çıkışında yolda savrularak takla attı. Kazada sürücü B.N. ile ambulansta görevli sağlık çalışanları A.Y. ve H.D. yaralandı.
Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar Kelkit Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-de-ambulans-takla-atti-3-saglik-personeli-yaralandi/142954/</link>
			<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 20:29:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gümüşhane'nin gizli cenneti Çetlüce Yaylası'nda sis denizi manzarası</title>
			<description><![CDATA[Gümüşhane'nin Kürtün ilçesindeki Çetlüce Yaylası, denizden bin 815 metre yüksekliğiyle dört mevsim sis denizi, gün doğumu ve gün batımı manzaraları sunarak doğaseverleri ve fotoğraf tutkunlarını kendine hayran bırakıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane'nin Kürtün ilçesindeki Çetlüce Yaylası, denizden bin 815 metre yüksekliğiyle dört mevsim sis denizi, gün doğumu ve gün batımı manzaraları sunarak doğaseverleri ve fotoğraf tutkunlarını kendine hayran bırakıyor.
İlçeye bağlı Taşlıca köyü sınırlarındaki Çetlüce Yaylası denizden bin 815 metre yüksekliğiyle yılın neredeyse dört mevsimi ziyaretçilerine eşsiz manzaralar sunuyor.
Bahar aylarından itibaren yoğun şekilde ziyaret edilen yayla, özellikle sis deniziyle ünlü. Bölgeye gelen doğa tutkunları, bulutların üzerinde yürüyormuş hissi veren manzaraları izlemek için Çetlüce Yaylası'nı tercih ediyor. Her yıl yüzlerce fotoğrafçı ve gezgini ağırlayan yayla, sosyal medyada paylaşılan görüntüleriyle de dikkat çekiyor.
Sonbahar mevsiminde olunmasına rağmen hala yeşilin farklı tonlarının görülebildiği yaylada ziyaretçiler hayvancılıkla uğraşan köylüler de gündelik yaşamlarını sürdürerek bölgeye ayrı bir otantik hava katıyor.
Çetlüce Yaylası'nın en dikkat çekici yönlerinden biri de tam sırtta yer alması. Bu özelliği sayesinde yayla hem gün doğumunda hem de gün batımında etkileyici bir görsel şölen sunuyor. Güneşin ilk ışıklarıyla kızıllığa bürünen dağlar ve akşam saatlerinde gökyüzünü turuncuya boyayan manzaralar, ziyaretçilerin hafızalarında unutulmaz kareler bırakıyor.
Coğrafyasının yüzde 60'ını oluşturan sayısız sarp dağları, derin vadileri, 430'dan fazla yaylasıyla her mevsim etkileyici manzaralarla karşılaşılan Gümüşhane'de bulutların adeta bir okyanus gibi ayakların altına serildiği sis denizi manzaraları yılın hemen her dönemi görülebiliyor.
Pamuk beyazı bulutları yırtarak göğe yükselen haşmetli dağların zirvelerinde yer alan Çetlüce Yaylası'nı ziyaret eden Fatma Cebeci Aydın,
"Bugün Çetlüce Yaylası'ndayız. Doğasıyla, tertemiz havasıyla bizi resmen etkiledi. Gün batımını izlemek için çıkmıştık. Çok güzel bir sis denizi gördük. Hayvanlar var, inek bakan insanlar var ve şu an duyduğumuz tek şey aslında inek çanlarının uğultusu. Ses yok, gürültü yok. O yüzden çok güzel, çok keyifliydi. Sis denizini çektik, dağları çektik, çok güzel kareler bulduk burada" dedi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></content:encoded>
			<link>https://www.bursadaguncel.com/gumushane-nin-gizli-cenneti-cetluce-yaylasi-nda-sis-denizi-manzarasi/142279/</link>
			<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 09:12:58 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>