Kestel’in Ağlaşan Mahallesi’nde başlayarak Gürsu’nun Karahıdır, İğdir, Avdancık ve Dışkaya mahallelerine kadar yayılan orman yangınının etkilediği bölgede bu kez maden projesi tartışması yaşanıyor.
26 Temmuz 2025’teki yangından yalnızca 9 gün sonra, 4 Ağustos’ta Dışkaya’daki proje için başvuru yapılırken, mahalle sakinleri ve çevreciler maden ocağına tepki göstermek için bir araya geldi.
Demir, “Yapılacak kırma ve patlatma işlemlerinde oluşacak tozlaşma başta verimli Gürsu Ovası olmak üzere tarım arazilerine de büyük oranda zarar verecektir. Türkiye’de yıllık yetişme kapasitesi 130 bin ton olan ve bunun 100 bin tonu Gürsu Ovası’nda yetişen coğrafi işarete sahip Santa Maria Armudu da etkilenecek ürünler arasındadır” şeklinde konuştu.
“YANGINDAN SADECE 9 GÜN SONRA BAŞVURU YAPILDI”
Dışkaya Mahallesi’nde düzenlenen açıklamada konuşan DOĞADER Başkanı Murat Demir, yangının ardından maden projesi için başvuru yapılmasına tepki gösterdi. Demir, “Bizlerin bu olaylara karşı en büyük gücümüz ormanlarımız. Ancak madencilik faaliyeti yapmak isteyen bu firma, 26 Temmuz 2025 tarihinde meydana gelen yangından sadece 9 gün sonra, 4 Ağustos 2025 tarihinde orada yanarak ölen, yaşam alanları yok olan ve evlerimizin dibine kadar gelip canımızı tehdit eden bizleri ve milyonlarca canlıyı vicdansızca yok sayarak maden projesi için başvuruda bulundu” dedi.
“PROJE 100 HEKTARLIK ALANI KAPSIYOR”
Maden ocağının Dışkaya’ya yaklaşık 900 metre mesafede bulunduğunu ve projenin 100 hektarlık alanı kapsadığını belirten Demir, bölgenin orman ve tarım arazileriyle çevrili olduğunu söyledi. Demir, “Dışkaya Köyü sınırlarında bulunan bu projenin tamamı Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü sorgulama sisteminden bakıldığında da orman arazisi olarak kayıtlı olan alan içinde kalmaktadır ve etrafında tarım arazileri bulunmaktadır. Ayrıca bu projede yanan ormanların madencilik faaliyetlerinde kullanılamayacağına dair Bursa Orman Bölge Müdürlüğünün olumsuz görüşü bulunmaktadır. Bu proje 100 hektarlık bir alanı kapsamaktadır, kapsadığı alan içerisinde de yer yer yanan ormanlık alanlar mevcuttur ve bu yanan alanların proje dışına çıkartıldığına dair herhangi bir ibare yoktur” ifadelerini kullandı.
“SANTA MARİA ARMUDU DA ETKİLENECEK”
Projenin yıllık 200 bin metreküp kapasiteyle çalışacağını belirten Demir, bunun 20 bin metreküpünün mermer, 180 bin metreküpünün ise pasa olarak kırma-eleme tesisinde değerlendirileceğini söyledi. Kırma ve patlatma faaliyetlerinin Gürsu Ovası’ndaki tarımsal üretime zarar verebileceğini belirten Demir, Santa Maria armuduna dikkat çekti.
Demir, “Yapılacak kırma ve patlatma işlemlerinde oluşacak tozlaşma başta verimli Gürsu Ovası olmak üzere tarım arazilerine de büyük oranda zarar verecektir. Türkiye’de yıllık yetişme kapasitesi 130 bin ton olan ve bunun 100 bin tonu Gürsu Ovası’nda yetişen coğrafi işarete sahip Santa Maria Armudu da etkilenecek ürünler arasındadır” şeklinde konuştu.