Bir video düşüyor sosyal medyaya... Dakikalar içinde binlerce kişi izliyor, öfke, korku, şaşkınlık gibi bir sürü farklı duygu yaşanıyor. Yorumlara bakıyoruz bir taraf videonun yapay zekâ ile hazırlandığını savunuyor diğer taraf ise gerçek olduğunu, bunun için de bir kavga veriliyor...
Ancak o görüntünün gerçekten yaşanıp yaşanmadığını artık hiçbirimiz ayırt edemiyoruz. Gençler, çocuklar, büyüklerimiz 7'den 70'e herkes gerçek mi yoksa sahte mi ikilemine düşüyor. Yapay zekâ teknolojisinin geldiği noktada bir insanın hiç söylemediği sözler söyletilebiliyor, hiç yaşanmamış olaylar gerçekmiş gibi servis edilebiliyor.
En tehlikeli kısım ise toplumumuzun hassas değerlerine dokunan, dini ve siyasi olaylar üzerinden hazırlanan sahte videolar kısa sürede milyonlara ulaşıyor. Teknoloji gelişmeye devam ederken gerçeğin yerini manipülasyon alma tehlikesi her geçen gün büyüyor. Sosyal medyada gördüğümüz her görüntüye inanmanın bedeli ağırlaşıyor.
Bizler de artık aynı soruyu soruyoruz: Sadece uzmanlar mı bir video ya da görselin gerçek veya sahte olup olmadığını anlayabilir? Biz nasıl ayırt edeceğiz? Bu hafta, yapay zekâ ile hazırlanan sahte video ve görselleri nasıl ayırt edebileceğimizi Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Prof.
Dr. Ali Murat Kırık ile konuştuk. Prof.
Dr. Ali Murat Kırık / Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı MANİPÜLASYONA GELMEYİN Bugün sosyal medyada karşımıza çıkan her görüntünün ya da videonun gerçek olduğunu varsaymak ciddi bir hata olabilir. Çünkü yapay zekâ teknolojileri artık yalnızca fotoğraf üretmekle kalmıyor, hiç yaşanmamış olayları olmuş gibi gösterebiliyor, insanların hiç söylemediği sözleri söylemiş gibi videolar hazırlayabiliyor.
Toplumsal, dini ve siyasi içerikler toplumun hassas fay hatlarına temas ettiği için burada kullanılan yapay zekâ destekli sahte videolar çok daha büyük risk taşıyor. Örneğin bir siyasetçinin hiç söylemediği bir açıklamanın gerçekmiş gibi sunulması, bir din insanının manipüle edilmiş videosunun dolaşıma sokulması ya da toplumsal bir olayın çarpıtılmış görüntülerle servis edilmesi ciddi kutuplaşmalara yol açabilir. İnsanlar öfke, korku veya panik duygusuyla hareket ettiğinde içerikleri sorgulamak yerine hızlı tepki verme eğilimi gösterebiliyor.
Bu durum yalnızca bilgi kirliliği değil, aynı zamanda toplumsal güvenin zedelenmesi, infial oluşması ve psikolojik manipülasyon gibi sonuçlar doğurabilir. AYRIMI NASIL YAPACAĞIZ? Eskiden sahte görüntüler çoğu zaman düşük kalite, bozuk detaylar veya bariz montaj hataları nedeniyle anlaşılabiliyordu diyen Prof.
Dr. Kırık, 'Ancak günümüzde yapay zekâ sistemleri yüz mimiklerini, ses tonunu, ışık geçişlerini ve insan davranışlarını çok daha gerçekçi şekilde taklit edebiliyor. Hatta bazı videolarda uzman olmayan bir kişinin sahteyi ayırt etmesi neredeyse imkânsız hale geliyor.
Önümüzdeki süreçte bizi bekleyen en büyük risk, 'gerçeklik krizi' diyebileceğimiz bir durum olabilir. İnsanlar hem sahte içeriklere inanabilir hem de gerçek görüntüleri 'bu da yapay zekâdır' diyerek reddetmeye başlayabilir. Bu durum bilgi güvenliği açısından ciddi bir kırılma yaratabilir' dedi.
Prof. Dr. Ali Murat Kırık vatandaşların yapay zekâ ile oluşturulan görüntü ve videoları ayırt edebilmesi için dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraladı... 1- Görüntüdeki yapaylık belirtileri Yapay zekâ üretimi görüntülerde bazen yüz oranlarında simetri bozuklukları, gereğinden fazla pürüzsüz cilt yapısı, doğal olmayan göz parlamaları veya arka planda anlamsız detaylar görülebilir.
Örneğin bir kalabalık fotoğrafında bazı insanların ellerinin eksik ya da şekilsiz olması dikkat çekici bir işaret olabilir. 2- Ses ve dudak senkronundaki hatalar Videoda kişinin konuşmasıyla dudak hareketleri tam uyumlu değilse dikkatli olunmalıdır. Özellikle hızlı konuşmalarda ses ile ağız hareketi arasında küçük gecikmeler veya telaffuzla uyuşmayan dudak pozisyonları görülebilir. Bir kişi 'm' veya 'b' harfi söylerken dudak kapanması olması gerekirken bu hareket eksikse şüphe duyulabilir. 3- Mimik ve el hareketlerindeki bozukluklar Yapay zekâ videolarında bazen yüz ifadeleri gereğinden fazla donuk olabilir ya da doğal olmayan ani geçişler yaşanabilir.
El hareketlerinde parmak sayısının anormal görünmesi, ellerin bir nesnenin içinden geçiyormuş hissi vermesi veya jestlerin vücut diliyle uyumsuz olması önemli ipuçlarıdır. 4- Işık, gölge ve detay hataları Gerçek görüntülerde ışık ve gölge belirli bir fizik kurallarına göre ilerler. Ancak yapay zekâ içeriklerinde yüzün bir tarafına düşen ışık ile arka plan gölgesi arasında uyumsuzluk görülebilir. Küpe, gözlük, saç çizgisi veya diş detaylarında bulanıklık ya da şekil bozuklukları da dikkat edilmesi gereken işaretler arasında yer alır. 5- Haberin doğruluğunu kontrol etme yöntemleri Bir video ya da görsel görüldüğünde ilk yapılması gereken şey hemen paylaşmak değil, kaynağı kontrol etmektir.
İçeriğin güvenilir haber kuruluşlarında yer alıp almadığına bakılmalı, farklı platformlarda doğrulanıp doğrulanmadığı araştırılmalı ve mümkünse tersine görsel arama yapılmalıdır. Özellikle 'şok', 'hemen paylaş', 'medya bunu gizliyor' gibi ifadeler içeren paylaşımlar manipülasyon amacı taşıyabilir. Günümüzde en büyük güvenlik refleksi, hız değil doğrulama alışkanlığıdır.
Bilim ve Teknoloji
Yayınlanma: 16 Mayıs 2026 - 13:59
Gerçek sandıklarımızın arkasında yapay zeka mı var?
Sosyal medyada yayılan yapay zekâ videoları artık 7’den 70’e herkesi ikileme düşürüyor. Gerçekle sahtenin birbirine karıştığı bu çağda milyonlarca kişi izlediği görüntünün kurgu mu yoksa gerçek mi olduğunu anlamakta zorlanırken, özellikle hassas değerlerimize dokunan içerikler toplumda kargaşaya ned...
Bilim ve Teknoloji
16 Mayıs 2026 - 13:59