<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:image="http://purl.org/rss/1.0/modules/image/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Bursada Güncel - Bursa Haberleri ve Bursa Haber, Son Dakika Bursa - Genel</title>
    <description>Bursada Güncel – Bursa Haberleri ve Bursa Haber, Türkiye&#39;den ve Bursa&#39;dan en son gelişmeleri, canlı manşetleri hızlı ve güvenilir sunan haber kaynağınız.</description>
    <link>https://www.bursadaguncel.com</link>
    <atom:link href="https://www.bursadaguncel.com/xml/rss_google.php?KatId=7" rel="self" type="application/rss+xml" />    
<item>
		   <title>Türkiye&#39;nin en güvenilir ili açıklandı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/turkiye-nin-en-guvenilir-ili-aciklandi/182650/</guid>
		   <description>TÜİK verilerine göre Türkiye’de suç oranı en düşük iller belli oldu. Güvenli yaşam koşullarıyla öne çıkan şehirler arasında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan birçok il yer aldı. İşte suç oranlarının en az olduğu ve Türkiye’nin en güvenli şehirleri arasında gösterilen 10 il...</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/turkiye-nin-en-guvenilir-ili-aciklandi-738.jpg" />
TÜİK verilerine göre Türkiye’de suç oranının en düşük olduğu iller açıklandı. Yüz binde düşen suç oranları dikkate alınarak hazırlanan liste, Türkiye’nin en güvenli şehirlerini ortaya çıkardı. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki birçok ilin listenin üst sıralarında yer alması dikkat çekti.

Türkiye’nin en güvenli 10 şehri şöyle sıralandı: 10. Erzurum – Yüz binde 196 suç oranı9. Mardin – Yüz binde 194 suç oranı8.

Hakkari – Yüz binde 192 suç oranı7. Erzincan – Yüz binde 191 suç oranı6. Muş – Yüz binde 188 suç oranı5.

Bayburt – Yüz binde 186 suç oranı4. Siirt – Yüz binde 175 suç oranı3. Bitlis – Yüz binde 175 suç oranı2.

Şırnak – Yüz binde 159 suç oranı1. Adıyaman – Yüz binde 156 suç oranı Listenin zirvesinde yer alan Adıyaman, yüz binde 156 suç oranıyla Türkiye’nin en güvenli ili olarak dikkat çekiyor. Şırnak ve Bitlis ise düşük suç oranlarıyla ilk üçte yer alan diğer şehirler arasında bulunuyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:53:04 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Taksilerde &#39;fiş&#39;siz yolculuk devri sona eriyor</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/turkiye-de-yeni-bir-donem-basliyor-taksilerde-fis-siz-yolculuk-devri-sona-eriyor/182651/</guid>
		   <description>Hazine ve Maliye Bakanlığı, taksilerde "Taksi Mali Cihazı" kullanımını zorunlu hale getirdi. 1 Eylül 2026ya kadar tüm taksilerde devreye alınacak sistemle, yolculuk sonunda otomatik fiş kesilecek ve kartla ödeme imkânı sunulacak.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/turkiye-de-yeni-bir-donem-basliyor-taksilerde-fis-siz-yolculuk-devri-sona-eriyor-738.jpg" />
Türkiye genelindeki taksi taşımacılığında şeffaflığı artıracak yeni bir dönem başlıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı teknik kılavuz uyarınca, taksimetrelerle entegre çalışan "Taksi Mali Cihazları" artık her araçta zorunlu olacak. Bu düzenleme, hem vergi denetimini sıkılaştırmayı hem de yolcu mağduriyetlerini önlemeyi hedefliyor.

HER YOLCULUK SONUNDA OTOMATİK FİŞ VERİLECEK

Yeni sistemle birlikte yolculuk tamamlandığında cihazlar otomatik olarak fiş kesecek. Düzenlenen fişler %20 KDV içerecek ve veriler eş zamanlı olarak dijital ortamda bakanlığa iletilecek. Böylece "fiş verilmemesi" veya kayıt dışı kazanç gibi sorunların önüne geçilecek.

SON TARİH 1 EYLÜL

2026 Mevcut taksi işletmecilerinin bakanlık onaylı cihazları temin ederek kullanıma alması için son tarih 1 Eylül 2026 olarak belirlendi. Yeni faaliyete başlayacak olanlar veya taksimetresini yenileyenler ise en geç 30 gün içinde bu sisteme geçiş yapmak zorunda kalacak.

KARTLA ÖDEME ZORUNLULUĞU DA GELİYOR

Sistem sadece fiş kesmekle kalmayacak, aynı zamanda ödeme kolaylığı da sunacak. Taksiciler, cihazı aktif ettikten sonra 15 gün içinde bankalarla anlaşarak kartla ödeme altyapısını kurmakla yükümlü olacak. Ayrıca GPS entegrasyonu ve elektronik mühür gibi yüksek güvenlik standartları da cihazlarda standart hale getirilecek.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:53:04 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Usta oyuncu Ferdi Atuner&#39;e veda</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/usta-oyuncu-ferdi-atuner-e-veda/182647/</guid>
		   <description>Tiyatro ve dizi oyuncusu Ferdi Atuner (82) için Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) tören düzenlendi. Törende konuşan kızı İlayda Atuner, “O benim ilk aşkım, kahramanım, en kıymetlimdi. Beni her zaman o meşhur gür sesiyle &apos;Canım kızım’ diye karşılardı. Ona doymak benim için mümkün değildi, hâlâ değil.&quot; dedi.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/usta-oyuncu-ferdi-atuner-e-veda-6585.jpg" />
Kalp krizi sonucu hayatını kaybeden tiyatro ve dizi oyuncusu Ferdi Atuner için Atatürk Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi. Aynı zamanda İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçısı olan Atuner için düzenlenen törene yakınları ve sanat camiasından çok sayıda kişi katıldı. Sanatçının hayatı ve kariyerine ilişkin konuşmalar yapılan törene katılanlar duygu dolu anlar yaşadı. Atuner’in yakın arkadaşı Metin Ertem ise, &quot; Çocuk kalpliydi ve bir çocuk bayramında göçtü. Işıklar içinde uyusun. Güle güle Ferdi kardeşim.&quot; diye konuştu.

&apos;EN SEVDİĞİ YERDE BİZE VEDA EDİYOR’

Ferdi Atuner’in kızı İlayda Atuner, “Çok söyleyecek birşey yok, tarifsiz bir acı benim için. Çok fazla insanın iyiliği dokunmuş, sanata kendini adamış biriydi. Çok derin derin, uzun uzun şeyler de söylemek istemiyorum. Ruhu şad olsun. En sevdiği yerde de veda ediliyor. Bundan sonrası mekanı cennet olsun. Tabii ki gönlü hep buradaydı. Biz de son vazifesini yerine getiriyoruz&quot; dedi. Kızı törende de bir konuşma yaparak, “O benim ilk aşkım, kahramanım, en kıymetlimdi. Beni her zaman o meşhur gür sesiyle &apos;Canım kızım’ diye karşılardı. Ona doymak benim için mümkün değildi, hâlâ değil. Tabii ki de bize olan sevgisi kadar işine, sahneye ve sanata büyük bir aşkla bağlıydı. Henüz 1 ay önce annemi kaybetmenin derin acısına dayanamadığını düşünüyorum ve bu hayatta ona nasıl sahip çıktıysa orada da sahip çıkmak için aramızdan ayrıldı. İnanıyorum ki yeniden kavuştular&quot; dedi.

Usta oyuncu Ferdi Atuner hayatını kaybetti

&apos;HAYATININ 45 YILINI BURAYA ADADI’

Oğlu Toygar Atuner ise, “Ne söyleyeceğimi bilemiyorum çünkü ben İstanbul’da yaşamıyorum. Antalya’dayım, Antalya Operası’nda ve şu anda adım attım İstanbul’a. Aynı mesleği yapıyoruz. Onun dışında yaptığı yan işlerde de, oyunculuk olsun, ben de yapıyordum. Sonuçta geldiğimiz yer yine burası. Hayatının 45 yılını buraya adadı. Görüşmeyeli epey oldu çünkü takip ediyorsanız opera sezonlarının yoğunluğu malum ve ben de kendimi gelemedim. O yüzden epey olmuştu aslında&quot; ifadelerini kullandı.

&apos;ÇOCUK KALPLİYDİ, ÇOCUK BAYRAMI’NDA ARAMIZDAN AYRILDI’

Ferdi Atuner’in arkadaşı Metin Ertem ise “Hep hatırlanacak sevilmeye devam edilecek. Operada o çok şey yaptı, ne mutlu denilecek. Bana göre bir sanatçının göçmesi olmaz. Alkışını aldı bundan sonra sahneye çıkmayacak. Çocuk kalpliydi ve bir çocuk bayramında göçtü. Işıklar içinde uyusun. Güle güle Ferdi kardeşim.&quot; dedi. Ferdi Atuner’in cenazesi törenin ardından cenaze namazı kılınmak üzere Zincirlikuyu Camii’ne götürüldü. (DHA)



 


</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:49:09 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Beştepe&#39;de duygusal anlar!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/bestepe-de-duygusal-anlar/182646/</guid>
		   <description>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan etkinlikleri kapsamında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile birlikte Beştepe’de çocuklarla bir araya geldi.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/bestepe-de-duygusal-anlar-4263.jpg" />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin 106. açılış yıl dönümü dolayısıyla Beştepe’de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindeki çocukları kabul etti.



Görüşmede duygu dolu anlar yaşandı.

Çocuklar yazdığı kitabı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise yazılan kitabı okuyacağını söyleyerek kabul etti.

Bu duygu yüklü anlar sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da gözlerinin dolduğu ve duygulandığı görüldü.



OKUL SALDIRILARI

“Her birinizin gözlerinizden öpüyor, çocuk bayramınızı yürekten kutluyorum. Tüm çocukların bayramını tebrik ediyorum.&quot; ifadelerini kullanan Erdoğan, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarına değinerek hayatını kaybedenlere rahmet diledi.



“23 Nisan’ı çocuklara armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile Milli Mücadele’yi başarıyla yürüten Meclisimizin değerli üyelerini saygıyla yad ediyorum.&quot; diye konuşan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Burada şunu tüm kalbimle sizlere ifade etmek isterim; ışıl ışıl parlayan gözleriniz, gökyüzü kadar temiz yüzleriniz ve şefkat ile dolu yüreğinizle her biriniz bizim umudumuzsunuz.

Sizin gibi yavrularımızla her buluşmamızla Türkiye’nin aydınlık geleceğine olan inancım artıyor. Çünkü ilerde bu koltuklarda sizler oturacak, bu makamlara inşallah sizler geleceksiniz. Üstlendiğiniz görevlerde ülkenize ve milletinize en güzel şekilde hizmet edeceksiniz. Biliyorum ki aranızdan çok kıymetli isimler çıkacak.

Yeter ki kendinize güvenin. Disiplinli bir şekilde çalışmaktan vazgeçmeyin. Gerisi biraz sabır ve zaman meselesidir. Bugün ne yapıyorsak sizin hayallerinizi gerçekleştirmek için yapıyoruz.&quot;


































</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:46:04 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Tehlike büyüyor! Milyarlarca insan risk altında</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/tehlike-buyuyor-milyarlarca-insan-risk-altinda/182644/</guid>
		   <description>İklim değişikliğiyle artan kuraklık, kum ve toz fırtınalarının sıklığını ve şiddetini küresel boyuta taşıdı. Dünya genelinde 3,8 milyar insanı etkileyen bu doğa olayı; kalp krizinden inmeye, menenjitten kronik solunum yolu hastalıklarına kadar birçok ölümcül riski beraberinde getiriyor.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/tehlike-buyuyor-milyarlarca-insan-risk-altinda-7427.jpg" />
İklim kriziyle şiddetlenen kum ve toz fırtınaları küresel tehdit haline gelirken, fırtınalar kalp krizi veya inme, boğazda kuruma ve menenjit gibi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Dünya Sağlık Örgütüne göre, Doğu Akdeniz ve diğer bölgelerde kum ve toz fırtınalarının sıklığı, süresi ve yoğunluğunda artış yaşanıyor. İklim değişikliği çölleşmeye yol açarak kum ve toz fırtınalarının sıklığı ve yayılımını artırıyor. Kum ve toz fırtınaları partikül madde konsantrasyonlarını artırarak hava kirliliğine de doğrudan katkıda bulunuyor.

Öte yandan, küresel olarak 330 milyon insanın her gün rüzgarla taşınan ve bazen kaynağından binlerce kilometre uzağa gidebilen partiküllere maruz kaldığı tahmin ediliyor.

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, dünya genelinde görülen kum ve toz fırtınalarının iklim değişikliğiyle bağlantısını anlattı.

Kuvvetli rüzgarın genellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde atmosfere kaldırdığı ve kilometrelerce uzağa taşıdığı çökel malzemeye kum ve toz adı verildiğini anımsatan Türkeş, kum ve toz fırtınalarının iklimi, havayı, atmosferi, ekosistemleri, insan sağlığını, tarımı, ulaşımı ve güneş enerjisi sistemini olumsuz etkilediğini söyledi.

Türkeş, yıl boyunca kurak koşullarının egemen olduğu coğrafyalarda toz taşınımı görüldüğüne işaret ederek, “Kurak ve yarı kurak bölgeler özellikle çöller, çöllerin çevresindeki kurak ve yarı kurak bölgeler en önemli kum ve toz kaynaklarıdır. Afrika, Sahra ve Sahra Altı Afrika’nın bir bölümü, Sahel, Gobi Çölü, Orta Doğu ve özellikle Orta Doğu’daki bazı çöller ile Arap çölleri en önemli kum ve toz fırtınalarının oluştuğu ve toz kaynağı olan bölgelerdir.&quot; dedi.

İklim değişikliği etkisiyle özellikle bazı bölgelerdeki uzun süreli kuraklıkların kum ve toz fırtınalarının sıklığı, süresi ve şiddetini artırdığına dikkati çeken Türkeş, iklim değişikliğinin var olan kurak ve yarı kurak bölgeler dışında giderek daha sıcak ve kurak koşullarla kuraklaşma eğilimindeki bölgelerde yeni kum ve toz fırtınalarına oluşum alanları yarattığını kaydetti. Türkeş, bu fırtınaların doğrudan iklimi, atmosferi, havayı ve özellikle bulut ile yağış oluşumunu etkilediğini aktardı.

“Küresel toz salımlarının yaklaşık yüzde 25’i insan kaynaklı&quot;

Türkeş, kum ve toz fırtınalarının doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 3,8 milyar insanı etkilediğini belirterek, şöyle devam etti:

“Atmosfere verilen küresel toz salımlarının yaklaşık yüzde 25’i insan kaynaklı. Bugünkü iklim, basınç, rüzgar sistemleri açısından küresel ölçekte, küresel toz bütçesinin yüzde 80’inden fazlası Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Arap çöllerinden kaynaklanıyor. Bu, Türkiye’yi çok ilgilendiren bir şey. İklim değişikliğiyle Ekvator’dan başlayarak büyük ölçekli basınç rüzgar sistemleri, yıl içindeki mevsimlik döngüsünün dışında kuzeye doğru hareket etme eğiliminde. Özellikle subtropikal yüksek basınçlar ve onun oluşumuna doğrudan katkı sağlayan Hadley döngüsü adını verdiğimiz geniş ölçekli döngü kuzeye kaydığında kum ve toz fırtınaları üretebilecek hem kurak ve yarı kurak bölgeler hem de bu bölgelerden toz taşıyabilecek sistemler Akdeniz’i, Güney Avrupa’yı, Orta Doğu’yu dolayısıyla Türkiye’yi daha fazla etkileyebilecek. Gözlemler, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Güneybatı Asya’daki pek çok bölgede kum ve toz fırtınalarının sıklığı ve zaman zaman şiddetinde artış olduğunu gösteriyor.&quot;

Kum ve toz fırtınalarının yağış ve su kaynaklarını da etkilediğinin altını çizen Türkeş, bu fırtınaların belirli dönemlerde sebze ve meyve üretimini, çiçeklenme ve tozlanma dönemlerini etkileyerek rekoltede düşüşe yol açabileceği uyarısında bulundu.

“Toprak nemini artıracak yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların yapılması gerekiyor&quot;

Türkeş, kum ve toz fırtınalarının önlenmesine yönelik alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:

“İlk olarak iklim değişikliği mücadelesinin güçlenmesi gerekiyor. İklim değişikliği mücadelesi kurak ve yarı kurak bölgelerin çevresindeki yarı nemli alanlarda sıklığı, süresi, şiddeti artan sıcak hava dalgaları ve artan kuraklık etkileri, değişen fırtına, rüzgar ve yağış rejimleri dikkate alınarak sürdürülmek zorunda. Mutlak çöller, tam kurak alanlar, kurak ve yarı kurak bölgelerde bugün dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi çok etkili bir yeşil kuşak var. Çin Halk Cumhuriyeti kurak ve çöl alanlarının çevresinde çok uzun soluklu ağaçlandırma, bitkilendirme çalışmaları yapıyor. Toprak nemini artırabilmek ve topraktaki ince materyali, kum ve toz fırtınalarına kaynak oluşturabilecek, ince çökeltileri tutabilmek için toprak nemini artıracak yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların da mutlaka yapılması gerekiyor.&quot;

Öte yandan, Türkeş, Dünya Meteoroloji Örgütünün günlük toz üretimine ilişkin öngörülerine bakıldığında, 23 Nisan’da Akdeniz kıyılarında ve Güneydoğu Anadolu’nun Türkiye-Suriye sınırına yakın olan bölgelerinde günlük ortalama yüzey toz konsantrasyonunun orta seviyeden hassas düzeye ulaşabileceğini sözlerine ekledi.

Kum ve toz fırtınaları insan sağlığını tehdit ediyor

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muzaffer Onur Turan da, kum ve toz fırtınalarının ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini söyledi.

Kum ve toz fırtınalarıyla sanayi atıkları, tarım ilaçları, polenler, bakteriler ve mantar sporlarının da taşındığını anımsatan Turan, “Toz bulutu içindeki PM10 partikülleri, üst solunum yolunda tutulurken, 2,5 mikrometreden küçük olanlar doğrudan akciğerlerin en derin noktalarına yani alveollere kadar ulaşır. Buradan kana karışarak sistemik bir etkilemeye neden olabilir. Havada çöl tozlarının bulunduğu günlerde solunum, kalp ve damar hastalıkları ile hastane başvurularının, hastalık ve ölümlerin arttığı çeşitli çalışmalarla gösterilmiştir.&quot; diye konuştu.

Çöl ve kum fırtınalarının sağlık üzerindeki etkisinin maruziyet süresi ve yoğunluğa bağlı olarak değiştiğine değinen Turan, bu fırtınaların zatürre, kalp krizi veya inme, gözlerde şiddetli yanma, burun kanamaları, boğazda kuruma ve menenjit gibi sağlık sorunlarına yol açabileceğini anlattı.

Turan, çöl ve kum fırtınalarının mevcut astım ve Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) vakalarında ani atak ve krizleri tetiklediğini belirterek, bu günlerde astım ve KOAH ile ilişkili acil başvurularının ve astım ölümlerinin arttığının çalışmalarda yer aldığını hatırlattı.

“Uzun süre toza maruz kalanlarda kronik solunum ve kalp hastalıkları görülebilir&quot;

Çöl tozlarının bebekler, çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler için büyük risk taşıdığının altını çizen Turan, şunları söyledi:

“Uzun süre toza maruz kalanlarda kronik solunum ve kalp hastalıkları görülebilir. Özellikle kronik akciğer ve kalp hastalığı olanlar önemli risk oluşturmakta, akciğer rezervleri düşük olduğu için en ufak bir irritasyon dahi ciddi bir krize yol açabilir. Çocuklar, akciğer gelişimleri devam ettiği ve vücut ağırlıklarına oranla daha hızlı nefes aldıkları için daha fazla toz solurlar. Yaşlılar, bağışıklık sistemi ve organ rezervlerinin azalması nedeniyle komplikasyonlara daha açıktırlar. İnşaat, tarım veya ulaşım sektöründe olup gün boyu açık havada bulunanlar doğrudan bu tozlara maruz kalırlar.&quot;

Turan, toz fırtınası uyarılarının yapıldığı saatlerde dışarıya çıkılmaması, pencerelerin kapalı tutulması, N95 veya FFP2 tipi filtreli maskeler kullanılması gerektiğine dikkati çekerek, bol su tüketiminin solunum yollarındaki mukozanın nemli kalmasına yardımcı olduğunu sözlerine ekledi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:44:14 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Okullara 7 basamaklı güvenlik modeli</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/okullara-7-basamakli-guvenlik-modeli/182639/</guid>
		   <description>Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarının ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, okullarda alınacak önlemleri anlattı.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/okullara-7-basamakli-guvenlik-modeli-9271.jpeg" />
Okullara yeni güvenlik önlemleri geliyor. Açıklama İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nden geldi. Bakan Çiftçi, “81 il valiliğine önlemlere ilişkin genelge göndereceğiz.&quot; dediği düzenlemenin 7 basamaklı çerçeveden oluştuğunu belirtti.

Öncelikle bütün okulların çevresini yeniden risk esaslı değerlendirileceğini, giriş-çıkış yoğunluğu, öğrenci hareketliliği, servis güzergahları, kör noktalar ve çevresel risk alanları tek tek gözden geçirileceği bilgisini veren Çiftçi’nin açıklamaları şu şekilde devam etti:

KOLLUK GÖRÜNÜRLÜĞÜ ARTACAK, DENETİMLER SIKLAŞACAK

“Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak. Metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergâhlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacak.

Kamera sistemleri, giriş-çıkış kontrolü, ziyaretçi usulleri ve güvenli toplanma alanları yeniden değerlendirilecek; eksikler süratle giderilecek.

OKUL GÜVENLİĞİ TOPLANTILARI HER AY YAPILACAK

Daha önce yılda iki kez yapılan “Okul Güvenliği&quot; toplantıları artık her ayın ilk haftasında düzenli yapılacak. Her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanının yer alacağı bir &apos;güvenlik kurulu’ oluşturulacak.&quot;

7 BASAMAKLI GÜVENLİK MODELİ

Biz burada yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Bunlar; risk ve tehdit analizlerinin yenilenmesi, fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, erken uyarı sistemi, takip görevi, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, bakanlıklar arası eşgüdüm ve acil durum farkındalık eğitimi.

Meseleyi sadece bina güvenliği olarak görmüyoruz; akran zorbalığı, tehdit dili, dışlanma, öfke kontrolü, içine kapanma ve dijital risk işaretleri de yakından izlenecek. Devamsızlık yapan, okul ile bağı zayıflayan ve risk altında olduğu değerlendirilen çocuklar için okul-aile-rehberlik-kamu kurumları arasında daha yakın izleme ve destek süreci kurulacak.

SİLAH SAHİBİ AİLELERE UYARI

Rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri güçlendirilecek. Sosyal medya, dijital mecralar, şiddeti özendiren içerikler ve olumsuz rol modeller konusunda da önleyici bilinçlendirme çalışmaları yaygınlaştırılacak.

Ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme yapılacak, ruhsatsız silahla mücadele de tavizsiz sürecek. Olası olaylarda müdahale sırası, kurumlar arası koordinasyon ve ilk müdahale kapasitesi yeniden gözden geçirilecek. Her il kısa, orta ve uzun vadeli uygulama planı hazırlayacak ve tedbirleri düzenli olarak Bakanlığımıza raporlayacak.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:35:33 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Çocuklara sosyal medya yasaklanacak mı? İşte merak edilenler</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/cocuklara-sosyal-medya-yasaklanacak-mi-iste-merak-edilenler/182636/</guid>
		   <description>Sosyal medyaya yönelik düzenlemeleri de içeren kanunla 15 yaş altı çocuklara yönelik güvenli dijital alanlar oluşturulacak, kontrollü kullanım teşvik edilecek.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/cocuklara-sosyal-medya-yasaklanacak-mi-iste-merak-edilenler-5335.jpeg" />
Sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Kanun ile 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yapılan düzenlemeye ilişkin 5 soru ve yanıtları şöyle:

1- Çocuklara sosyal medya yasaklanacak mı?

Düzenleme ile 15 yaş altı çocuklara yönelik güvenli dijital alanlar oluşturulacak, kontrollü kullanım teşvik edilecek. Yaş doğrulama sistemleriyle çocukların yaş ve gelişimlerine uygun olmayan içeriklere maruz kalmaları önlenecek.

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da yer alan “içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi&quot; başlıklı hükümde yapılan düzenlemeyle, sosyal ağ sağlayıcı 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak.

Sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alacak. Bu kapsamda alınan tedbirler sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde yayınlanacak.

2 – Ebeveyn denetimleri nasıl olacak?

Sosyal ağ sağlayıcıları açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları oluşturacak. Ebeveyn kontrol araçları ise hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ve kullanım süresinin izlenmesi ve bu sürenin sınırlandırılmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.

Sosyal ağ sağlayıcıları, aldatıcı reklamları engelleyici tedbirleri almakla da yükümlü olacak.

3 – Sosyal ağ sağlayıcılarına nasıl yaptırımlar uygulanacak?

Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcıları, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen kararın gereğini derhal ve en geç bir saat içinde uygulayacak. Kanun uyarınca verilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararlarına konu yayının kendi internet sitesinde yayınlanmaması hususunda gerekli her türlü tedbiri alacak.

Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanacak, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamayacak ve buna ilişkin para transferi yapılamayacak. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren 3 ay içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcılarının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.

Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.

4 – Oyun platformlarının yükümlülükleri ne olacak?

Kanunla oyun platformlarına ilişkin yapılan düzenlemelere göre, oyun platformu usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak ancak derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilecek. Oyun platformu içerik veya yer sağlayıcı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen içerikleri çıkarmakla yükümlü olacak.

Türkiye’den günlük erişimi 100 binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformu, BTK, Erişim Sağlayıcıları Birliği, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereği ile düzenleme kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemek ve bu temsilciye dair bilgileri BTK’ye bildirmekle yükümlü olacak. Oyun platformu, temsilcinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verecek.

Oyun platformu, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak. Ebeveyn kontrol araçları, hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.

5 – Oyun platformları yükümlülüklerini yerine getirmezse ne olacak?

Oyun platformunun uyması gereken yükümlülüklere ve yaş kriterlerine göre derecelendirmeye dair usul ve esaslar, BTK tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.

Yükümlülükleri yerine getirmeyen oyun platformuna BTK tarafından bildirimde bulunulacak. Bildirimden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde oyun platformuna BTK Başkanı tarafından 1 milyon Türk lirasından 10 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilebilecek. 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 10 milyon Türk lirasından 30 milyon Türk lirasına kadar bir kez daha idari para cezası verilebilecek. İdari para cezası miktarı ihlalinin niteliği, ağırlığı, kullanıcılar üzerindeki etkisi veya meydana gelen zarar dikkate alınarak takdir edilecek.

İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 30 oranında daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.

Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:30:46 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Meclis&#39;te 23 Nisan özel oturumu!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/meclis-te-23-nisan-ozel-oturumu/182643/</guid>
		   <description>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis’te düzenlenen 23 Nisan özel oturumunda yeni anayasa mesajı verip “Anayasa milletin kendisi ile yaptığı yüksek sözleşmedir. Siyaset kurumu karşıtlıkların kördüğüm olduğu yer olamaz.&quot; dedi.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/meclis-te-23-nisan-ozel-oturumu-2101.jpg" />
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle özel oturum düzenlendi.

Özel oturuma TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlık etti.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, özel oturumda açıklamalarda bulundu.

Parlamentonun milletin ortak aklının çalıştığı yer olduğunu sözlerine ekleyen Kurtulmuş, “Parlamento öfkeyi usule, itirazı müzakereye ve toplumsal talebi meşru kararlara dönüştüren yüksek siyaset mekanıdır. Temsilin kuvveti de meşruiyetin asıl menşeide doğrudan doğruya milletten gelmektedir.&quot; dedi.

TBMM’nin değerinin kriz anlarında hep daha belirgin hale geldiğini dile getiren Kurtulmuş, “Darbe dönemlerinde, vesayet teşebbüslerinde, iç gerilimlerde ve dış baskılarda çözümün adresi daima milli iradenin kurumsal çatısı olan bu yüce mekan olmuştur. Millet sesini burada aramıştır. Mesajını buradan vermiştir. İtirazını burada büyütmüştür. Uzlaşmasını burada olgunlaştırmıştır.&quot; açıklamasında bulundu.

YENİ ANAYASA MESAJI

Anayasa mesajı veren Kurtulmuş, “Anayasa milletin kendisi ile yaptığı yüksek sözleşmedir. Siyaset kurumu karşıtlıkların kördüğüm olduğu yer olamaz. &quot; dedi. “Güçlü Cumhuriyet, güçlü Meclis ile yaşar.&quot; diye konuşan TBMM Başkanı, yeni anayasanın şart olduğunu sözlerine ekledi.

Dünya siyasetinin kırılma evresinde olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “İhtiyacımız olan toplumsal güveni gösteren siyaset diline ihtiyaç var. Türkiye’de barış ve dayanışmanın kapıları açılacak. Çözümün adresi milli iradenin merkezi burasıdır. &quot; dedi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 16:43:14 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Siyasilerden 23 Nisan mesajları</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/siyasilerden-23-nisan-mesajlari/182631/</guid>
		   <description>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü dolayısıyla siyasilerden kutlama mesajları geldi.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/siyasilerden-23-nisan-mesajlari-5890.jpg" />
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla ülke genelinde kutlama programları düzenlendi. Siyasiler mesajlar yayınladı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 23 Nisan’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş adımlarının atıldığı, milli egemenliğin ilan edildiği ve gelecek nesiller düşünülerek çocuklara armağan edilen eşsiz bir bayram olduğunu söyledi.

“SEVGİLİ ÇOCUKLAR, BAYRAM SİZİN, MECLİS SİZİN&quot;

“Sevgili çocuklar, bayram sizindir, Meclis sizindir, memleket sizindir. Fakat daha önemlisi, bugünden yarına geleceğimiz sizlerin omuzlarında yükselecektir. Unutmamalıyız ki egemenlik milletindir&quot; diyen Kurtulmuş, açıklamasında şunlara yer verdi:

“Temsil millet adınadır. Siyaset millet içindir. Cumhuriyet milletle güçlenir. Meclis milletle anlam kazanır. Bu vesileyle, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 106. yıl dönümünde, Mustafa Kemal Atatürk’ü, Birinci Meclisin kurucu kadrolarını, istiklal uğruna can veren şehitlerimizi, fedakarlık gösteren gazilerimizi ve millet iradesine emek vermiş tüm milletvekillerimizi saygıyla ve minnetle anıyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun.&quot;

BAKAN GÜRLEK: SİZLER BU TOPRAKLARIN EN BÜYÜK HAZİNESİSİNİZ

Adalet Bakanı Akın Gürlek, X hesabında paylaştığı mesajda çocuklara “Bugün, yarın ve daima. Parlak zihinleri, özgür fikirleri ve engin hayal güçleriyle dünyayı güzelleştirecek olan çocuklarımız, sizler bu toprakların en büyük hazinesisiniz&quot; diye seslendi. Gürlek, şöyle devam etti:

“Bugünün neşesi, yarının teminatı olan her bir yavrumuzun gözlerinden öpüyor, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Hep gülümsediğiniz, umutla ve heyecanla geleceğe ilerlediğiniz nice bayramlara.&quot;

 

BAKAN KURUM: EGEMENLİK MİLLETİN, GELECEK EVLATLARIMIZINDIR

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Egemenlik milletin, gelecek evlatlarımızındır. Gülüşleriyle, neşeleriyle, heyecanlarıyla dünyayı güzelleştiren, gözlerindeki parıltıyla yarınımızı aydınlatan tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.&quot; mesajını paylaştı.

 

BAKAN ERSOY SALDIRILARI HATIRLATTI

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy 23 Nisan’da, millet iradesinin tarih sahnesine güçlü şekilde çıktığını, “egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun&quot; ilan edildiğini söyledi.

23 Nisan’ın büyük emaneti yarınlara taşıyacak çocuklara ithaf edilen eşsiz bir gün olduğunu anımsatan Ersoy, Cumhuriyet’in Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı bayramın, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda geleceğe duyulan sarsılmaz bir inancın ifadesi olduğunun altını çizdi.

Ancak bu yıl 23 Nisan’ın coşkusunun, yüreklerde derin bir hüzünle yaşandığına işaret eden Ersoy, “Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarımıza ve yavrularımıza yönelik gerçekleştirilen saldırılar, doğrudan doğruya milletimizin vicdanını ve geleceğini hedef almıştır. Çocuklarımızın güvenliğine yönelen bu menfur saldırıları en güçlü şekilde lanetliyor, hayatını kaybeden öğrencilerimize ve öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.&quot; ifadelerini kullandı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bu toprakların binlerce yıllık medeniyet birikimini geleceğe taşıyan en güçlü bağın çocuklar olduğuna inandıklarını belirten Ersoy, şunları kaydetti:

“Bu bilinçle, çocuklarımızın barış, kardeşlik ve ortak değerler etrafında yetişmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, başta geleceğimizin teminatı olan evlatlarımız olmak üzere aziz milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum.

Cumhuriyetimizin banisi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bu vatan için canını siper eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Çocuklarımızın güven içinde, umutla gülümsediği, güçlü ve müreffeh bir Türkiye için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hep birlikte yürümeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyorum.&quot;

ÖZGÜR ÖZEL: SEN YÜRÜ Kİ YARINLAR ADINLA YAZILSIN

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü kastederek “O; en büyük mirasını bir çocuğun kalbine bıraktı. &apos;Korkma’ diyen bir irade, &apos;Sıra senindir’ diyen bir güven bıraktı&quot; dedi.

Özel, mesajında şu sözlere yer verdi:

“İşte bu yüzden yürü çocuk. Sen yürü ki yarınlar adınla yazılsın! 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyorum.&quot;

DERVİŞOĞLU: EN GÜÇLÜ NİŞANE

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, X hesabındaki paylaşımında “Türk istiklal ve istikbalinin hiçbir iradeye teslim edilemeyeceğinin en güçlü nişanesi olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızı kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, milli iradenin temellerini atan tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum&quot; ifadesine yer verdi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 13:25:51 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Doğum izni 24 haftaya çıkarıldı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi/182623/</guid>
		   <description>TBMM Genel Kurulunda, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi-6361.jpg" />
Kanunla, Gelir Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Darülaceze’ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışları ile diğer bağış ve yardımlar gelir vergisi istisnası kapsamına alınacak.

Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan değişiklikle, kadın memura verilecek ücretli doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak, sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memurun, isteği halinde doğumdan önceki izin süresinden doğum sonrasına aktarabileceği süre bir hafta artırılacak.

Düzenlemeye göre, kadın memura doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta süreyle analık izni verilecek. Ancak beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği halinde doğumdan önceki 2 haftaya kadar kurumunda çalışabilecek.

Devlet memurlarının koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi, koruyucu aile sayısının artmasıyla daha fazla çocuğun aile yanında bakımının sağlanması, koruyucu aileliğin çocuk koruma mekanizmasındaki yerinin güçlendirilmesi ve koruyucu aile ile çocuğun birbirine alışma sürecine destek olunması amacıyla bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan memura, çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.

Koruyucu ailelerin isteğe bağlı sigorta prim ödemeleri

65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle yersiz yapılan ödemelerin iadesinde kanuni faizin esas alınması öngörülüyor.

Kanuna göre aylığa hak kazanmak üzere düzenlenen belgelerin gerçeğe uymadığı tespit edildiği takdirde, ödenen aylıklar ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar kanuni faiziyle hesaplanacak tutarıyla birlikte geri alınacak, belgeleri düzenleyen ve kullananlar hakkında ayrıca genel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılacak.

Sosyal Hizmetler Kanunu’na “İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi&quot;, “Çocuk Evleri Sitesi&quot;, “Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi&quot;, “İhtisaslaşma&quot;, “Sosyal ve Ekonomik Destek&quot;, “Koruyucu Aile&quot;, “Merkezi İzleme Sistemi&quot; tanımları ekleniyor.

Devlet korumasındaki çocukların aile ortamında büyümelerini sağlamak, bireysel gelişimlerini desteklemek ve topluma sağlıklı bireyler olarak kazandırılmalarını temin etmek açısından büyük önem taşıyan koruyucu aile sosyal hizmet modeline daha fazla ailenin katılımının teşvik edilmesi için sosyal güvencesi olmayan koruyucu ailelerin sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigorta prim ödemelerinin yapılması amacıyla Sosyal Hizmetler Kanunu’nda değişiklik yapılıyor.

Buna göre, koruyucu aile sözleşmesi devam eden koruyucu ailelerde eşlerden birinin, sigortalı olarak ay içinde 30 günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması sebebiyle, isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili hükmü uyarınca belirlenen prime esas kazanç günlük alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutarı, ödeme belgesinin ibrazı halinde aylık ödemelere ilave edilerek karşılanacak. Bu hüküm kapsamında ödeme yapılan kişilerin eşlerinin vefatı halinde de isteğe bağlı sigorta primlerinin karşılanmasına devam edilecek.

Çocukların ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi

Sosyal Hizmetler Kanunu’na eklenen hükümle, ekonomik desteğin üst sınırı en yüksek devlet memuru aylığı tutarı ile sınırlandırılıyor, yaş ve eğitim durumuna göre destek tutarının belirleneceği hüküm altına alınıyor.

“Sosyal ve ekonomik destek&quot; başlıklı hükme göre, çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılacak. İhtiyaç duyulması halinde sosyal ve ekonomik sorunların çözülmesine yönelik bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanacak.

Sosyal ve ekonomik destek geçici ve süreli olarak sağlanabilecek. Destek ödemeleri en yüksek devlet memuru aylığı (ek gösterge dahil) tutarını aşamayacak. Yaş ve öğrenim durumuna göre verilecek destek, üst sınır üzerinden hesaplanarak belirlenecek. Aylık ödenecek süreli ekonomik destek 2 yıla kadar, tek seferlik ödenecek geçici ekonomik destek ise yılda en fazla 2 kez olmak üzere sağlanacak. Geçici ekonomik destek, belirlenen tutarın 3 katına kadar verilebilecek. Sosyal ve ekonomik destek aynı ailede en fazla 2 kişi için sağlanacak.

Sosyal ve ekonomik destek, kural olarak destekten yararlanan çocuğun 18 yaşını doldurmasına kadar sağlanabilecek. Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı, reşit olması nedeniyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanırken reşit olan ve aralık vermeksizin örgün yüksek öğrenim programlarına devam eden gençler sosyal ve ekonomik destekten 25 yaşını tamamlayana kadar yararlandırılabilecek.

Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacakların tespiti, verilecek sosyal destekler ile geçici ve süreli ekonomik destekten faydalananlara yapılacak ödemelere ve ödemelerin sürelerine ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, çocuğa bakmakla yükümlü olan kimsenin yönetmelikte belirlenen şartları taşımadığı halde aktif bir eylemiyle bundan haksız bir şekilde yararlandığının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca tespit edilmesi halinde devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücu edilecek.

İlgili hükümler uyarınca, kapatılmasına karar verilen yatılı kuruluşlarda, ihtiyaç duyulması halinde bakım faaliyetlerinin aksamaması ve hizmetin devamlılığını sağlamak üzere merkezin olağan idari, mali, hukuki, mesleki ve diğer tüm işleri valilikçe yürütülecek. Bu yetki çerçevesinde başka bir kuruluşa nakli hemen yapılamayan kişilere, durumlarına uygun bir kuruluşa yerleştirilinceye kadar ve azami 6 ay süreyle hizmet sunulmasına devam edilecek. Bu süreçte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı yatılı kuruluşlarda görev yapan personel geçici olarak görevlendirilebilecek.

Gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişilerine ait sosyal hizmet kuruluşlarının kurucu müdürü hakkında, “kurucu müdürün kuruluşta hizmet verilen kişilere yönelik tehdit veya baskı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren fiziksel, cinsel, tıbbi, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar veren eylemlerden dolayı cezalandırılmasına karar verilmiş olması&quot; şeklinde belirtilen eylemlerden dolayı adli kovuşturma açılması halinde kovuşturma sonuçlanıncaya kadar valilikçe bu düzenleme kapsamında belirtilen tedbirlerin alınmasına karar verilebilecek.

Devlet koruması altında yetişen gençlerin istihdamına yönelik düzenleme

Kanunla, devlet koruması altında yetişen gençlerin istihdamı için aranan şartlar somut hale getiriliyor.

Buna göre, devlet koruması altında yetişen gençlerin hüküm kapsamında sağlanan istihdam hakkından yararlanması için “hakkında korunma kararı veya Çocuk Koruma Kanunu uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olması, korunma kararı veya bakım tedbiri kararı devam ederken fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dahil en az 5 yıl kuruluş bakımı veya koruyucu aile sosyal hizmet modellerinden fiilen yararlanması ve reşit olduğu tarih itibarıyla fiilen yararlanmaya devam ediyor olması, korunma, bakım tedbir kararı veya Kanun’un ilgili hükmünde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarih itibarıyla Türk vatandaşı olması, 14 yaşını doldurduğu tarihten itibaren kuruluştan ya da koruyucu aile yanından hizmet aldığı süre boyunca fasılalı da olsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre 90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olması, en az ortaöğretim mezunu olması, 18 yaşın doldurulduğu ve korunma, bakım tedbir kararı veya himaye onayının sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl içinde Bakanlığa başvuru yapmış olması ve başvuru tarihi itibarıyla 30 yaşından gün almamış olması&quot; şartlarının tamamını taşınması gerekecek.

Düzenlemeyle, söz konusu şartlar kapsamında, hak sahibi olanların işe yerleştirilmeleri için izlenecek usul ve esaslar da belirleniyor.

Buna göre, kamu kurum ve kuruluşları tarafından hangi statüde olursa olsun dolu kadro ve pozisyonları toplamının binde biri, bu hüküm kapsamında istihdam edilecekler için ayrılacak ve her yıl belirtilen oranda kişi istihdam edilecek. Dolu kadro ve pozisyon toplamı binden az olan kamu kurum ve kuruluşlarına, talep edilmesi durumunda yerleştirme yapılacak. Hak sahipliği Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından onaylananların merkezi yerleştirme işlemleri, merkezi sınav sonuçlarına göre gerçekleştirilecek.

Yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyon sayısı 2 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne tabi kurumların dolu memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadro sayılarının toplamının binde biri olacak. Toplam kadro ve pozisyon sayısının belirlenmesinde yerleştirme yapılacak yılın başındaki veriler esas alınacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bu hüküm kapsamında hak sahiplerinin istihdam edileceği toplam kadro sayıları her kurum için tespit edilerek kurumlara bildirilecek.

Öğretmenlik alanları için Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen yükseköğretim programlarından mezun olanlar Öğretmenlik Mesleği Kanunu hükümleri uyarınca istihdam edilecek. Milli Eğitim Akademisi ile ilişikleri disiplin soruşturması dışında bir sebeple kesilenler memur unvanlı kadrolara atanacak. Kurumlarca teşkilat bazında dağıtımın bildirilmemesi halinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dahilinde resen yerleştirme yapılacak.

Hak sahipleri bu hüküm kapsamındaki istihdam hakkından yalnızca bir defa faydalanabilecek. Hak sahiplerinden herhangi bir kamu kurum ve kuruluşuna yerleştirilip atama onayı alınanlar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadro ve pozisyonlara her ne surette olursa olsun atananlar ve Öğretmenlik Mesleği Kanunu’na göre hazırlık eğitimine alınanlar bu hükümde verilen hakkı kullanmış sayılacak. Öğrenim düzeyinin göreve başlama sonrasında değişmesi genel hükümler dışında bir atama veya unvan değişikliğine hak teşkil etmeyecek.

Kamu kurum ve kuruluşları, bu hükümde belirtilen haktan yararlanarak yerleştirilenlerin atama işlemlerinin sonucunu, herhangi bir nedenle işten ayrılan personele ilişkin belirlenecek bilgileri ve halen çalışmakta olanların bilgilerini yönetmelikte belirlenecek zaman içerisinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kamu Personel Bilgi Sisteminin bulunduğu Kuruma bildirecek. Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamı dışında kalan kurumların da bu hüküm kapsamında istihdamla yükümlü oldukları kadro ve pozisyonları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirmeleri gerekecek. Ancak bu kurumlara yapılacak yerleştirmelerde ilgili kurumların talep ettikleri kadro ve statüler esas alınacak.

Öğrenim durumlarına bakılmaksızın hüküm kapsamına giren kişilerin özel sektörde çalıştırılmaları halinde, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre ödenmesi gereken ve belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, kısa vadeli sigorta kolları primi ve genel sağlık sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı ile İşsizlik Sigortası Kanunu’na göre ödenmesi gereken işsizlik sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesinin tamamı sigortalının işe giriş tarihinden itibaren 5 yıl süre ile Hazine tarafından karşılanacak.

Bu kapsamda sağlanan prim teşvikinden işverenler yararlanacak ve Hazine tarafından işverene sağlanan sigortalı primi hissesi teşviki tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemeyecek. Bu kapsamdaki teşvikten faydalanabilmek için Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin kanuni süresi içinde verilmesi ve Hazine tarafından karşılanmayan primlerin kanuni süresi içinde ödenmesi gerekecek.

İşe yerleştirme yükümlülüğünün takip ve denetimine, yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyonların belirlenmesine, merkezi sınav ve yerleştirme işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkili olacak.

Merkezi İzleme Sistemi’ne bağlı kamera sistemleriyle elde edilen veriler

Kanunda yapılan değişiklikle, anayasal ilkeler gözetilerek, yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan sosyal hizmet kalitesinin artırılması, bireylerin ve kuruluşların güvenliğinin sağlanması, bireylerin iyi olma halinin temini, acil durumlara hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edilmesi ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla yazılım destekli kamera sistemleri kurulacak.

Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğinin artırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının tespit edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla Merkezi İzleme Sistemi’ne bağlı yazılım destekli kamera sistemlerinden yararlanılacak.

Bu çerçevede elde edilecek kişisel veriler adli veya idari soruşturmaya esas teşkil etmemesi halinde, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuatında gösterilen usul çerçevesinde, kayıt tarihinden 2 yıl geçtikten sonra silinecek. Bu veriler mahkeme kararı olmaksızın hiçbir kurum, kuruluş veya kişi ile paylaşılamayacak. Ancak kamu hizmetlerinin kalite ve verimliliğinin artırılması ile plan ve politika geliştirilebilmesi amacıyla bu verilerden anonim hale getirilmek suretiyle yararlanılabilecek.

Kanunla, Sosyal Hizmetler Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor.

Buna göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, düzenleme ile diğer kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile Bakanlığa verilmiş olan görevleri kapsamında sunulan hizmetlerden yararlanacak kişi ve hanelerin tespiti, ulusal politika ve stratejilerin oluşturulması ve sosyal yardımlardan yararlanacak kişilerin objektif ölçütlere göre belirlenmesinde kullanılmak üzere başvuru konusuyla ilgili olmak kaydıyla, sosyal yardım veya sosyal hizmet başvurusunda bulunan ya da halihazırda bu yardım ve hizmetlerden yararlanan kişiler ile bu kişilerin hanelerine ait taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus ve mali durumlarına ilişkin her türlü veri ve bilgiyi gerçek ve tüzel kişilerden talep edebilecek.

Söz konusu veri ve bilgiler, genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlar ve sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bu kurum ve kuruluşlara ait ortaklıklar ile kamu hizmeti sunan diğer tüzel kişilerden de doğrudan istenebilecek.

Bakanlık, bu kapsamda veri ve bilgilerin temin edilmesi, işlenmesi ve kaydedilmesi dahil bunlara ilişkin her türlü işlemi elektronik ortamda yapabilecek ve bunları arşivleyebilecek. Bu veri ve bilgiler, kullanıma açık hale gelmesi ya da Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca belirlenen şartların gerçekleşmesi halinde imha edilecek. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkili olacak.

Kanunda yapılan değişiklikle, kadın konukevi hizmetinden yararlanan ve geliri bulunmayan veya meslek elemanının görüşü ve değerlendirme komisyonunun kararına göre yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması halinde, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek.

Konukevinde kalan kadınların beraberindeki öğrenim gören çocukları ile çeşitli nedenlerle öğrenimine devam etmeyen ve ücretli olarak bir işyerinde çalışmayan çocuklarına, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı çocuk bakım kuruluşlarında kalan çocuklara verilen miktar kadar hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikle belirlenecek.

Geçiş hükümleri

Sosyal Hizmetler Kanunu’nda yapılan değişiklikler nedeniyle hak kaybı oluşmasının ve mağduriyet yaşanmasının önlenmesi için geçiş sürecine ilişkin düzenleme yapıldı. Buna göre, isteğe bağlı sigorta ödemelerine yönelik yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirilen isteğe bağlı sigorta ile sosyal ekonomik destek bedelleri talep edilmeyecek.

Korunma kararı veya Çocuk Koruma Kanunu uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olanlara ilgili düzenlemede 5 yıl olarak düzenlenen süre şartı, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihte 16 yaşını doldurmuş olanlar için 2 yıl, 15 yaşını doldurmuş olanlar için 3 yıl, 14 yaşını doldurmuş olanlar için 4 yıl şeklinde uygulanacak.

Değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce hak sahibi olanlardan daha önce istihdam hakkından yararlanmamış olanlar, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 12 ay içinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvurmaları halinde söz konusu istihdam hakkından yararlanabilecek. Bu kişilerin işe yerleştirilmeleri, hüküm değiştirilmeden önceki usul ve esaslara göre yapılacak.

Düzenlemenin “14 yaşını doldurduğu tarihten itibaren kuruluştan ya da koruyucu aile yanından hizmet aldığı süre boyunca fasılalı da olsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre 90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olmak&quot; şartındaki sürenin hesabında hükmün yürürlük tarihinden önceki süreler dikkate alınmayacak.

Kanunla, Katma Değer Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, Darülaceze’ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışları ile diğer bağış ve yardımlar Katma Değer Vergisi’nden istisna tutulacak.

Toplu taşıma hizmeti veren işletmecilere gelir desteği

Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’da değişikliğe gidiliyor. Buna göre, ilgili fıkra hükümleri kapsamında hizmet verecek toplu taşıma araçları, toplu taşıma hizmetlerinin kapsamı ile bu hizmetlerden ücretsiz ve indirimli yararlanmaya ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye, İçişleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Ulaştırma ve Altyapı bakanlıklarının görüşleri alınarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarınca müştereken çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.

İlgili hükümler kapsamında, belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracı ile özel deniz ulaşımı aracı için bunların işletmecilerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten ilgili belediyeler aracılığıyla her ay gelir desteği ödemesi yapılacak.

Yapılacak aylık gelir desteği ödemesini yıllık olarak belirlemeye, bu tutarı faaliyette bulunulan yere ve/veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracını taşıma kapasitesine göre farklılaştırmaya ve yapılacak ödemeye ilişkin diğer esas ve usuller Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Hazine ve Maliye bakanlıklarınca müştereken belirlenecek.

Çocuk Koruma Kanunu’nda düzenleme

Kanunla, İş Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, kadın işçinin doğum sonrası ücretli izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak. Böylece kadın işçi doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta ücretli izinli olacak. Ancak sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçinin talep etmesi halinde doğumdan önce çalışabileceği süre 3 haftadan 2 haftaya düşürülecek.

Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan işçiye, çocuğun teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün ücretsiz izin verilecek.

Kadın işçiye, isteği halinde, 24 haftalık, çoğul gebelik halinde ise 26 haftalık sürenin tamamlanmasının ardından ücretsiz izin verilecek.

Kanunda yapılan değişiklikle, işçiye eşinin doğum yapması halinde verilen ücretli izin süresi 5 günden 10 güne çıkarılacak.

Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen hükme göre, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar, kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu çocuk hizmet birimleri, adli görüşme odaları, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü, internet kafeleri ve salonları, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu, beden eğitimi ve spor tesisleri olarak işletilen iş yerlerini şahsen işletemeyecek, bu iş yerlerinde çalıştırılamayacak ve herhangi bir sıfatla fiilen bu iş yerlerinde görev alamayacak.

Bu kapsama giren kişilere aynı hükümde belirtilen iş yerlerinin açılması veya işletilmesi için izin ve ruhsat verilmeyecek. Söz konusu iş yerlerinin bu kapsamdaki kişilerce işletildiğinin tespit edilmesi halinde bu kişilere iş yerinin devri için 6 ay süre tanınacak ve bu sürede kişi iş yerini fiilen işletemeyecek. Bu süre içinde devir işlemi yapılmadığı takdirde verilen izin ve ruhsatlar, bunları veren kamu kurum ve kuruluşları tarafından iptal edilecek.

Bu kapsamdaki iş yerlerinde çalışanlar, adli sicil ve arşiv bilgilerine dayanılarak oluşturulan bu iş yerlerinde çalışabileceğini gösterir resmi belgeyi 6 ayda bir işverene ibraz etmek zorunda olacak.

Hükme aykırı olarak işçi çalıştıran kişiye, mahallin mülki idare amiri tarafından düzenlemeye aykırı olarak çalıştırdığı her bir kişi başına brüt asgari ücretin 3 katı tutarında idari para cezası verilecek. Aykırılığın cezanın tebliğinden itibaren 1 ay içinde giderilmediğinin tespiti halinde, hükme aykırı olarak çalıştırılan her bir kişi başına brüt asgari ücretin 7 katı tutarında idari para cezası kesilecek. Bu cezanın tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın halen giderilmemiş olması halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen izin ve ruhsatlar iptal edilecek. Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarınca müştereken belirlenecek.

Ücretli doğum iznine yönelik diğer düzenlemeler

Kanunla, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonra gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık ve engellilik hallerinin analık hali kabul edilmesinde süre 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak.

Kanunda yapılan diğer bir değişikliğe göre ise hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan muhtarlar ile ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olan, gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı olan, tarımsal faaliyette bulunan sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan önceki 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki 8 ve sonraki 16 haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki 8 haftalık süreye 2 haftalık süre eklenerek çalışmadığı her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilecek.

Bu kapsamdaki sigortalı kadının erken doğum yapması halinde doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılamayacak süreler ile isteği ve hekimin onayıyla doğuma 3 hafta kalıncaya kadar çalışma süresi, “2 hafta kalıncaya kadar&quot; şeklinde değiştirilecek.

Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Darülaceze’ye yapılacak bağış ve yardımlar kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek.

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da “oyun&quot;, “oyun dağıtıcı&quot;, “oyun geliştirici&quot; ve “oyun platformu&quot; tanımları hüküm altına alınıyor.

Kanunun, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen, “içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi&quot; başlıklı hükümde düzenlemeye gidildi. Buna göre, sosyal ağ sağlayıcı 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alacak. Bu kapsamda alınan tedbirler sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde yayınlanacak.

Sosyal ağ sağlayıcı, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak. Ebeveyn kontrol araçları ise hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ve kullanım süresinin izlenmesi ve bu sürenin sınırlandırılmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.

Sosyal ağ sağlayıcı, aldatıcı reklamları engelleyici tedbirleri almakla yükümlü olacak.

Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen kararın gereğini derhal ve en geç bir saat içinde uygulayacak, Kanun uyarınca verilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararlarına konu yayının kendi internet sitesinde yayınlanmaması hususunda gerekli her türlü tedbiri alacak.

Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanacak, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamayacak ve buna ilişkin para transferi yapılamayacak. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren 3 ay içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.

Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 90 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 50’den düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.

Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, reklam yasağı kaldırılacak ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak.

Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.

Oyun platformlarının yükümlülükleri

Kanunla, oyun platformlarına ilişkin düzenlemeler de yapıldı.

Buna göre, oyun platformu usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak ancak derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilecek. Oyun platformu içerik veya yer sağlayıcı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen içerikleri çıkarmakla yükümlü olacak.

Türkiye’den günlük erişimi 100 binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformu, BTK, Erişim Sağlayıcıları Birliği, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereği ile düzenleme kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemekle ve bu temsilciye dair bilgileri BTK’ye bildirmekle yükümlü olacak. Oyun platformu, temsilcinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verecek.

Oyun platformu, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak.

Ebeveyn kontrol araçları, hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.

BTK, oyun platformunun bu düzenlemeye uyumuna ilişkin olarak oyun platformundan kurumsal yapı, bilişim sistemleri, veri işleme mekanizmaları dahil olmak üzere bu düzenlemenin uygulanmasıyla doğrudan ilgili açıklamaları talep edebilecek. Oyun platformu, BTK tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri derhal ve 15 günü geçmemek üzere BTK tarafından belirlenecek süre içinde vermekle yükümlü olacak.

Bu düzenlemenin uygulanmasına, oyun platformunun uyması gereken yükümlülüklere ve yaş kriterlerine göre derecelendirmeye dair usul ve esaslar, BTK tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.

Bu kapsamdaki yükümlülükler ile Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikte yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeyen oyun platformuna BTK tarafından bildirimde bulunulacak. Bildirimden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde oyun platformuna BTK Başkanı tarafından 1 milyon Türk lirasından 10 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilebilecek. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 10 milyon Türk lirasından 30 milyon Türk lirasına kadar bir kez daha idari para cezası verilebilecek. İdari para cezası miktarı ihlalinin niteliği, ağırlığı, kullanıcılar üzerindeki etkisi veya meydana gelen zarar dikkate alınarak takdir edilecek.

İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 30 oranında daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 30’dan düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.

Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, verilen idari para cezalarının 4’te biri tahsil edilecek ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak.

Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.

Askeri personelin ücretli doğum izni süresi

Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nda yapılan değişiklikle kadın personele sağlanan ücretli doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya, toplam ücretli doğum izni süresi 24 haftaya çıkarılıyor.

En fazla 3 yaşında bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen askeri personele çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren 8 hafta süreyle izin verilecek. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanacak.

Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan askeri personele çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.

Kanunla, Darülaceze Nizamnamesi’nde değişikliğe gidildi. Buna göre, Darülaceze yurt içinde ve ilgili mevzuata göre yurt dışında hizmet verebilecek.

Darülaceze, ihtiyaç sahiplerine yardım amacıyla ilgili mevzuat hükümlerine göre gıda bankacılığı faaliyetinde bulunabilecek ve ihtiyaç sahiplerine aşevi hizmeti verebilecek.

Genel Kurulda AK Parti milletvekillerinin kabul edilen önergesiyle, analık izin süreleri yeniden düzenlenen ve düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilgili mevzuat uyarınca öngörülen analık izin süresi dolan ancak 1 Nisan 2026 itibarıyla doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süreyi henüz tamamlamamış personele, hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde talep etmeleri halinde 8 hafta ilave analık izni verilecek.

Genel Kurul’da teklifin kabul edilerek yasalaşmasının ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, gündemde yer alan diğer kanun tekliflerinin isimlerini okudu. Komisyonun yerini almaması üzerine Adan, birleşimi, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yapılacak özel oturum için yarın saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 01:00:38 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Meclis&#39;ten geçti! Sosyal medyaya 15 yaş sınırı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/meclis-ten-gecti-sosyal-medyaya-15-yas-siniri/182622/</guid>
		   <description>TBMM Genel Kurulunda, sosyal medyaya yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/meclis-ten-gecti-sosyal-medyaya-15-yas-siniri-4779.jpg" />
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da “oyun&quot;, “oyun dağıtıcı&quot;, “oyun geliştirici&quot; ve “oyun platformu&quot; tanımları hüküm altına alınıyor.

Kanunun, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen, “içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi&quot; başlıklı hükümde düzenlemeye gidildi. Buna göre, sosyal ağ sağlayıcı 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak.

Sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alacak. Bu kapsamda alınan tedbirler sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde yayınlanacak.

Sosyal ağ sağlayıcı, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak. Ebeveyn kontrol araçları ise hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ve kullanım süresinin izlenmesi ve bu sürenin sınırlandırılmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.

Sosyal ağ sağlayıcı, aldatıcı reklamları engelleyici tedbirleri almakla yükümlü olacak.

Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen kararın gereğini derhal ve en geç bir saat içinde uygulayacak, Kanun uyarınca verilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararlarına konu yayının kendi internet sitesinde yayınlanmaması hususunda gerekli her türlü tedbiri alacak.

Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanacak, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamayacak ve buna ilişkin para transferi yapılamayacak. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren 3 ay içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.

Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 90 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 50’den düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.

Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, reklam yasağı kaldırılacak ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak.

Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.

Oyun platformlarına yükümlülükler getiriliyor

Kanunla, oyun platformlarına ilişkin düzenlemeler de yapıldı.

Buna göre, oyun platformu usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak ancak derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilecek. Oyun platformu içerik veya yer sağlayıcı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen içerikleri çıkarmakla yükümlü olacak.

Türkiye’den günlük erişimi 100 binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformu, BTK, Erişim Sağlayıcıları Birliği, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereği ile düzenleme kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemekle ve bu temsilciye dair bilgileri BTK’ye bildirmekle yükümlü olacak. Oyun platformu, temsilcinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verecek.

Oyun platformu, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak.

Ebeveyn kontrol araçları, hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.

BTK, oyun platformunun bu düzenlemeye uyumuna ilişkin olarak oyun platformundan kurumsal yapı, bilişim sistemleri, veri işleme mekanizmaları dahil olmak üzere bu düzenlemenin uygulanmasıyla doğrudan ilgili açıklamaları talep edebilecek. Oyun platformu, BTK tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri derhal ve 15 günü geçmemek üzere BTK tarafından belirlenecek süre içinde vermekle yükümlü olacak.

Bu düzenlemenin uygulanmasına, oyun platformunun uyması gereken yükümlülüklere ve yaş kriterlerine göre derecelendirmeye dair usul ve esaslar, BTK tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.

Bu kapsamdaki yükümlülükler ile Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikte yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeyen oyun platformuna BTK tarafından bildirimde bulunulacak. Bildirimden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde oyun platformuna BTK Başkanı tarafından 1 milyon Türk lirasından 10 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilebilecek. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 10 milyon Türk lirasından 30 milyon Türk lirasına kadar bir kez daha idari para cezası verilebilecek. İdari para cezası miktarı ihlalinin niteliği, ağırlığı, kullanıcılar üzerindeki etkisi veya meydana gelen zarar dikkate alınarak takdir edilecek.

İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 30 oranında daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 30’dan düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.

Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, verilen idari para cezalarının 4’te biri tahsil edilecek ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 00:59:54 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Usta oyuncu Ferdi Atuner hayatını kaybetti</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/usta-oyuncu-ferdi-atuner-hayatini-kaybetti/182607/</guid>
		   <description>Birçok dizi ve filmde rol alan ünlü sanatçı Ferdi Atuner, 82 yaşında hayatını kaybetti.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/usta-oyuncu-ferdi-atuner-hayatini-kaybetti-5828.jpg" />
Bir süredir sağlık sorunları sebebiyle tedavi gören sanatçı, İstanbul Bahçelievler’deki evinde vefat etti.

Ankara Devlet Konservatuvarının şan bölümünden mezun olan Atuner, İstanbul Devlet Opera ve Balesinde (İDOB) ve Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu’nda görev aldı.

Usta oyuncu, “Olacak O Kadar&quot; skeçleriyle geniş kitleler tarafından tanındı, seslendirme sanatçısı olarak da birçok projede görev yaptı.

Ferdi Atuner’in rol aldığı diziler arasında “Çocuklar Duymasın&quot;, “Reyting Hamdi&quot;, “En Son Babalar Duyar&quot;, “Ayrılsak da Beraberiz&quot;, “Çılgın Bediş&quot;, “Küçük Ağa&quot;, “Patron Duymasın&quot; ve “İki Arada Aşk&quot; yer alıyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:40:41 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Ağrı Dağı&#39;nın altında büyük gizem</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/agri-dagi-nin-altinda-buyuk-gizem/182606/</guid>
		   <description>Ağrı Dağı’nda Nuh’un Gemisi’ni arayan araştırmacıların, bir dizi “koridor ve tünel&quot; tespit ettiği iddia ediliyor.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/agri-dagi-nin-altinda-buyuk-gizem-4777.jpg" />
Dünyanın her yerinden araştırmacılar Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’nın derinliklerinde Nuh’un Gemisi’nin kalıntılarını arıyor.

İncil’e göre bu devasa gemi, 4 bin 300 yıldan uzun bir süre önce meydana gelen büyük bir sel felaketi sırasında insanlığı ve her türlü hayvanı yok olmaktan kurtarmıştı.

Ağrı Dağı’nda 1959 yılında keşfedilen ve gemi formuna benzeyen kaya oluşumu, yeniden tartışma konusu oldu.

“Noah’s Ark Scans&quot; adlı araştırma grubundan Andrew Jones, yapılan son çalışmaların kutsal metinlerde geçen Nuh’un Gemisi’nin gerçekten var olmuş olabileceğine işaret ettiğini öne sürdü.



YER ALTINDA “KORİDOR VE TÜNELLER&quot; İDDİASI

Yer radarıyla yapılan taramalarda, oluşumun altında bir dizi “koridor ve tünel&quot; benzeri yapı tespit edildiği öne sürüldü. Araştırmacıların “tünel&quot; diye, geminin güverte altındaki koridorları anlatmak istediği belirtiliyor.

Şimdiye kadar yapılan taramalarda yüzeyin altına uzanan yapılar ortaya çıkarıldığı da idda edildi. Bu yapılar güverte benzeri bir platformun altındaki odaları temsil ediyor olabilir.

Araştırmacılara göre bu tüneller, yapının ortasından ve kenarlarından ilerleyerek merkezi bir boşluğa bağlanıyor.

Araştırma ekibi, bu yapıların rastgele olmadığını ve belirli bir düzen izlediğini savunuyor.



“ÖLÇÜLER KUTSAL METİNLERLE ÖRTÜŞÜYOR&quot; İDDİASI

Yaklaşık 157 metre uzunluğundaki oluşumun, Tevrat’ın Yaratılış bölümünde tarif edilen ölçülerle uyumlu olduğu öne sürülüyor.

Jones, İncil anlatımında geminin üç katlı olduğunun belirtildiğini ve tespit edilen yapıların bu anlatımla örtüşebileceğini iddia etti.

TOPRAK ÖRNEKLER DE İNCELENDİ

2024 yılında yapılan çalışmalarda, gemi formunun içinden ve dışından alınan 88 toprak örneği incelendi. Sonuçlara göre, yapı içindeki toprağın dışarıya kıyasla üç kat daha fazla organik madde içerdiği ve yüzde 38 daha fazla potasyum barındırdığı belirlendi.

Araştırmacılar, bu durumun toprağın “alışılmadık&quot; özellikler taşıdığını gösterdiğini ifade etti. Jones, ahşap bir yapının zamanla çürüyerek toprakta kimyasal bir iz bırakmış olabileceğini savundu.

DENİZ FOSİLLERİ VE BÜYÜK TUFAN YORUMU

Araştırma ekibi ayrıca bölgede bulunan deniz kabukları ve mercan fosillerinin, alanın bir dönem su altında kalmış olabileceğine işaret ettiğini öne sürdü. Bu bulgular, “Büyük Tufan&quot; anlatısıyla ilişkilendirildi.

Buna karşın bilim dünyasında daha yaygın kabul gören görüş, söz konusu oluşumun doğal jeolojik süreçlerin sonucu olduğu yönünde.

Uzmanlara göre, milyonlarca yıl süren tektonik hareketler eski deniz tabanlarını yükselterek bu tür oluşumlara yol açabiliyor.



TÜNELLER ROBOTLA KEŞFEDİLECEK

Araştırma ekibi, yer altındaki tünelleri daha detaylı incelemek için uzaktan kumandalı robotik bir cihaz geliştirmeyi planlıyor. Bu cihazın, yapı içindeki boşluklara girerek daha net veriler sağlaması hedefleniyor.

İncil’de, Nuh’un Gemisi’nin dünyayı sular altında bırakan 150 günlük bir tufandan kurtulduktan sonra Ağrı Dağı’na oturduğu belirtiliyor.

İlginç olan, oluşumun, geminin şekli ve boyutlarıyla uyuşan bir zirve yakınında yer alması. İncil ölçülerine göre gemi yaklaşık 155 metre uzunluğunda, 26 metre genişliğinde ve 16 metre yüksekliğindeydi.

Geminin Ağrı Dağı’na oturduğu fikri ise uzun zamandır tartışılıyor.

AĞRI DAĞI’NDA ÇALIŞMALAR NASIL BAŞLADI?

Ağrı Dağı’nın yaklaşık 29 kilometre doğusunda, dikkat çekici bir jeolojik oluşum yıllar önce araştırmacıların ilgisini çekti.

Durupınar oluşumu olarak bilinen bu bölge, bazı bilim insanları tarafından İncil’de anlatılan Nuh’un Gemisi ile ilişkilendiriliyor.

Bazı araştırmacılar, Neolitik dönemde bölgede büyük ölçekli sellerin yaşanmasının olası olduğunu öne sürüyor. Bununla birlikte, birçok bilim insanı İncil’deki anlatının sembolik veya alegorik olarak da okunması gerektiğine inanıyor.

Bir teoriye göre yaklaşık 7 bin yıl önce Akdeniz’deki sular Karadeniz havzasına doğru akmış olabilir. Bu da bölgede büyük çaplı sellere yol açmış olabilir. Bu felakete tanık olan yerel halk, olayı öyküleştirmiş ve bu öyküler de Nuh’un Gemisi’ne ilham olmuş olabilir.

Bununla birlikte, projede yer alan arkeologlar daha fazla araştırmanın gerekli olduğuna inanıyorlar.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:30:29 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Kreşte dayak iddiası!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/kreste-dayak-iddiasi/182602/</guid>
		   <description>Eskişehir’de Emine Pınar Özdağ (38), oğlu Atlas’ın (2) öğrenim gördüğü kreşte darbedildiğini öne sürerek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Özdağ, Adli Tıp Kurumu’ndan darp raporu aldıklarını belirterek, “Kreş bana her gün oğlumu &apos;sağ ve sağlıklı aldığıma dair’ bir tutanak imzalatmak istedi. Çocuğuma ne olduğunu öğrenmek istiyorum&quot; dedi.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/kreste-dayak-iddiasi-8309.jpg" />
Emine Pınar Özdağ, geçen yıl eylül ayında oğlu Atlas Özdağ’ı kreşe yazdırdı. Yaklaşık 6 ay burada öğrenim gören Atlas, kurum tarafından iddiaya göre bir açıklama yapılmadan kreşten çıkarıldı. Emine Pınar Özdağ, oğlunun eğitim hakkının elinden alındığını belirterek itiraz etti. Bu süreçten sonra kreşe devam eden oğlunun vücudunda morluklar olduğunu öne süren Özdağ, Adli Tıp Kurumu’ndan darp raporu alarak Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Özdağ, kurumla herhangi bir husumetleri olmadığını ancak oğlunun sebepsiz bir şekilde kreşten çıkarıldığını belirterek, “2 Mart günü oğlum öğretmeniyle birlikte kapıya bırakıldı. Öğretmen oğlumu bırakmaya geldiğinde herhangi bir açıklama yapmadı. Çünkü onun da bilgisi yokmuş. Ben de eşyalarını almayacağımı, ne olduğunu bilmediğimi, sadece Atlas’ı teslim alacağımı söyledim ve saat 5’te oğlumu teslim aldım. Eşyalarını bıraktım, almadım. Aynı günün gece saatlerinde, 23.00 sıralarında kurum içerisinden beni aradılar ve Atlas’ın yarın okula gelmemesi söylendi. Ben Atlas’ı götüreceğimi söyledim. Çünkü çocuğumun eğitim hakkı herhangi bir gerekçe sunulmaksızın önlenemezdi. Ertesi gün eşim ve çocuğumla birlikte okula gittik. Öğretmenleri çocuğumu gayet güler yüzlü bir şekilde teslim aldı. Fakat içerideki öğretmenden aldığımız beyanı şu; idareci tarafından bir direktif almışlar. &apos;Atlas’ı okula alacaksınız, aldıktan sonra babasını arayıp geri teslim edeceksiniz’ gibi bir beyanda bulmuşlar&quot; dedi.



&apos;ÇOCUĞUM DARP İZLERİ YOĞUNLAŞARAK ARTAN BİR ŞEKİLDE EVE GELMEYE BAŞLADI’

Oğlunun vücudunda her geçen gün artan morluklar oluştuğunu anlatan Özdağ, kreşin kendisine her gün &apos;sağ ve sağlık aldığına dair’ bir tutanak imzalatmak istendiğini söyledi. Buna karşı çıktığını belirten Özdağ, “Ben bunu diğer çocuklara imzalatıp imzalatmadıklarını sorduğumda sadece Atlas’a husus bir düzenleme olduğunu ve bunu imzalamam gerektiğini zorla istediler ve biz de bunu kabul etmedik. Kabul etmediğimiz gibi de morluklar giderek yoğunlaştı. En sonunda öğretmenine, &apos;Bu morlukların sebebi nedir?’ diye sorduğumda, öğretmeni bana, çocukların çok hareketli olduğunu ve her şeyin olmuş olabileceğini söyledi. En son darbe izlerinden sonra Adli Tıp Polikliniğine giderek çocuğuma darbelerine, darp izlerine karşılık rapor aldım. Fakat çocuğuma ne olduğuna dair en ufak bir fikrim olmadığı için, içeriden de kimseyle iletişim kuramadığım için ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Avukatımla görüştüm, sonrasında Adli Tıp muayene polikliniğe gittim ve çocuğuma muayene yaptırdım. Elimde Adli Tıp’ın verdiği muayene raporu da var, suç duyurusu evrakları da var. Çocuğumun diz bölgesinden başlayarak ayaklarına doğru uzanan çeşitli morluk seviyelerinde darp izleri olduğu yazıyor. Kurum tarafından çocukların psikolojik ve fiziksel sağlığı hiçbir şekilde birincil öncelik tutulmuyor. Hukuki mücadelemiz her anlamda devam edecek&quot; dedi.

KREŞ: BÖYLE BİR OLAYIN GERÇEKLEŞMEDİĞİ BİZİM TARAFIMIZDAN AÇIKTIR

Darp iddiasını kabul etmeyen kreş yetkilileri ise konunun yargıya taşındığını belirtilerek, “Olay iddiadan ibaret olup, şu anda savcılık aşamasındadır. Bizim açımızdan her türlü kamera kaydı savcılığa intikal etmiş olup, böyle bir olayın gerçekleşmediği bizim tarafımızdan açıktır. Savcılık aşamasında olan bir olayın üzerine bu denli ısrarlı gidilmesinde bizim açımızdan şirketimizin ve okulumuzun itibarına dair bütün haklarımızın da saklı kaldığını belirtiyoruz. Yargıya güveniyor, olayın bütün açıklığı ile gerçekleri ortaya çıkaracağına dair bir şüphemiz bulunmadığını da belirtiriz&quot; denildi.

Olaya ilişkin Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sürüyor. (DHA)








</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:28:35 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>NATO Genel Sekreteri&#39;nden Türkiye&#39;ye övgü</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/nato-genel-sekreteri-nden-turkiye-ye-ovgu/182599/</guid>
		   <description>NATO Genel Sekreteri Rutte, Türkiye’nin savunma sanayisi devrimi yaşadığını dile getirdi. “Savunma sanayisinde Türkiye’nin yaptıklarından çok şey öğrenebiliriz&quot; dedi.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/nato-genel-sekreteri-nden-turkiye-ye-ovgu-529.jpg" />
NATO Genel Sekreteri Rutte, Ankara’daki ASELSAN tesislerini ziyaret etti.

Rutte, “Türkiye bir savunma sanayisi devrimi yaşadı. dedi.

Rutte, “Savunma sanayisinde Türkiye’nin yaptıklarından çok şey öğrenebiliriz. İhtiyacımız olan şey, savunma sanayisi üretimini hızlandırmak, aynı zamanda yenilikçiliği de teşvik etmek. Bu, NATO için en önemli önceliklerden biri. Temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesinin ana gündem maddelerinden biri bu olacak.&quot; dedi.

Ayrıntılar geliyor…
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:26:16 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Murat Övünç hakkında karar!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/murat-ovunc-hakkinda-karar/182596/</guid>
		   <description>“Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme&quot; suçundan yargılanan sosyal medya fenomeni Murat Övüç’ün davasında karar çıktı. Övüç’ten mahkeme sonrası açıklama geldi.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/murat-ovunc-hakkinda-karar-6811.jpg" />
Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında sosyal medyada başörtüsü takarak video paylaşması nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştı. Övüç, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik&quot; suçlamasıyla 20 Aralık 2025 tarihinde tutuklanmıştı.

Mahkemedeki savunmasında videoyu tesettürlü kadın takipçilerini mutlu etmek ve mizah amaçlı çektiğini öne süren Övüç, eyleminde bir art niyetinin olmadığını iddia ederek yanlış anlaşıldığı için özür dilemişti.

102 gün boyunca Tekirdağ’daki Karatepe Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu kalan Murat Övüç, birkaç hafta önce tahliye edilmişti. Cezaevinden çıktıktan sonra ilk paylaşımını oğlu Burak Can ve düğünde kilolarca altın taktığı geliniyle yapan Murat Övüç, duygularını “Bin şükür evlatlarıma kavuştum&quot; diyerek ifade etmişti.



“MURAT ABİ OLARAK YOLUMA DEVAM EDECEĞİM&quot;

Tahliyesi sonrası yayınladığı videoda “Tam 3 ay 10 gündür sizlerden uzaktayım. Rehabilite oldum&quot; diyen Övüç ardından değişeceğine ve “Murat abi&quot; olarak anılacağına dair vurgu yaptı. Özellikle gençlerin kendisini izlediğini belirten Övüç, onlara örnek teşkil etmek için dikkatli olacağını belirtmişti.



Övüç, paylaşımında “Yoğun telefonlar geliyor, mesajlar geliyor. &apos;Bir değişim mi var?’, &apos;Nedir bu?’, &apos;Bir ağır gördük seni’ diyorsunuz. Evet, bundan sonra çok ağır olacağım&quot; demişti.



58 yaşındaki sosyal medya fenomeni, sözlerine “Çünkü evlatlar izliyor bizi, genç nesil izliyor bizi. Onlara güzel örnek olmak adına, onlarla güzel diyalog kurmak adına, onların Murat abisi olmaya, onlarla güzel dostluklar, arkadaşlıklar kurmaya, onların gözünde iyi bir insan, temiz bir insan olmak adına Murat abi olarak yoluma devam edeceğim&quot; diye devam etmişti.

11 AY HAPİS CEZASI ALDI

Murat Övüç’ün davasında bugün karar çıktı.

Ünlü isme “halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılama&quot; suçundan 11 ay hapis cezası verildi.

“ALLAH BİR DAHA BÖYLE KÖTÜ ŞEYLER YAŞATMASIN&quot;

Murat Övüç, mahkeme sonrası sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Fenomen isim, “Mahkeme bitti, denetimli serbestliğimi kaldırdılar, yurtdışı yasağımı kaldırdılar, 11 ay ceza verdiler.  Halkı kin ve nefret suçundan değil de dini vecibelerle alay etmekten ceza aldım 11 ay. Zaten 3 ay 11 gün yattım. Dosya istinafa gidecek orada da bozulacak. Özgürlüğüme kavuştum. Allah bir daha bana böyle kötü şeyler yaşatmasın&quot; ifadelerini kullandı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 13:22:18 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Eski Tunceli Valisi Sonel için tutuklama talebi</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/eski-tunceli-valisi-sonel-icin-tutuklama-talebi/182582/</guid>
		   <description>Tunceli’de 5 Ocak 2020’den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme&quot; suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/eski-tunceli-valisi-sonel-icin-tutuklama-talebi-3863.jpeg" />
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Sonel’in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Erzurum Şehir Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirilen Sonel, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi.

Savcılık sorgusu tamamlanan Sonel, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme&quot; suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığından Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda, Sonel hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu&quot; belirtilmişti.

Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin, hakkında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla soruşturma başlatılan Sonel, açığa alınmıştı.

Sonel, 2017-2020 yılları arasında Tunceli’de görev yapmış ve 17 Nisan’da Elazığ’da gözaltına alınmıştı.

11 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli’de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku’dan (21) 5 Ocak 2020’den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır’dan Tunceli’ye gelerek 6 Ocak 2020’de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca “kasten öldürme&quot;, “cinsel saldırı&quot;, “suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi&quot;, “bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma&quot;, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma&quot;, “suçu bildirmeme&quot; ve “suçluyu kayırma&quot; suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel’in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 18:49:49 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Gülistan Doku&#39;ya ne oldu? Kemikler ölümüne dair ipucu verebilir mi?</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/gulistan-doku-ya-ne-oldu-kemikler-olumune-dair-ipucu-verebilir-mi/182580/</guid>
		   <description>Tunceli’de 6 yıl önce kaybolan Gülistan Doku dosyası cinayet soruşturması olarak yürütülüyor. Adli tıp uzmanı, cesedin bulunması halinde, cinayete yönelik kanıt elde edilip edilemeyeceğini yorumladı.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/gulistan-doku-ya-ne-oldu-kemikler-olumune-dair-ipucu-verebilir-mi-4783.jpeg" />
Gülistan Doku dosyası 6 yıl sonra rafta indi. Soruşturma kapsamında 11 şüpheli tutuklandı. Ancak “Gülistan Doku’ya ne oldu?&quot; sorusu hala belirsizliğini koruyor.

KEMİKLER CİNAYETİN İŞLEYİŞİNE DAİR İPUCU VERİR Mİ?

“Gülistan’ın cesedinin 6 yıl sonra bulunması durumunda kemikler cinayetin nasıl işlediğini ortaya koyabilir mi?&quot; sorusunu Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Hakan Kar, NTV’ye yanıtladı.

Doku’nun cesedinin daha önce gömüldüğü yerden taşındığına dair kuvvetli bulgular var.

Prof. Dr. Kar, olayın üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin özellikle ateşli silah yarasına bağlı ölümü tespit edebildiklerini dile getirdi.

Kar, “Ayrıca, ölmeden önce ya da öldükten sonra olabilecek künt travmalar da ayırt edilebiliyor. Bu ölmeden önce meydana gelen darp şeklinde de olabilir, öldükten sonra cesetten kurtulma için ya da taşırken meydana gelen künt travmalar da olabilir.&quot; dedi.

CESET YAKILDI İDDİASI

Doku ailesinin “ceset ortaya çıkmasın diye kemiklerinin yakıldığı&quot; iddiasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Kar, “Yakarak bütün kemikleri ortadan kaldırmak çok zor.&quot; diye konuştu.

“İnsan vücudu ne kadar süre toprak altında kalırsa kalsın belli bir yüzdede sıvıdan oluşuyor.&quot; ifadelerini kullanan Kar, “Dolayısıyla katı bir cismin yakılması gibi düşünülmemeli. Muhakkak ki bunu kalıntıları kalıyor.&quot; açıklamasında bulundu.

Cesedin yakılması durumunda da DNA elde etme ihtimalinin olduğunu sözlerine ekleyen Kar, “Yakıldığı halde DNA elde edilme ihtimali var. Azı dişlerinin içinden DNA elde edebiliyoruz.&quot; dedi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 18:47:43 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>“Tas kafa&quot; saçlara yasak gelecek mi?</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/tas-kafa-saclara-yasak-gelecek-mi/182572/</guid>
		   <description>El Salvador okullarında “edgar&quot; yani “tas kafa&quot; saç kesimi bir süredir yasak. Son zamanlarda Türkiye’de de “tas kafa tıraşı yasaklandı&quot; iddiaları sosyal medyada gündem oldu. Türkiye’de gerçekten böyle bir yasak var mı?</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/tas-kafa-saclara-yasak-gelecek-mi-7605.jpg" />
Saçların alt kısımlarının kesilerek üst kısımlarının bırakıldığı “Tas kafa&quot; saç modeli, suçlularla özdeşleşmek üzere.

Kafaya bir tas konularak, dışarda kalan kesimlerin kesilmesi nedeniyle “Tas kafa&quot; denilen bu tarz, geçmişte pek rağbet gören bir model değildi. Ancak, bazı diziler ve suç örgütü üyelerinin bu modeli benimsemesi nedeniyle yaygınlaştı.

GEÇMİŞTE ANADOLU’DA YAYGINDI

Latin ülkelerinden yayıldığı sanılsa da, bu saç modeli çok eskiden beri Türkiye’de biliniyor. Berbere gitmek yerine, çocuğun başına bir tas konulur, geri kalan kısım ise makas veya varsa tıraş makinası ile kesilirdi.

Kimi zaman bu saç kesimi, saçlarda zararlı böceklere karşı bir önlem olarak bile uygulandı. Anadolu’da seyyar berberler bu tarz saç keserdi ve bit gibi böceklerin kulak üstlerine, enseye yerleştiği varsayımıyla, bazı aileler bu tıraşı yaptırırdı.

Hala pratik olması, sürekli saç bakımı gerektirmemesi nedeniyle, bu modeli herhangi bir moda merakıyla yaptırmayanlar var fakat bu saç kesimi çete üyelerinin tarzı gibi algılanmaya başladı.


“Tas Kafa&quot; saç modeli, El Salvador gibi ülkelerde organize suçla özdeşleştiriliyor.


EL SALVADOR YASAKLADI

El Salvador, devlet okullarında öğrencilerin görünümüne yönelik sıkı kurullar getirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yaz yürürlüğe giren düzenlemeler kapsamında öğrencilerin “uygun saç kesimi&quot; şartlarına uyması zorunlu hale getirildi.

Bu kuralların, özellikle Latin Amerika’da gençler arasında yaygın olan “edgar&quot; (tas kafa) saç modelini fiilen yasakladığı yorumları yapıldı. Okullara gönderilen görsellerde bu saç stili “uygunsuz&quot; örnekler arasında yer aldı.

Öğrencilerin okula girişte denetlenmesi zorunlu hale getirilirken, kurallara uymayanlar için yaptırım uygulanabileceği belirtildi. El Salvador’daki karar sosyal medyayı ikiye böldü.

TÜRKİYE’DE “TAS KAFA SAÇ&quot; YASAKLANDI İDDİASI

El Salvador’daki gelişmelerin ardından Türkiye’de de “tas kafa tıraşı yasaklandı&quot; iddiaları sosyal medyada gündeme geldi. Ancak Türkiye genelinde böyle bir yasak bulunmuyor.

“Tas kafa&quot; olarak bilinen çok kısa saç modeline ilişkin ülke çapında alınmış herhangi bir resmi karar veya mevzuat değişikliği yok. Berberlerde bu saç modelinin yapılmasını engelleyen bir düzenleme de bulunmuyor.

 

YEREL UYGULAMALAR KAFA KARIŞTIRDI

Buna karşın bazı okullarda disiplin kuralları çerçevesinde saç ve kılık-kıyafet düzenlemeleri yapılabiliyor. Samsun’da bir lisede, öğrencilerin aşırı kısa saç modellerine sınırlama getirildiği ileri sürüldü.

Yetkililer, bu tür uygulamaların okul bazlı olduğunu ve ülke genelinde bağlayıcı olmadığını vurguluyor.


“Gangster Kültürü&quot; ile ilişkilendirilen bu saç kesimi Z kuşağı gençleri tarafından bir sembol olarak tercih ediliyor.


ORGANİZE SUÇLA ÖZDEŞLEŞEN SAÇ MODELİ

Bu saç modeli, El Salvador gibi ülkelerde organize suçla özdeşleştiriliyor. Türkiye’de de tartışma konusu haline gelişi benzer bir süreçten geçiyor.

“Gangster Kültürü&quot; ile ilişkilendirilen bu saç kesimi Z kuşağı gençleri tarafından bir sembol olarak tercih ediliyor.

Geçmişi 1500’lü yıllara dayanan saç modeli, ABD’de çete kültürünün bir sembolü haline gelmişti. Modelin, ABD’den sınır dışı edilen suçlular tarafından El Salvador’a getirildiği düşünülüyor.

Ülkede çete üyesi olduğu tahmin edilen ve yakalanan suçluların ilk önce saçları kesiliyor. Bu sayede çeteelrle ve suçla özdeşleşen bu model yerine tek düze bir görünüm elde ediliyor.


Mattia Ahmet Minguzzi’yi öldüren şahısların güvenlik kamerası görüntüleri. İkinci fotoğrafta kafasını kapüşon ile kapatan kişinin bu saç modelini tercih ettiği görülüyor.


SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR VE TAS KAFA SAÇ MODELİ

Türkiye’de işlenen pek çok cinayetin faili de bu saç modelini tercih ediyor. Mattia Ahmet Minguzzi’nin katilleri ve Boğaziçi Üniversitesi’nde 15 yaşındaki Hilal Özdemir’i öldüren Ayberk Kurtuluş dikkat çeken örneklerden.

Bu kişilerin ortak özelliği “tas kafa&quot; saç modelini tercih etmeleri. Özellikle İstanbul’da suç oranının yüksek olduğu bazı mahallelerde gençler bu saç modeline yoğun ilgi gösteriyor.


Türkiye’de de çok popüler olan Peaky Blinders gibi dizilerde çetelerin sıkça tercih ettiği bir model olarak öne çıkıyor.


DİZİ-FİLM DÜNYASINDAKİ ÇETELERDE DE TERCİH EDİLİYOR

Filmlerdeki veya dizilerdeki suç anlatılarında daha “ham&quot;, sokak tipi ve alt sınıf vurgusu taşıyan görünümler öne çıkıyor. Bu noktada Edgar ya da “tas kafa&quot; benzeri kesimler, karakteri daha sert ve kaba göstermek açısından tercih edilir.

Türkiye’de de çok popüler olan Peaky Blinders gibi dizilerde çetelerin sıkça tercih ettiği bir model olarak öne çıkıyor. Yine bazı dizilerde savaşçı ve tehlikeli karakterlerin bu modeli tercih ettiği görülüyor.

“TAS KAFA SAÇ&quot; NEDEN BU KADAR POPÜLER?

“Tas kafa&quot; saç kesimi özellikle gençler arasında bir kimlik ve stil ifadesi olarak görülüyor. Uzmanlara göre bu tarzlar, sosyal medya etkisi ve popüler kültürle hızla yayılıyor.

Popüler kültürde yer alan suç temalı dizi ve karakterlerin etkisi, bu tarzın “sert ve maskülen&quot; bir görüntüyle özdeşleşmesine yol açıyor.

Sosyal medya platformları, özellikle TikTok ve Instagram’da yayılan akımlar da bu trendin hızla yayılmasını sağlıyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 15:28:44 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>AVM&#39;lere giriş ücretli mi olacak? Açıklama geldi</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/avm-lere-giris-ucretli-mi-olacak-aciklama-geldi/182565/</guid>
		   <description>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), “Alışveriş Merkezleri ve Yöneticileri Başkanlığı’nın kararıyla AVM’lere girişlerin ücretli olacağı&quot; yönündeki iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu bildirdi.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/avm-lere-giris-ucretli-mi-olacak-aciklama-geldi-8034.jpeg" />
DMM’nin NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, iddialara kaynak gösterilen “Alışveriş Merkezleri ve Yöneticileri Başkanlığı&quot; adında resmi bir kurum veya üst kurulun bulunmadığı belirtildi.

Sosyal medyada yer alan “Alışveriş Merkezleri ve Yöneticileri Başkanlığı’nın kararıyla AVM’lere girişlerin ücretli olacağı&quot; iddiasının tamamen gerçek dışı olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Ticaret Bakanlığı kayıtlarında, AVM girişlerinin ücretli hale getirilmesine yönelik herhangi bir çalışma, bildirim veya düzenleme mevcut değildir. Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği tarafından yapılan açıklamada da sektör paydaşlarının böyle bir kararı olmadığı ve söz konusu iddiaların asılsız olduğu belirtilmiştir. Vatandaşlarımızın, kamuoyunda infial yaratma amacı güden bu tür asılsız paylaşımlara itibar etmemeleri önemle rica olunur.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 14:32:15 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Prenses cilt bakımı kâbusu!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/prenses-cilt-bakimi-kabusu/182561/</guid>
		   <description>Adana’da ’prenses cilt bakımı’ yaptırmak için güzellik merkezine giden kadının yüzünde 2. derece yanık oluştu. Yüzü bandajla kapatılan kadın, “2 yaşındaki oğlum beni böyle görünce ’öcü’ diyerek kaçıp düştü ve yaralandı. Güzelleşmek uğruna 7 bin lira verdim, mağdur oldum&quot; dedi.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/prenses-cilt-bakimi-kabusu-6613.jpg" />
Adana’da yaşayan 4 çocuk annesi Saide G. (40), geçtiğimiz cuma günü merkez Çukurova ilçesi Mahfesığmaz Mahallesi’ndeki bir güzellik merkezinde ’prenses cilt bakımı’ yaptırdı. İddiaya göre bakım sonrası yüzünde yanıklar oluşan kadın evine gönderildi. Evine giden Saide G., yüzündeki ağrılara dayanamayarak gece saatlerinde Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitti.

2. derece yanık teşhisi konuldu

Hastaneye gider gitmez Saide G.’ye, 2. derece yanık teşhisi konuldu. Raporlarla birlikte karakola giden kadın, güzellik merkezinden ve işlemi uygulayan çalışandan şikayetçi oldu.

“Raporu gönderin, paranızı yollayalım&quot;

Bu sırada güzellik merkezi, Saide G.’ye ulaşarak, “Doktor raporunu gönderin, avukatımıza soralım 7 bin TL’lik paketinizin ücretini iade edelim&quot; dedi.

“Dalga geçerek telefonu kapattılar&quot;

Yaşadıklarını İHA’ya anlatan Saide G., “Prenses cilt bakımı yaptırmaya gittim. Bu gittiğim 3. seanstı ancak ilk 2 seansı saymadılar. Her gitmemde hafif hafif yüzüm yanıyordu ama bu şekilde olmuyordu. Cuma günü seanstan çıktım, eve geldim aynaya baktım ve yüzümde büyük büyük yanıklar olmuş. Güzellik merkezinin sahibi bana ulaşsın diye yazışmalarımız var, aradım ama bana ’geçmiş olsun’ diyerek dalga geçerek telefonu kapattılar, hiçbir şekilde geri dönüş yapmadılar. Dün karakola gidip şikayetçi olunca güzellik merkezi sahibi öyle bana ulaştı, ’raporları atın, avukatıma danışayım ondan sonra ödemeyi yapayım’ diyerek beni geçiştirdi&quot; ifadelerini kullandı.

“Lazere giren bayanlar cilt bakımına da giriyor&quot;

Kendisine cilt bakımı yapan çalışanın uzman olmadığını da öne süren Saide G., “Normalde orası bir güzellik merkezi, lazer çalışanı giremez, uzmanın girmesi lazım. Ama lazere giren bayanlar cilt bakımına da giriyor. Güzelleşmek uğruna gittim ama bu şekilde yüzüm yanık bir şekilde geri eve döndüm. Ben şu an mağdurum, bu mağduriyetimin maddi ve manevi her şekilde giderilmesini istiyorum&quot; dedi.

“Ufak çocuğum benden korkuyor&quot;

2 yaşındaki evladının kendisini görünce korktuğunu anlatan kadın, şunları söyledi:

“2 yaşında ufak bir oğlum var, dün beni gördü ve ’öcü’ diyerek kaçtı, balkondan düştü. Çocuğum benim yanıma yaklaşmıyor. Ufak çocuğum benden korkuyor, kaçıyor. Güzellik merkezine giden kişiler mutlaka kaliteli bir yere gitsinler, güvenilir bir yere gitsinler. Evde bir de ufak bebekleri varsa sonrasında çok sıkıntı yaşanıyor.&quot;

 



 
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 14:28:51 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Kurbanlık alacaklara uyarı!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/kurbanlik-alacaklara-uyari/182560/</guid>
		   <description>Kurban satıcıları Kurban Bayramının yaklaşmasıyla vatandaşları hem hayvan seçiminde hem de dolandırıcılık risklerine karşı uyardı. Sektör temsilcileri ise, kurbanlık hayvanın yaş ve sağlık kriterlerinin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/kurbanlik-alacaklara-uyari-3760.jpg" />
Kurbanlık hayvan seçiminde en önemli kriterlerden birinin yaş olduğunu vurgulayan kurbanlık satıcıları, davarın 1 yaşını, sığırın 2 yaşını geçmiş olması gerektiğine dikkat çekti. Sığırın yaşının &apos;kapak atma’ olarak bilinen alt iki süt dişini döküp yerine kalıcı dişlerin çıkmasıyla anlaşılabildiğini anlatan büyükbaş kurban satıcısı Mithat Karaca, “Kurban seçerken 24 ayını tamamlamış olması lazım ve kapaklarını atmış olması lazım. Kapak dediğimiz konu ise alt iki dişinin süt dişleri dediğimiz dişlerini atmış olması lazım. Yani o iki dişin birbirinden ayrık olması lazım&quot; dedi.



“Vatandaşlarımız kurban kesimi gelince sıkıntıya düşebiliyor&quot;

Kurban Bayramıyla beraber dolandırıcıların da sektör içerisinde vatandaşları ağlarına düşürmeye çalıştığını anlatan Mithat Karaca, “İnsanların bazı belli alışkanlıkları var. O alışkanlıkların dışına çıkarsa başına da olmadık olaylar gelebiliyor. &apos;Ucuz etin suyu kara olur’ diye bir tabir var. Şimdi insanlar 10 yıl boyunca bir yerde kesmiş, sonraki sene diyor ki &apos;5 lira aşağısı olsun.’ Bilmiyor ki o 5 lira aşağısına olan yer onları dolandıracak. Dolandırma olayları çok arttı. İnternette bunlar çok var. Şu anda mesela sponsorluk vermiş sosyal medya mecralarında, müşteriyi topluyor ondan sonrasında kurban kesimi gelince sıkıntıya düşebiliyor vatandaşlarımız. Kesim günü her türlü mağduriyet yaşanabiliyor, dolandırıcılık olmasa da hastalıklı veya gebe hayvanlar satılabiliyor. Bu noktada ise veteriner kontrolü çok önemli dişi hayvanlarda gebe olup olmadığına bakılıyor, boş olup olmadığına ve erkek mallarda da herhangi bir hastalığının olmadığına dair yani aşıları ve karnelerin kontrolleri yapılıyor. Bakanlığın vermiş olduğu küpe numaralarına bakıyor vatandaşlarımız oradan takip edilebiliyor&quot; şeklinde konuştu.



“Büyükbaşlar 150 bin liradan başlayıp, 800 bin bandına kadar değişiyor&quot;

Büyükbaş kurbanlık fiyatlarının bu yıl 800 bin liraya kadar çıktığını ifade eden Karaca, “Geçen sene ile bu senenin arasında çok afaki bir fiyat farkı çıkabiliyor. Çünkü artık üretimde bir sıkıntı yaşıyoruz. Geçen sene 90 ile 100 bin liraya aldığın bir hayvanı bu sene 180 hatta 200 bin lira bandına kadar yükseliyor, bu da vatandaşı üzüyor. Şu anki bedeller küçükbaş hayvan 15 ile 25 bin lira arası. Hayvanın canlı ağırlığına ve hayvanın beslenmesine göre büyüklüğüne göre değişiyor. Büyükbaşta da en 150 bin liradan başlayıp yani 800 bin bandına kadar hayvanın ağırlığına göre değişiyor&quot; diye konuştu.



 
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 14:27:14 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Faili meçhul dosyalar raftan iniyor</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/faili-mechul-dosyalar-raftan-iniyor/182559/</guid>
		   <description>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakanlık bünyesinde kurulan birimle toplumda infial uyandıran ve daha önce takipsizlik verilen dosyaların yeniden incelendiğini bildirdi.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/faili-mechul-dosyalar-raftan-iniyor-842.jpg" />
Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 11 tutuklunun bulunduğunu anımsatan Gürlek, dönemin valisiyle ilgili sürecin de devam ettiğini söyledi.

Doku’nun cesedine ulaşılıp ulaşılmadığı sorusuna Gürlek, “Önemli olan bu mezarın yerini bulmak, cesedin yerini tespit etmek. Çalışma yürütüyor arkadaşlar.&quot; yanıtını verdi.

Gürlek, daha önce takipsizlik kararı verilen tüm dosyaların incelenmesi adına Adalet Bakanlığı bünyesinde özel bir birim kurduklarını belirterek şunları kaydetti:

“Biz bir birim kurduk. İşte faili meçhuller, daha önce takipsizlik falan verilen tüm dosyalar tek tek inceleniyor. İncelenip eksik ve aksak noktalar var mı diye bakılacak. Özellikle toplumda böyle hassasiyet oluşturan, infial oluşturanlar… Tabii herkesin davası kendi için önemli ama toplumda hassasiyet oluşturan davalara ilişkin bir birim kurduk, oraya çektik bunları. Şimdi bir de tecrübeli gözlerin bakması farklı olur. Gülistan’dan sonra tabii bir beklenti var ama her dosya illa öyle olacak diye bir şey yok yani. Kararlılıkla ve titizlikle üstüne gidilecek.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 14:26:03 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı görevden uzaklaştırıldı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/yuregir-belediye-baskani-ali-demircali-gorevden-uzaklastirildi/182557/</guid>
		   <description>İçişleri Bakanlığı’nca, Adana’nın Yüreğir ilçesi Belediye Başkanı Ali Demirçalı görevden uzaklaştırıldı.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/yuregir-belediye-baskani-ali-demircali-gorevden-uzaklastirildi-3003.jpeg" />
Bakanlığın NSosyal’deki hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, hakkında &apos;rüşvet vermek’ suçu nedeniyle yürütülen soruşturma sonucunda, Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 3 Nisan 2026 tarih ve E:2024/17 sorgu sayılı kararı ile 5 yıl 3 ay 10 gün hapis cezası verilmesi üzerine, Anayasanın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılmıştır.&quot;
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 14:22:45 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>&apos;Okulların güvenliği en büyük önceliğimiz&#39;</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.bursadaguncel.com/okullarin-guvenligi-en-buyuk-onceligimiz/182548/</guid>
		   <description>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.bursadaguncel.com/images/haberler/2026/04/okullarin-guvenligi-en-buyuk-onceligimiz-4306.jpeg" />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki toplantı yaklaşık 3 saat 40 dakika sürdü.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN AÇIKLAMALAR

Toplantı sonrası kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Millet olarak hepimiz acılarımızı, ailelerimizin üzüntülerini samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını; eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz.

Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum. Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kardeşimizden 14’ü taburcu edildi. İki öğretmen ile üç öğrencimizin tedavisi hâlen devam ediyor. Hamdolsun, yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor.
Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı. 15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda, 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabbimden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Rabbim bizlere bir daha böyle acılar yaşatmasın diyorum. İnsanlık dışı bu saldırıların faillerini bir kez daha telin ediyorum.

“ATEŞ HEPİMİZİN YÜREĞİNE DÜŞTÜ&quot;

Saldırılar sadece Kahramanmaraş’ı, sadece Siverek’i değil, 86 milyonun tamamını etkiledi. Milletçe hepimizi yasa ve kedere boğdu. Kahramanmaraş’a düşen ateş hepimizin yüreğine düştü.

Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken, diğer yandan yargı, emniyet, millî eğitim, sivil güvenlik ve istihbarat birimlerimiz çalışmalarını başlattı. Hiçbir ihtimal dışlanmadan saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor.

Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek kimlerle irtibat hâlinde oldukları, nelerden etkilendikleri kısa sürede ortaya çıkarıldı. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek’teki saldırıyla ilgili 8 kişi tutuklanırken, Kahramanmaraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası da tutuklandı.

“İLK ANDAN İTİBAREN YAKINDAN SÜRECİ BİZZAT TAKİP ETTİM&quot;

Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakından takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim. Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında yalan, manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldık.

Değerli vatandaşlarım, milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği, gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülüyor. Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini bu şekilde gösterebiliyor.

Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum: Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda, faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı; endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyorlar.

Pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle, bilerek veya bilmeyerek saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürülmüştür.

“BÖYLE BİR ACI ÜZERİNDEN MİLLETİ TAHRİK ETMEK SORUMSUZLUKTUR&quot;

Kimse kusura bakmasın ama daha olay aydınlatılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken milleti tehdit etmeye çalışan sivil toplum kuruluşlarının hedef tahtasına konulması ne anlama gelmektedir? Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan “olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar&quot; diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana, hangi ahlaka sığar?

Milletçe yüreğimiz yanıyor. Fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk olarak Ramazan etkinliklerini eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapılıyor. Nedir bu telaşınız, nedir bu aceleniz?

Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur.

Haberin Devamı
Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra, infiale kapılmadan; sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden, ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak, Allah’a hamdolsun, bunu yapacak birikime de, iradeye de, tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz.

Vatandaşlarımdan gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum.

“BÜTÜNCÜL STRATEJİ&quot; VURGUSU

Okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal iş birliğine uzanan geniş bir yelpazede bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz ediyor.

Şiddet kültürünü besleyen unsurların teşhisinde ne kadar isabetli olursak, tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız.

Önümüzde, okulların adeta kışlaya veya karakola çevrilmesi gibi pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil adımlarla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunuyor.

Şu gerçeğin hepimiz farkındayız: Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken, evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal âlemdeki dijital arkadaşlarıyla kurduğu ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Anne babasıyla geçirilen zaman, maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az.

Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler, hatta dijital ebeveynler; evlatlarımızın hayatlarına ve karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini ifsat ettiği, sosyal medya platformlarının amiyane tabirle adeta bir kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz.

İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına algoritmaların manipülasyon gücü de eklendiğinde karşımıza son derece karmaşık bir tablo çıkıyor.

“BAKANLIKLARA GEREKLİ TALİMATLARI VERDİM&quot;

Şunun bir defa bilinmesini isterim: Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız büyük önem taşımaktadır.

Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür ve görünmez varlığımızı, yapay zekâdan da istifade ederek daha da güçlendirmeliyiz. Okul-kolluk iş birliğinin artırılması ve yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi de bu süreçte atacağımız adımlar arasında yer alacaktır.

İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza gerekli talimatları verdim. Aziz milletim, kıymetli basın mensupları; burada özellikle aileye ve ailenin özel konumuna dikkat çekmek istiyorum. Aile, kişinin ilk okuludur. Eğitim ailede başlar, sosyalleşme ailede başlar. Adabımuaşeret kuralları ailede öğrenilir. Birey, içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir.

Aile; kültürün, millî ve manevi değerlerin taşıyıcısı; ahlakın, şefkatin ve diğer canlılara merhametle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir. Yıllardır “güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum&quot; dememizin ve artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi budur.

Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı daha kırılgan hâle getiriyor. Okul, aile ve rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, diğer zamanlarda da etkin şekilde kullanılması büyük önem taşıyor.

Hükûmet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız Veli Randevu Sistemi’ni daha etkin hâle getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız.

Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek, duygu ve değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden ve etkili şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hâle getireceğiz.

OLUMSUZ ETKİ OLUŞTURAN YAPIMLAR

Aziz kardeşlerim, şiddetin tırmanmasında bir diğer etken de çocuklar üzerinde olumsuz etki oluşturan diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf, hatta saygın kişiler olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçekle bağını zedeliyor.

Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi, son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız açısından taklit riskini artırıyor.

Bakınız, biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten, iyiliksever ve hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil, her türlü canlı istifade etti.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 20:34:48 +0300</pubDate>
		   </item>
			</channel>
</rss>