Bursa Memleket Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, CHP Bursa milletvekilleri, CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve partililer katıldı.CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın konuşmasında, “Bugün Mustafa Bozbey başkanımızı ziyaret ettim. Tutuklu olan yalnızca Mustafa Bozbey değil, Bursa’nın iradesidir. Bursa’nın iradesini bir avuç insana bırakmayacağız. 2024 seçimlerinde Bursa’da açık ara farkla kazandık. Buna rağmen eski dosyalar üzerinden yürütülen süreçlerle irademize müdahale edilmeye çalışılıyor. İstanbul’u, Ankara’yı, İzmir’i kazanamadınız; Bursa’yı, Balıkesir’i, Manisa’yı kaybettiniz. Milletin iradesini hazmedemediniz. Yargıyı araçsallaştırarak siyaseti dizayn edemezsiniz. Sandık geldiğinde halkın iradesi bir kez daha ortaya çıkacaktır” dedi.
“EKONOMİDE KRİZ DERİNLEŞTİ”Günaydın, “Türkiye’de yaklaşık 300 bin cezaevi kapasitesine karşılık 400 bini aşkın tutuklu ve hükümlü var. Bu yalnızca bir sayı değil, ciddi bir sorunun göstergesidir. İnsanlar kapasitenin çok üzerinde koşullarda kalmak zorunda bırakılıyor. Sorun yeni cezaevleri yapmak değildir; toplumsal çürümenin nedenlerini ortadan kaldırmaktır. Uyuşturucu, sanal bahis ve suç oranlarındaki artışın arkasındaki nedenleri görmek zorundayız. Ekonomide ise yanlış politikalarla kriz derinleştirildi. ‘Faiz sebep, enflasyon sonuçtur’ anlayışıyla Türkiye kendi krizini yarattı. Bugün yüksek enflasyon kalıcı hale gelmiş durumda” ifadelerini kullandı.“ÇÖZÜM HASTANELERİ SATMAK DEĞİL”Gökhan Günaydın, “Türkiye’de eğitim sistemi ciddi bir çöküş içindedir. PISA sonuçlarında fen, Türkçe ve matematik okuryazarlığında OECD ülkeleri arasında en alt sıralardayız. Buna çözüm üretmesi gereken bir irade ortada yoktur. Aksine ideolojik bir yönlendirme ile eğitim sistemi şekillendirilmeye çalışılmaktadır. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan olaylar münferit değildir. Çok genç yaşta çocukların suçla anılır hale gelmesi sistemsel bir sorunun sonucudur. Sağlık sisteminde ise vatandaşlar yoğun bakımda yer bulamamakta, randevu alamamakta ve tedaviye erişimde ciddi zorluk yaşamaktadır. Bu şartlarda çözüm hastaneleri satmak değildir” şeklinde konuştu.“DEĞERLERİMİZİ KORUMAK HEPİMİZİN SORUMLULUĞU”Günaydın, “Kamuya ait varlıklar kimsenin şahsi tasarrufu değildir. Bu ülkenin değerlerini korumak hepimizin sorumluluğudur. Erken seçim talebi toplumun büyük bir kesimi tarafından dile getirilmektedir. Sandık geldiğinde halkın iradesi yeniden ortaya çıkacaktır. Biz bu mücadeleyi bir parti için değil, ülkenin geleceği için veriyoruz. Hiç kimse hesap vermekten kaçamayacaktır” diye konuştu.
“BU BİR DÖNÜŞÜM DEĞİL’CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş da, kamuya ait sağlık alanlarının sistematik biçimde tasfiye edildiğini önü sürerek, “Bu bir dönüşüm değil, açık bir şekilde kamu sağlık sisteminin zayıflatılmasıdır. Kamu bütçesi milyarlarca liralık garanti ödemeleriyle yıllarca yük altına sokuldu, sağlık hizmeti şirketlerin kâr planlarının bir parçası haline getirildi. Şimdi aynı anlayış Bursa’nın merkezinde, halkın doğrudan erişim sağladığı sağlık alanlarını hedef alıyor. Yıllardır inşaatı süren ve yeniden açılması beklenen Memleket Hastanesi üzerinden Bursa’nın hafızasını satmaya kalkıyorsunuz” dedi.
“SÜRECİN TAKİPÇİSİYİZ”Alınan kararların halk yararına olmadığını belirten Yeşiltaş, “Bu politikalarla kazanan, kamu kaynaklarını belirli çevrelere aktaran dar bir kesim oluyor. Kaybeden ise hastanelerde yatak bulamayan, randevu alamayan ve nitelikli sağlık hizmetine erişmekte zorlanan yurttaşlarımızdır. Sağlık hizmeti anayasal bir haktır. Ancak parası olanın daha hızlı ve kaliteli hizmet aldığı bu sistem kabul edilemez. Buna karşı Bursa’da mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu kentin sağlık altyapısının talan edilmesine ve geleceğinin ipotek altına alınmasına sessiz kalmayacağız. Bu kararların iptali için sürecin takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.
“EKONOMİDE KRİZ DERİNLEŞTİ”Günaydın, “Türkiye’de yaklaşık 300 bin cezaevi kapasitesine karşılık 400 bini aşkın tutuklu ve hükümlü var. Bu yalnızca bir sayı değil, ciddi bir sorunun göstergesidir. İnsanlar kapasitenin çok üzerinde koşullarda kalmak zorunda bırakılıyor. Sorun yeni cezaevleri yapmak değildir; toplumsal çürümenin nedenlerini ortadan kaldırmaktır. Uyuşturucu, sanal bahis ve suç oranlarındaki artışın arkasındaki nedenleri görmek zorundayız. Ekonomide ise yanlış politikalarla kriz derinleştirildi. ‘Faiz sebep, enflasyon sonuçtur’ anlayışıyla Türkiye kendi krizini yarattı. Bugün yüksek enflasyon kalıcı hale gelmiş durumda” ifadelerini kullandı.“ÇÖZÜM HASTANELERİ SATMAK DEĞİL”Gökhan Günaydın, “Türkiye’de eğitim sistemi ciddi bir çöküş içindedir. PISA sonuçlarında fen, Türkçe ve matematik okuryazarlığında OECD ülkeleri arasında en alt sıralardayız. Buna çözüm üretmesi gereken bir irade ortada yoktur. Aksine ideolojik bir yönlendirme ile eğitim sistemi şekillendirilmeye çalışılmaktadır. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan olaylar münferit değildir. Çok genç yaşta çocukların suçla anılır hale gelmesi sistemsel bir sorunun sonucudur. Sağlık sisteminde ise vatandaşlar yoğun bakımda yer bulamamakta, randevu alamamakta ve tedaviye erişimde ciddi zorluk yaşamaktadır. Bu şartlarda çözüm hastaneleri satmak değildir” şeklinde konuştu.“DEĞERLERİMİZİ KORUMAK HEPİMİZİN SORUMLULUĞU”Günaydın, “Kamuya ait varlıklar kimsenin şahsi tasarrufu değildir. Bu ülkenin değerlerini korumak hepimizin sorumluluğudur. Erken seçim talebi toplumun büyük bir kesimi tarafından dile getirilmektedir. Sandık geldiğinde halkın iradesi yeniden ortaya çıkacaktır. Biz bu mücadeleyi bir parti için değil, ülkenin geleceği için veriyoruz. Hiç kimse hesap vermekten kaçamayacaktır” diye konuştu.
“BU BİR DÖNÜŞÜM DEĞİL’CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş da, kamuya ait sağlık alanlarının sistematik biçimde tasfiye edildiğini önü sürerek, “Bu bir dönüşüm değil, açık bir şekilde kamu sağlık sisteminin zayıflatılmasıdır. Kamu bütçesi milyarlarca liralık garanti ödemeleriyle yıllarca yük altına sokuldu, sağlık hizmeti şirketlerin kâr planlarının bir parçası haline getirildi. Şimdi aynı anlayış Bursa’nın merkezinde, halkın doğrudan erişim sağladığı sağlık alanlarını hedef alıyor. Yıllardır inşaatı süren ve yeniden açılması beklenen Memleket Hastanesi üzerinden Bursa’nın hafızasını satmaya kalkıyorsunuz” dedi.
“SÜRECİN TAKİPÇİSİYİZ”Alınan kararların halk yararına olmadığını belirten Yeşiltaş, “Bu politikalarla kazanan, kamu kaynaklarını belirli çevrelere aktaran dar bir kesim oluyor. Kaybeden ise hastanelerde yatak bulamayan, randevu alamayan ve nitelikli sağlık hizmetine erişmekte zorlanan yurttaşlarımızdır. Sağlık hizmeti anayasal bir haktır. Ancak parası olanın daha hızlı ve kaliteli hizmet aldığı bu sistem kabul edilemez. Buna karşı Bursa’da mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu kentin sağlık altyapısının talan edilmesine ve geleceğinin ipotek altına alınmasına sessiz kalmayacağız. Bu kararların iptali için sürecin takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.




